Çizgili Pijamalı Çocuk

Mark Herman tarafından yönetilen ve aynı isimli Jhon Boyne’nin ‘Çizgili Pijamalı Çocuk’ adlı romanından uyarlanan, 2008 yapımı bir film. Duygusal olmayan insanların bile kalplerini sızlatan, tarihin en acı yönünü iliklerine kadar hissettiren ve kimilerine göre başyapıt sayılabilecek bir filmdir. Filmin eleştirisine geçmeden önce kısa bir tavsiye vermek istiyorum. Bazı filmlerin...

Okumaya Devam Et

Yas Teması

Merhabalar sevgili geceyim okurları 😊 Sizlere böyle hitap etmeyi özlemişim. Bu yazımda sizlerle Türk edebiyatında sıkça karşılaştığımız yas temasına değineceğiz. Yas, insanın yaşamında karşılaştığı kayba karşı verdiği doğal bir tepkidir. Her kayıp yaşanan acının yanında bireyin kendini değiştirmesi ve geliştirmesi için de bir fırsat sunar. Öncelikle kayıp/yas sürecinden bahsedelim. Kayba...

Okumaya Devam Et

Leyl, Bu Sana

leylâ, bu sana. öyle hüzünlü bakıyorsun ki etrafa, göğsüme yas doluyor.. gözlerinde kararsızlık baş gösteriyor, içim yanıyor. seni bir kenara çekip var gücümle ağlamak istiyorum sana. susuyorsun. gözün anılara dalıyor, gülümsüyorsun. boğuluyorsun.* çöküyorsun çocukluğunun soğuk kaldırım taşına ama ağlamıyorsun. yardım da istemiyorsun artık. büyümüşsün. saçlarını eskisi gibi örmemişsin, kırmızı balonun...

Okumaya Devam Et
  • Sale!
    Sale!

    Doğumunda Gökyüzü Kupaları

    40,00 35,00

    Temizle
    Stok kodu: Yok Kategoriler:

    Doğumunda Gökyüzü Kupaları

    40,00 35,00
  • Sale!
    Sale!

    Küçük Prens Kupaları

    35,00 30,00

    Temizle
    Stok kodu: 10 Kategoriler: , Etiketler: ,

    Küçük Prens Kupaları

    35,00 30,00

Yeşil Rehber İncelemesi

Kimse çıktığı yolda kendisi kalmaz. Yol insanı başkalaştırır. Murathan Mungan   Peter Farrelly’nin yönetmenliğini yaptığı gerçek bir hikâyeyi konu alan Green Book’un senaryo yazarlığını Tony Vallelonga’nın (Tony Lip) oğlu Nick Vallelonga üstleniyor. En iyi film, en iyi özgün senaryo ve en iyi yardımcı erkek oyuncu dallarında Oscar alan film 1960’lar...

Okumaya Devam Et

Köklerim Buluşunca Toprakla

Sevgili günlük; Her seferinde tekrar sarabiliyor muyuz yaralarımızı? Tekrar bir tebessümün gölgesinde soluklanabiliyor muyuz? Bir yenidünya ağacının altında sohbet eder gibi… Hala bir şeyler için umut var değil mi? Yaşamak, nefes almak, Güneş’e göz kapaklarımızın arasından selam vermek gibi … Bugün bir yaş daha aldım sanki, bir kere daha kendimi...

Okumaya Devam Et

Ansızlık

“Hayatımın en mutlu anıymış bilmiyordum” diyerek başlıyor Orhan Pamuk. Bir hayatım olduğunun farkına varamayan ben bu cümleyle aylarca cebelleşmiştim. Hayatım bir açık kapıydı kimse kapının ardına bakmadı ben de dahil. Eğer o kapıdan içeri girebilseydim bir hayatım olsun ben de farkına varayım isterdim. İçinde en mutlu anımın olduğu ama benim...

Okumaya Devam Et

Sızı

Kalbim göğüs kafesimin içinde zindanda Ruhum diğer ruhlarla savaşta bir meydanda Ayaklarım bir bilinmeze yürüyor yolsuz yollarda Kalbimi kanatıyor acı bir zehir sanki kanımda Her zerreme dikenler batıyor, dayanır mı bu beden bu acıya Gözlerimi acıtıyor karanlık kırık aynalarda Yazmışlar sözleri aklımın yıkık duvarlarına Yavaş yavaş , büyük büyük tükeniyoruz...

Okumaya Devam Et

Sokağın Üşüyen Yanı

Güneşte gölgesiz aynalarda kaçağım. Gece huysuzlanan bir çocuk gibi uykusuz, Yanıldığım kadar insan, Düşlediğim kadar yaşamaktayım Bu yüzyılda korkabildiğim kadar kadınım.   Bu kış ayaklarından üşüyen evsizler gibiyim Ayrılıkta ısınamıyorum Kırık bir camda buluyorum aksini Kaçtı yaşım ve bu sokaktan kaçıncı geçişim İnan ki unutuyorum. Ellerin ceplerinde başın hep biraz...

Okumaya Devam Et

8 Mart’a Doğru; Feminist Gece Yürüyüşünün Tarihçesi

Her yıl 8 Mart’ta kutlanan Dünya Kadınlar Günü ülkemizde de büyük coşkuyla kutlanmakta. Feminist Gece Yürüyüşü ise 2003 yılından beri ülkemizde gerçekleşmekte. 8 Mart’a doğru giderken gelin birlikte Feminist Gece Yürüyüşünün tarihçesine bakalım. İlk olarak 2003 yılında Taksim Meydanı’ndan başlayarak Mis Sokak’a doğru gerçekleştirildi. İlk yürüyüşün teması ise ‘Savaş ve...

Okumaya Devam Et

Aprın Çor Tigin ile Oturup Seni Konuştuk

Zamanın çok çok öncesine gidip Uygurlar ile su kanalları inşaatına girişmiştik. Hangi zamandan geldiğime dair bir bilgileri yoktu ki benim de amacım inşaatla uğraşmak değildi. İşçiler Hükümdarın emriyle su kanalları inşa edip yerleşik hayatın tadını çıkarma dönemindeydiler. O zamanlar Manihaizm ve Budizm etkisinde kalıp daha çok tarım, hayvancılık ve inşaat...

Okumaya Devam Et