Biz Bize Röportaj-6

  • Öncelikle kimdir Tarık?

Binlerin içinde biri olmayı hedeflemiş,Hayat serüveninde umudu bir yol haritası olarak heybesinde taşıyan bir insanım,güzel ve farklı olana kendini adamış bir yolcu. Kırılmayan bir kalbin işlevsiz olduğuna inanacak kadar da hassas.

  • Tarık Hukuk okumak ve Yazar Olmak arasındaki etkileşimden bahseder misin?

Öncelikle yazar olabilmek için kırk fırın ekmek yemem gerektiğinin farkındayım. Biz Şimdilik sadece ‘yazan’ diyelim. Hukuk okumanın tek avantajı kelime haznesinin bir tık daha genişlemesi Ama bunun için kitap okumak da kafi. Geri kalan bir aman aman avantajı yok. Etkileşme Gelecek olursak ileride olur da hukuki bir metin geçerse yazımın içinde, bilerek yazmanın farkındalığı mutlu edecektir. Bir de insanın şahsi hakkının korunumu var yani yazdıklarımızı alelade paylaşamazlar 🙂

  • İlk nasıl yazmaya başladın, yazarken nerelerden nasıl ilham alıyorsun?

Omuzumdaki yükleri taşıyamayacağımı hissettiğim, bir şeyleri bağıra çağıra söyleyemeyeceğim ve hislerimi açıkça belli edemeyeceğim zamanlarda yazmaya başladı. Yazılarımda çevremde olup biten telepatik rastlaşmalar, hayatını olumlu penceresinden hayata bakmayı bilen insanlar, hislerimden, gökyüzünden, sevgiden ve kısaca yaşamaktan ilham alıyorum.

  • “Geceyim” senin için ne ifade ediyor?

Geceyim’i hiçbir zaman bir blog olarak görmedim. Burası benim ikinci günlüğüm. Zaten benim çok yakın bir dostumun bana elini uzatması ile başladım bu maceraya. Her yazdığımda, her kelimede mutluluk veriyor. Bir de kendim gibi hassas insanlarla aynı mecrayı paylaşmak, yaşam enerjisini depolamak için kayda değer. Herkesin gördüğünden başka bir şey ifade ediyor diyeyim.

  • Ne zaman “ben artık yazarım” diyebildin ya da diyor musun?

Galiba bunu hiçbir zaman diyemeyeceğim. ülkemizde Maalesef ki yazarlarımızın Çoğu belli hapis dönemlerinden geçmişler. Biz düşünen, duygularını bastırmadan yazan, o değerli insanları ya hapsetmişiz ya  da sürmüşüz başka ülkelere. onlar 21. yüzyılın Türkiye’sinde Bunun için çok değerliler . Cefa dolu bir hayat ve türlü hayat zorluklarına rağmen yine yeniden yazmak Bence yazar sıfatına erişebilmek için gerekli ve bu denli zor, emek isteyen bir iş.

  • Yazmaya başlarken belli bir başlangıcın var mıdır?

bir başlangıcım yok ama okuyan kişinin bir anda yazıma kapılması için elimden gelen her şeyi yapmaya çalışırım. Mekan ve uygulamalar benim ruh halime göre değişir. Genelde bulduğum film, dizi, piyano,keman fonlarında yazmak daha yaratıcı olmamı sağlıyor. Eğer kafama eserse gezmek için çıktığım bir ormanda ya da üzerime üzerime gelen insanlarla dolu bir caddede hemen bir şeyler karalayabilirim.

  • En sevdiğin yazı türü nedir?  

Deneme. Çünkü bir şeyleri kanıtlamaya ihtiyacı olmuyor insanın. Kalbinin dilinden anlayan insanlar seni anlıyor ve sana inanıyorlar zaten.

  • Yazmak bir yetenek işi midir, herkes yazabilir mi

Bilmiyorum belki bir yetenek ama hislerin pencerelerini aralayıp kendini dinleyebilen herkesin yazacağı kanaatindeyim.

  • Okuduğun kitaplardan birinin senaryosunu değiştirecek olsan hangisini neden değiştirirdin

Nazan Bekiroğlu Mücella kitabı geldi aklıma. Herhangi bir özelliği yok ama Mücella karakterinde Mücella’nın babasının erken ölmemesini isterdim o zaman da kitabın bir anlamı kalmazdı :))

  • Yazmak ve yazar olmak isteyenlere ve tüm insanlara önerin tavsiyen var mı?

Yazmak isteyen insanlara içlerinden ne geçiyorsa ‘acaba’ demeden, yazmalarını tavsiye ediyorum. tüm güzel insanları da hissederek yaşamayı, küçük ayrıntılara takılıp büyük resmini muhteşem görünüşünü kaçırmamayı ve gerçekten yaşamayı tavsiye ediyorum.

  • Son olarak bir kitap önermeye ne dersin?

Tabi. Memnuniyetle. Khaled Hosseini -Bin muhteşem güneş

Bir Cevap Yazın