Buzdan Başlangıçlar

“Yazıyı azıcık bölüyorum ancak aramızda yeni biri var. Başlığa aldanmayın o sadece bu eserinin başlangıcı, Afra, bizle ve sizlerle sımsıcak bir başlangıç.”

Yürümek yaşamı anlamlı kılıyor. Yaşamayı anlamsız bulanlar olduğu yerde sabit, bir adım bile atamayanlardır. Biz buzdan evlerde doğduk. Kalplerimiz, yüzlerimiz soğuk ve kırılgan, belli bir ısıda erimeye müsait. Ellerimiz bir dikenden farksız. Bakışlarımız buradan çok uzaklara.

Yürümek kontrolü zamana bırakmaktır. Sanılır ki durduğu yerden bir kumandayla zamana hükmedilebilir. Yanılmak yürüyor olmanın bir parçasıdır, onlar yerlerinden hiç kalkmadılar. Bir yerleri vardı, belki de haklıydılar…

Biz buzdan bir evde doğduk, düşmek ve kalkamamak yaşamın bir parçası. Uzattığımız el havada kalır ama boşa gitmez, illa bir vedanın ortasına denk düşmüşüzdür. Kurduğumuz hayaller hep gerçek olur, bizim başımıza gelmese de ihtiyacı olanlar bizdeki umutla yaşar. Biliriz bu yaşamın bir parçasıdır. Yaşama ait olmayan bir şey vardır ve ne olduğunu aynaya her baktığımızda hatırlarız.

Bir Cevap Yazın