fbpx
  • Denemeler,  Yazı

    Mor Rengin Tarihçesi

    Merhabalar sevgili okurlar 😊 Mor rengini sever misiniz? Bugün sizlerle bu asil renk üzerine konuşalım. Mor esasında ara ve soğuk bir renktir.  Bunun yanı sıra aşağıda anlatacağımız hikayesine bakılacak olursa hep radikal konuların da simgesi olmuş, bazı müzik gruplarına adını vermiş ve birçok imparatorlukta kutsal renk olarak kabul edilmiştir. Roma, Bizans, Pers imparatorlukları zamanı başta olmak üzere özellikle İngiltere’de mor renk kraliyet ailesini simgeler hale gelmiştir. Hatta 1533-1603 yılları arasında İngiltere Kraliçesi olan I. Elizabeth, kendisi ve kraliyet ailesi dışında kalanların mor renkte giysiler giymelerini bile yasaklamıştır. Bu rengin zengin çevreler tarafından arzulanmasını sağlayan en önemli etken Fenike ya da Sur moru olarak da bilinen rengin dayanıklı olması, kumaştan kolay…

  • Denemeler,  Yazı

    Hislerin İzlerinde

    Tutamasam da kaçmasa o elimdeki son sabır iplikleri. Hiç kimsenin var olması ya da yok olması etkilemese beni. Bir rüzgâr gibi esip geçsem bu yemyeşil ormanların arasından, sarı bozkırdan, mavi denizden… Azar azar dokunsam hepsine ama hiçbirine alıştırmasam kendimi, hiçbiri alışmasa bana. Hem ait olmadan hem de ilişik, ucundan kıyısından yakalayarak yaşasam, yaşasak. Hem biraz deli olsak hem de hızlı hızlı sahillerde koşsak gazozlarımız ılımadan. Senin göze çarpan turkuaz bir şortun olsa, bense arada yanımda olduğun için bir kez daha dalgalara ve gökyüzüne bakıp şükran duysam. Sonuçta bizi bir araya getirmek için iş birliği yapan evrenin, bunca çabası boşuna değil. Tesadüf diye bir şey yok. Birbirini düşünmek, hissetmek, duyumsamak ve…

  • Denemeler,  Yazı

    Japon Kiraz Çiçekleri

    Yeniden Doğuşun Simgesi olan Kiraz çiçekleri Japonca Sakura olarak isimlendirilir. Meyve vermeyen bir tür Kiraz ağacı olan Sakura, oldukça geniş bir genetik çeşitliliğe sahiptir. Bu çiçek her yıl Mart’ın son haftası ile Nisan’ın ilk haftası çiçek açar ve diğer çiçeklerden en belirgin farkı ise solmadan dalından dökülmesidir. Japonya’da bu dönem kutsal sayılmıştır öyle ki halk onlar için önemli nikah günlerini bu döneme denk getirmiş, bu dönemde festivaller düzenlemiştir. Bu dönem yabancıların da ilgisini çekmiş olacak ki baharı müjdeleyen kiraz çiçeklerini görmek isteyen turistler, çeşitli turlar ile ülkeyi ziyaret etmiştir. Samuray yaşam tarzını benimseyen Japon halkı Kiraz çiçeklerine oldukça önem vermiştir. Samuray filmlerini izlediyseniz uçan tekmelerin arkasındaki kiraz çiçeklerini fark ettiniz…

  • Denemeler,  Edebiyat Menü,  Şarkılar,  Yazı

    Öyle‘nin Mevsimi

    Ne günlerdi diye iç çekerler hani… Ne günlerdi? Öyle günlerdi işte… Ben o günleri anlatacak kelimeyi bulamıyorum. Neyi koysam yerine boşluklar kalıyor, seni birkaç harfin sesine nasıl sığdırabilirdim ki… Öyle diyorum ben de… O bile zor çıkıyor ağzımdan… İnsanın iki hecede sesi titrer mi? Titremek ne ki insanın içine dünyasını sığdırdığı bir ‘öyle ‘si varsa iki hecede üşürmüş bile. Öğrenmemiş olmayı dilediğim onca şeyi yorgan ediyorum üzerime. Kendimi acılarımdan kucakladığım doğrudur ama sevincimi önüme sermeyi unutmadım. Belki de öğrendiğim en iyi şeylerden biriydi. Sen bana gözyaşları içinde tebessüm edebilmeyi öğretensin. Bir çocuğa armağan edilebilecek en kıymetli şeyler ona her şeye rağmen gülebilmeyi, gökyüzüne bakışı ertelememeyi, gecenin bir vaktinde yıldızlarla selamlaşmayı,…

  • Denemeler

    Yas Teması

    Merhabalar sevgili geceyim okurları 😊 Sizlere böyle hitap etmeyi özlemişim. Bu yazımda sizlerle Türk edebiyatında sıkça karşılaştığımız yas temasına değineceğiz. Yas, insanın yaşamında karşılaştığı kayba karşı verdiği doğal bir tepkidir. Her kayıp yaşanan acının yanında bireyin kendini değiştirmesi ve geliştirmesi için de bir fırsat sunar. Öncelikle kayıp/yas sürecinden bahsedelim. Kayba karşı bireylerin ilk tepkileri inkâr ve kabullenememe biçimindedir (Kubler-Ross, 2000, s.65). İlk zamanlar kaybedilen kişi her an geri gelecekmiş gibi gelir. Yas süreci olgunlaştıkça ve kabullenme evresine yaklaştıkça artık kaybedilen kişi ile kurulan ilişki soyuta ve imgesel bir düzeye geçer. Yaşama dair her alanda olduğu gibi yas yaşantısı da edebiyatın bir konusu olmuştur. Bu yazımda, bazı Türk edebiyatçılarının yaşamlarındaki yas…

  • Denemeler

    Köklerim Buluşunca Toprakla

    Sevgili günlük; Her seferinde tekrar sarabiliyor muyuz yaralarımızı? Tekrar bir tebessümün gölgesinde soluklanabiliyor muyuz? Bir yenidünya ağacının altında sohbet eder gibi… Hala bir şeyler için umut var değil mi? Yaşamak, nefes almak, Güneş’e göz kapaklarımızın arasından selam vermek gibi … Bugün bir yaş daha aldım sanki, bir kere daha kendimi büyüttüm. Okşadım saçlarımı; kendi başımı, kendi dizime yatırıp. Yokuş yukarı tırmanırken birden dibi görmek sence olağan bir durum mu? Ya da dibi gördüğün an yukarı çıkacak çok fazla nedeninin olması… Sana yaşamak için milyon tane neden sayabilirim, ölmek için de. Vazgeçemediğim şeyler var. Bir güç beni ayakta tutmaya çalışıyor sanki. Çok garip değil mi? Belki de yaşama içgüdüsü. Bazen dedemin…

  • Denemeler

    Ansızlık

    “Hayatımın en mutlu anıymış bilmiyordum” diyerek başlıyor Orhan Pamuk. Bir hayatım olduğunun farkına varamayan ben bu cümleyle aylarca cebelleşmiştim. Hayatım bir açık kapıydı kimse kapının ardına bakmadı ben de dahil. Eğer o kapıdan içeri girebilseydim bir hayatım olsun ben de farkına varayım isterdim. İçinde en mutlu anımın olduğu ama benim bilmediğim.

  • Denemeler

    Aprın Çor Tigin ile Oturup Seni Konuştuk

    Zamanın çok çok öncesine gidip Uygurlar ile su kanalları inşaatına girişmiştik. Hangi zamandan geldiğime dair bir bilgileri yoktu ki benim de amacım inşaatla uğraşmak değildi. İşçiler Hükümdarın emriyle su kanalları inşa edip yerleşik hayatın tadını çıkarma dönemindeydiler. O zamanlar Manihaizm ve Budizm etkisinde kalıp daha çok tarım, hayvancılık ve inşaat sektörüne giriştiler. Dönemin Hükümdarının oğlu işçileri kontrol etmekle görevliymiş. İşçiler tarafından sevilir ama çok da anlaşılmazmış. Hep bir derdi var zannederlermiş. Sürekli çiçekleri koklar, su kanallarına bakıp derin iç çekermiş Kimi ona meczup kimi hasta kimi de zehir gibi olduğunu söylerdi. Kopuz, Uygurların ulusal çalgısıydı. Şenlikler sırasında kopuz çalarlar, ata binerek yarışırlar ve ok atarlardı. Bir gün kopuzlar eşliğinde yine…

  • Denemeler

    Kapı Duvar

    Bir kapı kaç kere açılır aynı kişiye? Şöyle düşünelim bir köprüdesiniz, karşınızda sadece bir kişi var. Onun karşıya geçmesi için sizin düşmeniz gerekecek, fakat bu daha önce defalarca tekrarlandı ve hep siz düştünüz. Siz olsanız yine geçmesine izin verir miydiniz? Hayatta bir sonraki gün ne olacağını hiçbirimiz bilmiyoruz ama bir sonraki günün nasıl geçeceğine yine biz karar veriyoruz. Yangından kaçarken enkazda kalmak istemiyorsanız o köprüyü geçmesine izin vermeyin zira o köprü sizin mezarınız olabilir. Bazen kapıyı çarpıp çıktığı eve bile dönmek zorunda kalıyor insan. Vedalar bir kere olur, bir veda daha yaşatmaz kimse kimseye. Bir kere veda ettikten sonra hala aynı yöne yürüyorsanız bin vedayı daha kalbinizde yük gibi taşırsınız…

  • Beslenme ve Diyetetik,  Bilimsel

    Polikistik Over Sendromu (PCOS)

    PCOS, yumurtlamama ya da geç yumurtlama, androjen fazlalığı (akne, yüzde tüylenme, saç dökülmesi), kilo alma, insülin direnci ve kısırlık da dahil olmak üzere bir dizi belirti içeren yaygın bir rahatsızlıktır. Bu tedirgin edici belirtilerin yanı sıra, uzun vadede PKOS; diyabet, kalp rahatsızlıkları ve kanser riskini de arttırmaktadır. Polikistik over sendromunun sebebi tam olarak bilinmemekle birlikte ortaya çıkışında genetik ve çevresel faktörlerin etkili olduğu bilinmektedir. Hastalığın oluşumunda ailesel yatkınlık önemli bir rol oynamaktadır. Ailesinde polikistik over öyküsü bulunan bireylerin bu hastalığa yakalanma olasılığı, diğer bireylere oranla oldukça fazladır. Buna ek olarak obezite de bu hastalığın oluşumuna zemin hazırlayan faktörler arasında yer almaktadır. Fazla kilo ve buna bağlı olarak oluşacak insülin direnci,…