Bilimsel

Kızıl Gezegen

Daha önce hiç Dünya’dan uzakta mesela başka bir gezegende yaşamayı hayal ettiniz mi? Ben etmiştim. Çocukken Mars’ta yaşamak nasıl olurdu diye bazen merak ederdim. Bu merakım aslında gezegenin isminden kaynaklanıyordu o zamanlar. Mars’ın ismi bana sıra dışı bir çekicilikte geliyordu. Sonra araştırdım isminin nereden geldiğini, adının neden Mars olduğunu.
Mars’ın rengi kızıl olduğundan ve kanı andırdığından dolayı adını Roma Mitolojisinde ki Savaş Tanrısı Mars’tan almış. Bu Tanrı Eski Yunan Mitolojisinde Ares’e karşılık geliyor aslında. Ayrıca Arapça ve Osmanlıca da Merih olarak bilinir ve eskiden böyle adlandırmışız biz de. Literatürde kullanılan bir diğer ismi de Kızıl Gezegen‘dir. Yüzeyindeki yaygın demir oksitten dolayı kızılımsı bir görünüme sahip olduğu için bu isimle adlandırılmış. Benim en sevdiğim ismidir Kızıl Gezegen. Mars, Güneş Sistemi’ndeki Güneş’e uzaklık sıralamasındaki 4. gezegendir ve Merkür’den sonra en küçük ikinci gezegendir. Mars sanki eskiden Dünya gibiymiş gibi Dünya’ya çok benzer özellikler gösterir. İnce bir atmosferi olan gezegen gerek Ay’daki gibi meteor kraterlerini gerekse Dünya’daki gibi volkan, vadi, çöl ve kutup bölgelerini içerir. Ayrıca dönme periyodu ve mevsim dönemleri Dünya’nınkine çok benzerdir. Eskiden daha benzer olan bu gezegen zamanla sanki paslanmış gibi gittikçe kızıllaşıyor yapısındaki karbondioksit artmaya devam ediyor. Mars’ın, Güneş Sisteminin geri kalanıyla aynı anda oluştuğu düşünüldüğünde yaklaşık 4,6 milyar yaşındadır. Mars’ın ortalama sıcaklığı ise -50 derece. Bu sıcaklık sürekli değişmekle birlikte sıcak severler için hep soğuk gelecek sıcaklıkta. Mars’ta dünyadan farklı olarak günbatımı mavi renktedir. Peki siz hiç mavi günbatımı gördünüz mü? Mars, Dünya hariç tutulursa, hâlen Güneş Sistemi’ndeki gezegenler içinde sıvı su ve yaşam içeren en muhtemel gezegen olarak görülmektedir. Yaptığım araştırmalarca edindiğim bilgilere göre bu su buz şeklinde çoğunlukla ama bir zamanlar Mars’ta Dünya’daki gibi denizlerin, ırmakların olduğunu gösteren kanıtlar da bulunmuş. İster yağıştan (yağmurdan), ister yeraltı su kaynaklarından ister başka bir kaynaktan kaynaklansın, sonuç olarak Mars’ta su mevcuttur ve su varsa hayat vardır. Tüm bu benzerlikler Mars’ta yaşam olabilir mi? sorusunu akla getiriyor. Astronomi bilimi ile ilgilenen uzay bilimciler Mars üzerine birçok araştırmalar yapmış, Mars’a uzay araçları göndererek yapısını ve yüzey şekillerini incelemişlerdir. Bununla birlikte Mars One projesinde olduğu gibi Mars’a insan göndererek Kızıl Gezegeni Dünya’laştırmayı düşünmüş bu yüzden de koloniler oluşturmayı amaçlamışlardır. Oysaki ben bir yerin yapısını bozarak başka bir şeye dönüştürme çabası yerine olduğu gibi kabul edip ona uyum sağlamayı tercih ederdim. Onların Mars’ta bulunan Marineris Vadisi (Güneş Sistemi’nin keşfedilen en büyük kanyonu) kadar büyük araştırmaları ve tecrübeleri vardı. Benimse Mars’taki Olympos dağı (Güneş Sistemi içerisinde bilinen en yüksek dağ) kadar büyük hayallerim vardı. Realist düşünürsek Mars, hiç kuşkusuz “Dünya dışı yaşam” açısından en güçlü adaydır. Bu konuda hemfikirim.
Mars’ın bir başka çekici özelliği ise Mars’ı Dünya’dan çıplak gözle görebiliriz. Üstelik temiz ve bulutsuz bir havada basit bir teleskopla kızıllığını bile görebiliriz. Mars’a o kadar da uzak değiliz aslında. ‘Mars orada. Ulaşılmayı bekliyor.’
Toplam Ziyaret Sayısı: 188
+17
Selenay Sağlam

Merhaba ben Selenay, çokça okuyup biraz da bir şeyler yazıyorum. Ha bir de hayallerimin peşinden koşuyorum!

Bir Cevap Yazın