• Edebiyat Menü,  Şiirler

    Güzel bağlaçlar ve

    Şayet Şayet bir köprünün altında görmüşüm Seni Şayet bir köprünün altında gömmüşüm Seni Ağlar mıydı o koskoca köprü Yoksa yıkılır mıydı üstüne? Titreyen ellerime bak Şayet göremedim, gömdüm. Keza kirpiklerin değdi es kaza gözlerimde astigmat bilemezsin bu cürmü keza göremedim, gömdüm. Böylece Yıldızın kaydı yeryüzüne Aldım en derin topraklara gömdüm Çıkama diye Çıkma diye Ellerim çürüdü Böylece göremedim, gömdüm.

  • Dizi-Film Menü

    The Morning Show

    Uzun zamandır, kişisel olarak yazılar hazırlayıp paylaşmıyordum. Size günümüz dünyasına pencere olacak bir yazı ile geldiğimi düşünüyorum. Yanımda da son derece beğendiğim bir yapıt var. Karantina günleriyle birlikte hepimiz bolca ekran karşısında gözlerimizi bir hayli yorduk. Bu süreç boyunca 3 tane sezon dizi izleme şansı ben de buldum. Dizilerde her şey gibi tüketim ürünü haline geldiğini hepimiz şahit oluyoruz. İki diziyi izledikten sonra dizi izleme olayını tamamen kesmek zorunda kaldım çünkü sadece izlemek ve ardından iki üç kelime edemeyeceğim yapıların hayatımda gereksiz olarak var oluşunu izleyemezdim. Sonuncusuna geldiğimizde tüm dediklerimin aksine harika bir seyir keyfi yaşadım. Adını ilk duyduğunuzda size konuyu açıklığa kovuşturacak bir ipucu olmayabilir. “The Morning Show” üstünde…

  • Edebiyat Menü,  Şiirler

    Izdırap

    Seni çok özlüyorum.Gecenin bir yarısında,Düşünerek yokluğunu,Susuz kalıyorum bir anda. Bir aile meclisinde,Çayları tazelerken,Yine seni düşünürkenKayboluveriyorum karanlığında. Ve daha az uyuyorum,Gecenin alnındaSıçrayak uyanıyorum uykulardan,Kalıyorum yine yalnızlığımla. Gökyüzünden topluyorumYıldızları senin için,Haberin olmasada hergün,Hepsi camının kenarında. Derin bir rüyadan uyandırdın,Bir uyurgezer gibiyim adeta,Her şey anlamını yitirdi.Her sevda bir rüya mı yoksa?Herkes irkilip uyanacak mı en sonunda?Birbirini tanıyan iki ruhNasıl yok olacak bir anda? İçine kapanma ey sevgili,Durma öyle, gel kapı ağzındanNasıl oldu da yitirdim seni,Keşke bu bir rüya olsa. Bu ızdırap ikimize de fazla,Gel, beni mahrum etme kendinden,Dile gelir ele verir ten beni aniden,Bu uzak yerlerde hasretimden,Takatten düşerim seni beklerken.. Başka başka ellere mi düştün?İnce bellere sarıldın ak gerdanlar öptün?Soldurdun ömrün gülünü bir…

  • Kendi Kitaplarım

    Kimsesiz 6.Bölüm “Parçalanmak”

    Bir süre sadece yüzüme bakan gri, ifadesiz gözlerine bakmakla yetindim. Sadece tek bir söz benim alevlenmek üzere olan korkumu sel alarak yok etmişti. Gözlerinde bir düşünce ya da herhangi bir şey aramaya koyuldum. Görebildiğim tek şey, içindeki harlanmış alevlerden gözlerine ulaşan intikam külleriydi. Bu intikamın neden kaynaklandığını bilmiyordum ama fena bir şekilde merak ediyordum. Sadece kendimi kanıtlamak isterken ve özgüvenimin parçalarını birleştirmeye çalışırken kendimi birden burada buluvermiştim. Tüm bunlar sadece birkaç saat içinde sessiz bir mekanda, aptal bir adamın bana saf demesiyle başlamış olamazdı. Düştüğüm şu durumu asla tahmin edemezdim. Benim şuan burada olmamam gerekiyordu. Başım beladaydı, evet, ama ben her ne olursa olsun bu adamın yanında alıyordum soluğu. Gerçekten,…

  • Denemeler

    Bir Kare Fotoğraf

    Nedir ki bir kare fotoğraf ? Baktığımız zaman ne anlatır bize ? Hangi anlamları çıkartırız. Neler hissederiz baktığımızda. Özlem mi, ayrılık mı, sevinç mi, gurbet mi, hayallerimiz mi ? Çoğu zaman iki aşık gencin fotoğrafıdır. En mutlu anlarını ölümsüzleştirmek isterler. Günler, aylar, yıllar sonra açıp baktıklarında tekrar tekrar aşık olurlar birbirlerine. En mutlu oldukları anlara yeniden hareket eder kalpleri. Zamanında yaşanmış olan mutlulukları bir kare fotoğraf tekrar yaşatır iki aşık gence. Bir delikanlının cüzdanında taşıdığı vesikalıktır o fotoğraf. Sevdiği kızı görmek istediğinde, açıp baktığı bir vesikalık. Ya da başucunda, yastığının altında uyumadan önce uzun uzun baktığı genç bir kızın sevdalandığı erkek arkadaşın fotoğrafıdır. Her şeyden önce aşk vardır o fotoğrafın…

  • Tanımlanmamış

    Küçük Prens Spotify’da

    Küçük Prens kitabını sizler için seslendirdik ve daha önce YouTube’da paylaştığımız gibi dilediğiniz zaman dinlemenizi kolaylaştırmak için Spotify’a ve birçok podcast sağlayıcısına yükledik. Böylelikle dilediğiniz zaman bölüm bölüm takip edebileceksiniz. Aşağıdan hemen dinleyebilir veya Spotify’da Küçük Prens olarak aratabilirsiniz. Küçük Prens’i Spotify’da dinleyebilirsiniz. Küçük Prens — Küçük Prens, kendi galaksisinde, kendi dünyasında tek bir gül ile yaşayan bir Küçük Prens’in başka galaksileri gezmek için tek gülünü tek başına bırakıp yolculuk yapmasını anlatır. Ancak bu yolculuk esnasında vurgulamak istediği şey ‘büyümek’tir. İnsanların yaş aldıkça, büyüdükçe insani ve temel değerlerden uzaklaşmalarını hatta yozlaşmalarını masum Küçük Prens’in gözlerinden bize aktarır.

  • Kendi Kitaplarım

    Kimsesiz 5.Bölüm “Soğuk”

    Siren sesleri hala kulaklarımda uğulduyordu. O pis yatağın üzerinde yatmış, gözlerimi açmaya zorluyordum. Bayılmak üzereydim, bunun bilincindeydim fakat kendimi sıkıyordum. Gözlerim açılmıyordu. Kendimi bayılmamak için sıkmaktan başka bir şeye odaklanamıyordum. Atakan’ın sesini duyuyordum fakat boğuktu ve kelimeleri kafamda birleştiremiyordum. Siren sesleri uzaklaştı. Bilincimi açık tutmaya çalışıyordum. Deponun kapısının gürültülü bir şekilde açıldığını duydum. Gürültü, kulaklarıma arsız pençelerini geçirdi. Atakan’ın dışında biri daha vardı ve kavga ettikleri ses tonlarından belli oluyordu. Sesin kime ait olduğunu anlayamayacak kadar derinlerdeydim. Söyledikleri kelimeler beynime kadar ulaşıyor, onları okuyamadan kafamın içindeki deprem onları deviriyordu. Seçemiyordum, anlayamıyordum. İçime akıttığım gözyaşları artık büyük bir okyanustu ve bu okyanus gittikçe bulanıklaşıyordu. Kontrolü kaybetmekteydim. Sıcağa ihtiyacım vardı. Kontrole ihtiyacım…

  • Denemeler,  Edebiyat Menü

    Boş Bank

    üç gün süren yağmur yeni yeni duruyor, odanın sessizliği, gecenin uğultusu ve asılı olan ceket ruhuma dokunuyordu. her günkü gibi saat yediye gelmek üzere iken balkona çıkıyorum, güneşin doğuşu yakın. gün nasıl geçerse geçsin güneşin doğuşunu izlemek hoşuma gidiyor. her gün güneş doğarken kendime tutamayacağım sözler veriyorum. bugün güneş bulutların arkasına saklanmış doğmamak için direniyor gibiydi. yağmurun ve kapalı havanın etkisiyle olacak ki yarım saat sonra doğdu. ışığı kapatıp perdeleri açtığımda odanın içi artık aydınlanıyordu. işte günün en sevdiğim kısmı çoktan başlamıştı. güneş adeta insanın ruhunu yenileyecek şekilde gülüyordu. yürümek istiyordum ancak ne yapsam ceketimi bulamıyordum. aynı zamanda bir an önce giyip çıkmak istiyordum. neredeyse bir saat önce asılı olan…

  • Kendi Kitaplarım

    Kimsesiz 4.Bölüm “Siren”

    Soğuk rüzgar benim kendime gelmem için esmişti sanki. Hızlı adımlarla evime girdim. Ceketimi çıkardım. Salona ilerledim. İdil’in gözleri kolumu buldu.”Ne oldu sana? Hani iyiydin?” diyerek yanıma geldi ve bana kocaman sarıldı. İdil sarılmayı sevmezdi. Sarıldığına göre çok endişelenmişti. İdil, sakinleştikten sonra ona her şeyi anlatmak zorunda kaldım. Güldü, inanmıyordu. Sonra yüz ifademi gördü, iri mavi gözleri tekrar alçılı kolumla yüzleşti.”Sen ciddisin.”dedi, salonda bir ileri, bir geri gelip gitmeye başladı.”Ne olacak şimdi? Babama söylesek bu daha da tehlikeli anlattığına göre. Hera, ne yapacağız?” Omuz silktim.”Hiçbir fikrim yok.” Meira ablanın son sözleri aklıma geldi.”Birkaç gün Defne’nin evinde kalayım. Evime uzak hem?”diye sordum. İdil, bana baktı.”Bu olabilir aslında. Senin kolundaki ne zaman çıkacak?”diye…

  • Şiirler

    BEYAZ RENKTEDİR YEMİN

    Kadın olmanın zor olduğu coğrafyalarda Aşk şiiri yazmaya yeminim var. Şimdi çekin o çirkin bakışlı gözlerinizi Ve beni tutsak ilan ettiğiniz Güçler birliği mahkemelerinizi Düşlerimden ve bedenimden uzakta kurun  Engisizyon sahnelerinizi. Bırakın beni de gemilerimi karadan yürüteyim Fetih yaşım gelmiş çoktan. Surlarını yıkmam gereken bir bahtım var. İmkansızlığın bir atlas gibi üzerime örtüldüğü bu yerde Baş koyamazdım altmış beşlik bir amcayla Henüz on beşimde ucu kanaviçeli pamuk yastığa. Üstelik daha halam gelecekmiş Pek anlamadım aslında Halam zaten bizleydi Çok da mühim değil zaten O an salıncağımı asacağım ahlat ağacındaydı aklım. Salıncağımı süsleyecek renkli ipler bile hazırdı Çeyiz diye tutturdukları oya yumaklarından Gizli gizli çaldımdı. Ben aşk şiirleri hayal ederken Birileri…