Şarbon

Birkaç haftadır gündemden düşmeyen konulardan biri olan Şarbon hastalığını inceleyerek olabildiğince basite ve özete indirgeyerek bir yazı oluşturdum. Duyurulan kadar şarbon hastalığı tehlikeli mi? Şarbonlu etler içtiğimiz sütü etkiliyor mu? Nasıl önlem almalıyız? Aklınızdaki soruların çoğunu karşılayacağını düşünüyorum.

 

Dileyen merak ettiği konulara aşağıdaki listeden ulaşabilir ya da baştan başlayarak detaylı bilgi edinebilirsiniz. Bu yazıyı oluştururken faydalandığım kaynağı da aşağıda bulabilir ve inceleyebilirsiniz.

 

  • Şarbon Nedir ?

İnsan ve hayvanlarda bilinen en eski hastalıklardan biri olan şarbon aslında bitkilerden hayvanlar alemine geçmiştir. Dünya tarihinde şarbon hiçbir zaman veba, kolera gibi kitlesel insan ölümlerine sebep olmamıştır.

Bacillus anthracis bakterisi ana etkenidir. Canlı dokularda bulunan formu ise doğa oksijen varlığında spor formuna dönüşür. Şarbon sporları 120 santigrat derece altında 20 dakikada aktifliğini yitirir.


 

 

 

  • Hangi Ülkelerde Görülür?

ABD ve AB ülkeleri gibi endüstrileşmiş ülkelerde, hayvan şarbonuna paralel olarak azalmasına karşın, bazı Asya, Afrika ve Güney Amerika ülkelerimde halen belirli bir alanda görülebilmektedir. Ülkemizde de yıllar içerisinde azalmasına rağmen başta Doğu Anadolu bölgesi olmak üzere hayvanlarda ve insanlarda görülmektedir. 2017 senesinde Sağlık Bakanlığı tarafından 37 insan şarbon olgusu bildirisi yapılmış ve bu sayı Avrupa’da yer alan ülkeler içinde en yüksek sayıdır. Biyolojik saldırılar ve çeşitli damar içi ilaç alımları nedeniyle gelişmiş ülkelerde de halen önemini korumaktadır.


 

 

  • Şarbon Nasıl Bulaşır?

 

İnsanlara belirli ve net olarak 3 farklı yolla bulaşır: İnfekte hayvanlardan, direkt veya indirekt yolla bulaşır. Bulaşma kaynaklarına göre ise infeksiyon endüstriyel (hastalıklı üretim), tarımsal, laboratuvar veya biyolojik silahlar kaynaklı olabilir.

Endüstriyel kökenli şarbon, çeşitli hayvansal ürünlerin (yün, deri post ve kemik gibi) sanayide işlenmesi esnasında oluşur. Ülkemizde görülen şarbon olguları ise genellikle tarımsal kökenlidir. Tarımsal şarbon hayvanların bu besinleri alması ve infekte olması bunu da direkt temas ile insanlara aktarılmasıyla insana bulaşır.

Şarbon hastalığının insanlar arasında bulaşma riski yok denecek kadar düşüktür. Laboratuvardan bulaşma nadir olmakla birlikte, 1979’da, Rusya’da görülen 64 kişinin öldüğü 96 kişiyi kapsayan şarbon salgısının, biyolojik silah etkeni olarak çalışan bir laboratuvarda kaza sonucu ortaya çıktığı tahmin edilmektedir. Bu tahmin Ruslar tarafından doğrulanmamıştır. Olgularda soluma yoluyla bulaştığı düşünülmektedir.

Şarbon 4 farklı hastalığa yol açar:

Deri Şarbonu:

Ülkemizde de en yaygın olarak görülen deri şarbonu, halk arasında kara kabarcık veya çoban çıbanı diye bilinir. Şarbon sporlarının kesik, kaşıma veya sinek ısırması gibi yollarla deriye girmesiyle, 1-7 gün arası bir kuluçka süresi ardından etkilerini gösterir.

Deride kızarıklık olarak başlar ve sivilce şeklinde büyümesine devam eder. Çapı 9 cm’ye ulaşabilir.

Deri şablonu daha eski dönemlerde ,antibiyotiğin olmadığı,  %20’ye yakın ölüm oranları bildirilmekle birlikte, günümüzde etkili antibiyotik tedavisi ile birlikte %2’nin altındadır.

Sindirim Sistemi Şarbonu:

İnfekte (hastalığa yakalanmış) hayvanların çiğ veya az pişmiş etlerindeki bakteri ve/veya sporların ağızdan alınması sonucu gelişir. Tüm şarbon olgularının %1’ne tekabül etmektedir. Şarbonun etkileri sindirim sisteminin her bölgesinde görülebilir. Etkileri 1-7 gün içerisinde açığa çıkar.Genellikle boğaz bölgesinde ve barsak bölgesinde lezyonları görünür. Belirtileri yutma güçlüğü, boğaz ağrısı, yüksek ateş, kusma, bulantı, karın ağrısı, kanlı isal vardır. Antibiyotik ve destek tedavilerine rağmen mortalite oranı %40 kadardır

Akciğer Şarbonu:

Hayvanların kıl ve yünlerinin işlenmesi sırasında ortaya çıkan sporların solunmasıyla gelişir. Aynı zamanda biyolojik silah olarak hazırlanmış sporların biyoterör saldırıları sırasında  solunmasıyla da  akciğer şarbonu gelişen olgular görülmüştür. Akciğer şarbonu, tüm şarbon olgularının %5’ten azını oluşturmaktadır.  Semptomlar, 1-7 gün içinde hafif ateş, kırgınlık gibi özgül olmayan semptomlarla başlar, ancak bu dönemi  hızla ilerleyen  solunum yetmezliği ve şok izler. Uygun antibiyotik ve destek tedavilerine rağmen mortalite oranı %50’nin üzerindedir.

İnfeksiyon Şarbonu:

Kontamine eroin kullananlarda damar içine şarbon sporu içeren eroinin direkt olarak verilmesiyle   gelişebilmektedir. Bu hastalarda klinik ağır seyredebilmektedir, ölüm oranı %28 olarak bildirilmiştir.

İnsanlarda rastlanan öreneklerinden

 

 

  • Şarbon Tedavisi Var Mıdır?

 

Şarbon tedavisinde etkili antibiyotikler vardır. Tedavide ilk kullanılacak antibiyotik, ülkemizden izole edilmiş şarbon bakterilerinde etkinliği halen çok yüksek  olan penisilinlerdir. Alternatifleride bulunmaktadır.

 

  • Şarbondan Nasıl Korunulur?

 

Ülkemizde hem insan hem de hayvan şarbonu bildirimi zorunlu hastalıklardandır, hastaların bildirilmesi toplum sağlığı ve korunma açısından önemlidir.

Teması olmuş kişilerde şarbon gelişimini engellemek için yapılacaklar, temasın şekline göre değişiklik göstermekle birlikte genel olarak  temas sonrası profilaktik(genetiğe yatkın) antibiyotik kullanımını ve aşılamayı içerir.  Aşılama, şarbon sporu soluma riski olan kişilerde temas öncesinde de önerilebilmektedir.

Şarbon dahil  çiftlik hayvanlarından bulaşacak tüm hastalıklarından korunmak için alınabilecek kişisel önlemler, başta et ve süt olmak üzere hayvansal gıdaların çiğ olarak  tüketiminden kaçınılması, etlerin iyi pişirilmesi, etlerin kesildiği yüzeylerle ve malzemelerle çiğ sebze ve meyvelerin temas ettirilmemesi,  hasta hayvanların kesilmemesi, hasta veya ölmüş hayvan etlerinin tüketilmemesi, hayvan kesimlerinin bu konunun uzmanları tarafından ve uygun kişisel koruyucu malzemeler (önlük, eldiven, maske vb.) kullanarak yapılması sayılabilir.  Şarbonlu olduğundan şüphelenilen hayvanların kesilmesi ve yüzülmesi engellenmeli, imha süreçleri takip edilmeli, infekte hayvanı taşıyan nakil araçları ve temasta bulunan gereçler dezenfekte edilmelidir veya yok edilmelidir. Çiftlik çalışanlarının kıyafet ve el temizliği konusunda  önerilen kuralları  takip etmesi gerekir.

Şarbonun  kontrol alına alınması, tüm ülkeyi kapsayan merkezi planlama ve sıkı denetimlerle sağlanabilir. En önemli konular  hayvanların ve hareketlerinin, aşılanmasının, ithalinin sıkı denetimlerle uygun şekilde yapılması, hayvan sağlığının bildirime tabi tutulmasıdır.

 

Bakterilerin Kolonileşmesi

Şarbon Eti Fark Etmek Mümkün Müdür?

  • Markette kasapta parçalanmış haldeki ette şarbon olduğu anlaşılamaz. Ancak şarbonlu hayvan kesim sırasında veya öldüğündeki muayenesinde kanının pıhtılaşmaması ve siyah renkte kanı olması ile kesen kişi tarafından fark edilebilir. Bu durumda da kesin tanı için örnekler alınarak laboratuvar testleri yapılmalıdır.

 

Süt ve süt ürünlerini yemek riskli midir?

  • Şarbonlu hayvanların sütüne bakterinin geçmesi hastalığın seyrinde beklenen bir durum değildir. Literatürde çok nadir bildirimlerde de hayvanın hastalığının son döneminde süte kan karışması ile bulaşma olduğu görülmüştür. Bu dönemdeki hayvanların sağılması da mümkün olmadığından süt (ve dolayısıyla süt ürünleri) pratik olarak hastalık bulaştırmaz. Ayrıca pastörizasyon ve kaynatma gibi işlemler ile bakteriler hızla öldüğünden pastörize veya pişirilmiş süt ve bundan hazırlanan süt ürünleri bulaştırıcı değildir.

Eti iyice pişirerek tüketmek koruyuculuk için yeterli midir?

  • Eti iyi pişirmek korunmak için yeterlidir. Basit olarak etlerin içinde kırmızı bölüm kalmayacak şekilde pişirilmiş olması yeterli kabul edilir.

 

Et kesilen bıçak, tezgah nasıl neyle dezenfekte edilmeli?

  • Şarbon olduğu kanıtlanmış veya kuvvetle şüphelenilen bir hayvanın kesiminde kullanılan malzemeler için özel dezenfeksiyon gerekir. Ancak ev ortamında et kesmekte kullanılan bıçak, masat, satır, kesme tahtası gibi malzemelerin özel dezenfeksiyonuna ihtiyaç yoktur. Bol sabun ve/veya deterjanlı suyla yıkanması yeterlidir. Etle temas eden aletlerin ve yüzeylerin bu şekilde yıkanmadan meyve sebze gibi çiğ tüketilen yiyeceklere temas etmemesine dikkat edilmelidir.

 

Çiğ ete dokunan eller neyle nasıl dezenfekte edilmelidir?

  • Çiğ ete dokunduktan sonra ellerin bol sabunlu suyla yıkanması yeterli olur.

 

Şarbon nedeniyle et ve süt tüketimini durdurmalı mıyız?

  • Kesinlikle hayır. Yukarıda değinilen hususlara dikkat edilmek kaydıyla et ve süt/süt ürünleri tüketimi bir risk oluşturmaz. Yukarıda belirtildiği üzere, insan şarbonu olgularının %95’i hafif seyirli ve tedavi edilebilir bir form olan cilt şarbonu şeklinde karşımıza çıkmaktadır.

 

Kaynak: Klimik

 

 

 

 

 

Bir Cevap Yazın