<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	>

<channel>
	<title>neşe arşivleri - Geceyim</title>
	<atom:link href="https://www.geceyim.com/tag/nese/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.geceyim.com/tag/nese/</link>
	<description>Sarılın Herhangi Bir Şeye</description>
	<lastBuildDate>Mon, 11 May 2020 14:01:11 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.4.5</generator>

<image>
	<url>https://i0.wp.com/www.geceyim.com/wp-content/uploads/2019/06/cropped-onesignalpush.png?fit=32%2C32&#038;ssl=1</url>
	<title>neşe arşivleri - Geceyim</title>
	<link>https://www.geceyim.com/tag/nese/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">130787247</site>	<item>
		<title>İlkbahar Sevinci</title>
		<link>https://www.geceyim.com/ilkbahar-sevinci/</link>
					<comments>https://www.geceyim.com/ilkbahar-sevinci/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Esma Helin Çelik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 11 May 2020 14:00:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Denemeler]]></category>
		<category><![CDATA[neşe]]></category>
		<category><![CDATA[sevinci]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.geceyim.com/?p=4152</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yine erken uyandığım sabahlardan biriydi. Diğer sabahlardan farklı olan bir şey vardı içimde. Uyanır uyanmaz pencereye koştum, gün daha aydınlanmamıştı. Pencereyi açtım ve derin bir nefes alıp, &#160;taze havayı &#160;çektim içime. Bir damla abıhayat içmek gibi bu ritüel benim için, hem yenileniyor hem yaşam sevinci doluyor içime. Taze bahar sabahın kokusuyla harmanlanmış yağmur kokusu geldi &#8230;</p>
<p class="read-more"> <a class="" href="https://www.geceyim.com/ilkbahar-sevinci/"> <span class="screen-reader-text">İlkbahar Sevinci</span> Devamı &#187;</a></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.geceyim.com/ilkbahar-sevinci/">İlkbahar Sevinci</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.geceyim.com">Geceyim</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Yine erken uyandığım sabahlardan biriydi. Diğer sabahlardan
farklı olan bir şey vardı içimde. Uyanır uyanmaz pencereye koştum, gün daha
aydınlanmamıştı. Pencereyi açtım ve derin bir nefes alıp, &nbsp;taze havayı &nbsp;çektim içime. Bir damla abıhayat içmek gibi bu
ritüel benim için, hem yenileniyor hem yaşam sevinci doluyor içime. Taze bahar
sabahın kokusuyla harmanlanmış yağmur kokusu geldi burnuma. Tatlı bir
tebessümle yüzümü okşayan rüzgarı hissettim, yaşama sevinci doğdu içimde.
Yaşama sevincim beni bu ana uzaktan değil an be an içinde yaşamam gerektiğini,
tüm güzelliği hissetmemi istiyordu. Yerimde duramıyordum,bu sabahın içimde
yarattığı farklı bir heyecan vardı. Vakit kaybetmeden ceketimi alıp hızlıca
çıktım evden. Sabah saati. Sokaklarda tek tük insan var, işine gitmek için yola
koyulan. Caddeler sessiz, bu sessizliği dinliyorum. Ve ordayım. Andayım. Şöyle
bir etrafı gözlemliyorum, doğaya bütünüyle bakıyorum,zihnimde fotoğrafını
çekiyorum &nbsp;ve burda olduğuma &nbsp;şükrediyorum. Yürümeye başlıyorum,yağmur ve
toprak kokusunun birleştiği o güzel havayı içime çekiyorum.&nbsp;&nbsp; Yağmuru düşünüyorum, yağmur yenilenmenin,
yeniden doğmanın hareketi. Bir tohuma can veriyor. Ve tohum büyüyor ağaca
dönüşüyor, ağaç büyüyor, yaprakları çıkıyor uzun dallardan… &nbsp;Hafif serin ve rüzgarlı hava. Aldırmıyorum,
rüzgarın serinliğini hissediyorum.Rüzgarın bende uyandırdığı çağrışımları
düşünüyorum. Rüzgar bana ötelerden şeyler taşıyor; belki bir İstanbul havası
,belki bir dostun selamını belki de uzak diyardaki sevgilinin kelamını. Rüzgara
gülümsüyorum, selamın sırf kelamından yayılan enerji ve titreşim bile selamet
hissi getiriyor yüzüme. Tabi o sırada rüzgarla hasbihal eden tek ben değilim.
Ağaç yapraklarının hışırtısını işitiyorum. Onlarda da tazeliğin verdiği
aydınlık var. Erguvanlara ilişiyor gözlerim. Gür yeşil ağaçların yanında ne
kadar da zarif ihtişamıyla duruyorlar. Güzelliklerini sergiliyorlar. Erguvanlar
bana İstanbul’u anımsatıyorlar, Gülhane’yi. Kim bilir oralar nasıldır geçiyor
aklımdan. Kuşların cıvıltısını dinliyorum. Birbirleri ile hasbihal edişlerini. Onların
bu hal-i hazır halleri içimde yaşama &nbsp;sevinci
doğuruyor.</p>



<p>Her şey ama her şey haykırıyor. Anlatıyorlar, yeniden
doğuşu. Tazeliği canlılığı, güzelliği, ihtişamı. Güneş ve yağmurun birleştiği
taze bahar sabahı kendi başına efsunlu iken, şu haliyle tastamam baş döndürücü
oluyor.Ben bu nizama, efsunlu taze bahar sabahına Aşk evliliği derim. Doğadaki
her şey&nbsp; aşkla bağlı birbirine. Aşkla
bakmasalardı böyle bir doğa harikası olur muydu? Aşkta sevgi&nbsp; vardır ve sevginin ışığı tüm kayıp sesleri
onarır. </p>



<p>&nbsp;Gökyüzüne çeviriyorum
yüzümü. Derin bir tefekküre dalıyorum. Beni buraya getiren neydi? ‘Ben oradaki
hayatiyete tutkundum. Esintinin hayatiyeti, ağaç yapraklarına dolanan havanın
hayatiyeti, yağmurun toprakla buluşup tohuma can verdiği hayatiyete tutkundum.
Ve yaşamın insan sıcaklığının düşündürdüğü hayatiyete esas olan. Çocukluğumdan
beri tutkundum hayat taşıyana. Ve ne zaman akordum bozulsa, doğaya giderim ne
ki doğada tefekkür vesilesiyle yeniden akort edilirim. Bu yüzden kendimi
doğadan ayrı düşünemem. Hep içine çekmiştir beni, bana hayat vermiştir yada ben
hayatı, yaşama sevincini onda bulmuşumdur. Gözlerimi kapatıyorum doğan güneşin
sıcaklığını hissetmek istiyorum gözkapaklarımda. Ataol Behramoğlu’nun şu
dizesini mırıldanıyorum.</p>



<p>Yüzümü bulutlara kaldırıp</p>



<p>Dua eder gibi mırıldanıyorum</p>



<p>Kuşlarla,otlarla yıkanıyorum</p>



<p>Rüzgarla, ilkbaharla.</p>



<p>Güneş gözkapaklarımı ısıtıyor</p>



<p>Ah! Güvenilmez ilkbahar güneşi</p>



<p>Rüyadamıyım gerçek mi bu</p>



<p>Hem var gibiyim, hem yok gibi.</p>



<p>Yeniden doğup eline günün ,yeniden başlamalı her şeye.
Doğanın baharı kucakladığı gibi bu sevinci bizde içimizde kucaklamalı.&nbsp; Yenilenmenin verdiği sükunetle hayatın
akışına devam etmeli. Yeniden,yeniden ve yeniden.</p>
 <p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.geceyim.com/ilkbahar-sevinci/">İlkbahar Sevinci</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.geceyim.com">Geceyim</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.geceyim.com/ilkbahar-sevinci/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">4152</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
