Viran

sen bir bebeği büyütür gibi inanmıştın, gözün gibi bakıştın o adama. tüm inancının tam orta yerinden kırıldığı, seni, sana yansıttığı aklını başından alıp seni bir sokak ortasında ağlattığı kaldırımın kenarında, anlamıştın. sen acıya ağlamıştın da varamamıştın[…]

Okumaya devam …

Ahuzar

birileri sana inansın istiyorsun. birileri bilsin çok yorgun olduğunu. daha fazla dayanamayacağını, canının acıdığını ve hatta geceler boyu ağladığını. birileri bilsin, çeksin kurtarsın seni içine düştüğün karanlık kuyudan. birileri duysun seni ve kısmasın vicdanının sesini. sağır[…]

Okumaya devam …

Hicran

en büyük vedayı ölüm olarak benimseyen ruhum bir bedene sığamıyorken, vazgeçen insanlar tanıyorum yaşamaktan. bazen bir şiirin son dizesiyle veda edebiliyorum birine, bir kitabın en can alıcı noktasında da vazgeçebiliyorum birinden. birini herhangi bir terminalden uğurlayabiliyorum[…]

Okumaya devam …

Beyhude

size bu satırları yazarken, cümlenin sonunu getirip getiremeyeceğimi tartıyorum kafamda. belki satır başına gelemeden atacağım kendimi boşluğa, sallanacak bedenim sonsuzluğa yahut saatte 2880 kilometre hızla gelen küçücük bir mermi dağıtacak beynimi. bir dakika sonramız bile belli[…]

Okumaya devam …

Leyl, Bu Sana

leylâ, bu sana. öyle hüzünlü bakıyorsun ki etrafa, göğsüme yas doluyor.. gözlerinde kararsızlık baş gösteriyor, içim yanıyor. seni bir kenara çekip var gücümle ağlamak istiyorum sana. susuyorsun. gözün anılara dalıyor, gülümsüyorsun. boğuluyorsun.* çöküyorsun çocukluğunun soğuk kaldırım[…]

Okumaya devam …

Mavera

bizim için çizdiğin yoldan düştüm. bu yolun bariyerleri yoktu ve sen tutmadın ellerimden. aramıza evler koydun, aştım. insanlar koydun, yollar koydun, aştım. aşıp geldim. sevgim en ufak bir zarar görmedi ama şimdi, aramıza koskoca bir duvar[…]

Okumaya devam …