Sena Açıkgöz

Merhabalar, kendimi tanıtmaya her zaman Çalıkuşu olmak isteyen bir Sena’yım diyerek başlar daha sonra en sevdiklerimi, anlatarak başlarım. En sevdiklerim dediğime bakmayın, ‘’ben hiçbir şeyi hiç ama hiç az sevmedim, hele orta hiç sevmedim, hep çok sevdim.’’ 23 yaşındayım hala çocuk parklarını, çocuk kitaplarını, masalları ve öyküleri çok seviyorum, bilhassa masalları çok seviyorum çünkü ben masallara inanıyorum. İnanıyorum, masallar gerçek olacak! Uzanacağız bir sabah çiçekli bir ağaca baharda ya da başka mevsimde belki de ‘’ ıhlamurlar çiçek açtığı zaman.’’ Yazma serüvenime ‘’ Yaşamak İçin Hep Bir Sebep Bulmuş Gibi Sevinçliyim’’ diyerek başladım. Beni en iyi anlatan cümle olduğu için seçmiştim bu başlığı aslında. Evet, yaşamak için hep bir sevinç bulmuş gibi sevinçliyim 🙂 Sevincimi şiirden, edebiyattan, tabiattan en çok da insanlardan alıyorum. Hayat kendi rutini içerisinde akıp giderken arka fonda istediğim melodiyi açıyorum, bazen şen bir melodi olur bu bazen hüzünlü.. Yaşamayı, okumayı, gezmeyi, keşfi, fotoğraf çekmeyi çok seviyorum. Şehirlerden en çok İstanbul’u, İstanbul’da en çok vapuru, vapurda en çok martıları seviyorum. Kuşlara olan sevgimi herkes bilir. Zarifoğlu gibi hep ‘’kuşlara takılıp gidiyor aklım’’. Ben de her şey iki dakika da masala dönüşür, masalımda da ben istesem de istemesem de hep kuşlar ve İstanbul olur bir de fesleğen ve portakal 🙂 En çok da masal ve öykü yazmayı severim bu arada. Sizi de bu masalıma davet etmek isterim, bazen içinde İstanbul olur, bazen olmaz; bazen gülümsetir, bazen hüzünlendirir fakat içinde ‘’umut’’ muhakkak olur. Çünkü benim şiarım ‘’ümitvar’’ olmaktır. 🙂 SENA AÇIKGÖZ