<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	>

<channel>
	<title>tarıktan arşivleri - Geceyim</title>
	<atom:link href="https://www.geceyim.com/tag/tariktan/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.geceyim.com/tag/tariktan/</link>
	<description>Sarılın Herhangi Bir Şeye</description>
	<lastBuildDate>Tue, 26 Jan 2021 14:42:22 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.4.5</generator>

<image>
	<url>https://i0.wp.com/www.geceyim.com/wp-content/uploads/2019/06/cropped-onesignalpush.png?fit=32%2C32&#038;ssl=1</url>
	<title>tarıktan arşivleri - Geceyim</title>
	<link>https://www.geceyim.com/tag/tariktan/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">130787247</site>	<item>
		<title>BOŞ VERSENE</title>
		<link>https://www.geceyim.com/bos-versene/</link>
					<comments>https://www.geceyim.com/bos-versene/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Tarık Tan]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 26 Jan 2021 14:42:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[tarıktan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.geceyim.com/?p=5112</guid>

					<description><![CDATA[<p>Atıl boşluğa ve kükre üstüne Kükre ki, çekinsin, çekilsin Sende bir sen olduğunu daha bilsin Sen ki; kızıl ormanların en köklü canavarı kesilirsin Nedir bu iyi olduğuna inancın Korkutuyorsun beni Nedir bu sürekli kendini inandırma çabası Burası Dünya, burada olunmuyor. Burada ölünüyor. Burası taklit ve tekerrürden ibaret Söylenmeyen sözlerden, bitmemiş bitişlerden, Gösterilmeyen cesaretten ibaret burası. &#8230;</p>
<p class="read-more"> <a class="" href="https://www.geceyim.com/bos-versene/"> <span class="screen-reader-text">BOŞ VERSENE</span> Devamı &#187;</a></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.geceyim.com/bos-versene/">BOŞ VERSENE</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.geceyim.com">Geceyim</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[Atıl boşluğa ve kükre üstüne

<br/>Kükre ki, çekinsin, çekilsin

<br/>Sende bir sen olduğunu daha bilsin

<br/>Sen ki; kızıl ormanların en köklü canavarı kesilirsin

<br/>Nedir bu iyi olduğuna inancın

<br/>Korkutuyorsun beni

<br/>Nedir bu sürekli kendini inandırma çabası

<br/>Burası Dünya, burada olunmuyor.

<br/>Burada ölünüyor.

<br/>Burası taklit ve tekerrürden ibaret

<br/>Söylenmeyen sözlerden, bitmemiş bitişlerden,

<br/>Gösterilmeyen cesaretten ibaret burası.

<br/>Kim bilir kaç yüzyıl yaşadın,

<br/>Toprağın güneş değmemiş ağaç köklerinde.

<br/>Bitir artık şu kaygıyı

<br/>Bitir artık şu kavgayı

<br/>Ondaki kaygısızlık senin köklerini çürütecek be akıllı

<br/>Yapma kendine bunu, yapma.

<br/>Senin mayan sevgiyle yoğruldu

<br/>Onun anlayacağı dil ise uzaklık

<br/>Ne geldiyse başına kaygısızlık ve kayıtsızlıktandı.

<br/>Kulpu düşmüş demlik gibi kaldın ortada bak

<br/>Olmuyor işte, zorlama, zorlanma da

<br/>İhtimallerin hepsi tükendi

<br/>Bitti

<br/>Gitti

<br/>Yorma kendini, yorulma da

<br/>Ben saflığa ve iyileştirmeye olan inancımı çoktan yitirmişken

<br/>İnsanlar… Ah insanlar

<br/>Susun, çünkü en çok benim sessizliğe ihtiyacım var.

<br/>Hatta mümkünse bazıları hiç konuşmasın

<br/>Çünkü ben yüzyıllardır onların konuşmasını bekledim.

<br/>Çünkü… Neyse ne işte

<br/>Bazı şeylerin çünküsü olmaz, olamaz. Gerek de yoktur artık zaten

<br/>Gece yaşanılanlar, sabah unutulmaya yeminlidir.

<br/>Sonra gece tekrar hatırlanır.

<br/>Düşe kalka, öyle böyle, unutulmamış ama unutulmuş gibi yapılan

<br/>Çoktan bitmiş bir kahve kavanozunun dibinde kahve aramak gibi

<br/>Azdan az çoktan çok gidermiş

<br/>Hayatımda duyduğum en anlamsız söz

<br/>Benim için anlamsızlar

<br/>Kalbimde bir sızı oluşturan her kelime ya da cümledir

<br/>Ne diyordum

<br/>Unuttum bile

<br/>Boş versene

<div class="page_counter_label"><span class="page_counter_text" style="color:#000000;background:#FFFFFF;">Toplam Ziyaret Sayısı: 935</span></div>
 <p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.geceyim.com/bos-versene/">BOŞ VERSENE</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.geceyim.com">Geceyim</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.geceyim.com/bos-versene/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">5112</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Eski Bir Replik</title>
		<link>https://www.geceyim.com/eski-bir-replik/</link>
					<comments>https://www.geceyim.com/eski-bir-replik/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Tarık Tan]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 28 Apr 2019 17:19:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Denemeler]]></category>
		<category><![CDATA[denemeler]]></category>
		<category><![CDATA[tarıktan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.geceyim.com/?p=3036</guid>

					<description><![CDATA[<p>Şu dünyada, sevginin iyileştiremeyeceği bir kırgınlık yok. Kalplerimiz sevgiyi bizden daha çabuk hissediyor. Bizden daha çabuk, karşıdaki kişiye, etrafına çizdiği hudutları aştırıyor. İnsan sevdikçe, sevildiğini hissedince iyileşmeye başlıyor. Sonsuza dek sürecek sandığı acıları, sevginin ekildiği topraktan umuda filizleniyor. Bu yaşıma kadar öğrendiğim tek bir şey varsa, o da insanın kendi seçimlerinden ibaret olduğudur. Ben iyi &#8230;</p>
<p class="read-more"> <a class="" href="https://www.geceyim.com/eski-bir-replik/"> <span class="screen-reader-text">Eski Bir Replik</span> Devamı &#187;</a></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.geceyim.com/eski-bir-replik/">Eski Bir Replik</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.geceyim.com">Geceyim</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Şu dünyada, sevginin iyileştiremeyeceği bir kırgınlık yok. Kalplerimiz sevgiyi bizden daha çabuk hissediyor. Bizden daha çabuk, karşıdaki kişiye, etrafına çizdiği hudutları aştırıyor. İnsan sevdikçe, sevildiğini hissedince iyileşmeye başlıyor. Sonsuza dek sürecek sandığı acıları, sevginin ekildiği topraktan umuda filizleniyor.</p>



<p>Bu yaşıma kadar öğrendiğim tek bir şey varsa, o da insanın kendi seçimlerinden ibaret olduğudur. Ben iyi olmayı seçtim. İnanın, iyi olmak çok kolay. Bir kere, kendinle hesaplaşabilmenin ferahlığını taşıyorsun içinde. Ve bu seni diri tutuyor buz kesmiş zamanın hırçınlığına karşı.</p>



<p>Bence vicdanının sesine kulak verebilen bir insan, asla kötü olamaz. Okudum. Anladım. Belki de hayatımın her anında bunu yaşadım. Hissettim kalbimdeki merhameti, inandım iyiliğin gücüne. Hayatım boyunca kalbime sıralı liste halinde aldığım insanların çetelesini tuttum. Hepsinin ortak noktası iyilikti. İyilikse şartsız, koşulsuz; ayrıntılara takılmadan sevmekti benim için.</p>



<p></p>



<p>Unutamadıklarım, hep gerçek sevgiyi aşılayanlar oldu bana. Yılların, üzerine toz bile kondurmasına müsade etmediğim anıları, hep onlarla yaşadım. Ne zaman hafızam, bir şımarıklık yapıp onları unutturmaya çabalasa, ben, anılardan yakaladığım eşyalara tutundum. Kokuları zihnime kazıdım. Sesleri yudum yudum içtim. Unutmadım dokunduğum elleri,sarıldığım gövdeleri… iyiliğe tutundum.</p>



<p>Bir dizi repliğinde şöyle diyordu: &#8220;İnsanlar ölür, iyiler kaybeder,kötüler kazanır, aşklar biter. Değiştiremezsin. Değiştirmeyeceğin şeyleri hayatının merkezine koyma. Bu şekilde yaşayamazsın&#8221; kısmen katıldığım bir replikti kendileri. Evet haklıydı. İnsanlar ölürdü. Aşklar da bitebilirdi. Ama iyilerin kaybetmesi olanaksızdı. İyiler, belki şu fani dünyada, gözle görülür, elle tutulur şekilde kaybetmiş sanılabilirdi ama emin olun, onların en bitmiş, en tükenmiş halleri bile bir kazanmaydı. Şu dünyada, bir kere olsun vicdanını rahatlatan insan, tüm savaşlarda zaten galip gelmiştir. Veyahut barış anlaşmasının altına, şiirlerden bir imza atmıştır kendince. Ama kazanmış zannedilen kötüler, içerde bir yerlerde hep kendilerini tüketirler,yer bitirirler. </p>



<p>Ve ekliyordu: &#8221; Değiştiremeyeceğin şeyleri hayatının merkezine koyma. Bu şekilde yaşayamazsın&#8221;. Evet, haklıydı. Çünkü insan değiştiremeyeceği şeyler karşısında bazen nefessiz kalabiliyordu. Bazı insanlar, bazı olaylar, bazı hisler değişmemeye yeminli gibiydi. Sanki sonsuza dek zamanı durdurup bir yerlere mıhlanmış gibi.</p>



<p>Siz ne kadar değiştirmek isteseniz de , yeni pencereler açmaya çalışsanız da o pencere elinizde kalabiliyor. Sonrasında manzaranın güzelliği de kursağınızda. Hayat, aslında her gün dört mevsim. Senin ilkbahar diye yaklaştığın, bir bakıyorsun sana kış oluvermiş. Sen ona pencere açtığında o sana fırtına ile geliyor. Ne zaman ki değişmez taşları yerinden oynatmaya kalkarsan işte o zaman üzerine yıkılıveriyor bütün duvarlar.</p>



<p>Bu yüzdendir ki bazı şeyleri olduğu gibi kabul etmek zorundayız. Çünkü bazen öyle zamanlar oluyor ki, verdiğimiz değerin altında can cekişerek buluyoruz kendimizi. &#8221; Ben, o kadar mücadele verdim. Anlaşıldığımı hissediyordum. Ama kocaman bir hiçmiş, her şey&#8221; diyerek kendimizi yanılmış hissediyoruz. Oysa bilmiyoruz ki &#8216;geçtim&#8217; sandığımız, kaç tane varış çizgisinin gerisinde kalmışız. &#8216;Çözdüm&#8217; sandığımız kör düğümler nasıl da elimizde toplanmış.</p>



<p></p>



<p>Kabul edebildiğimiz kadarıyla sevmeliyiz. Ve kimseyi vazgeçilmez zannetmemeliyiz. İki taraf birbirinden vazgeçmese bile hayat, eninde sonunda vazgeçiriyor. Öyle ya da böyle. Alışmak, insanın bünyesine yerleşmiş. Tutunmuş oraya hiç ayrılmamak üzere. Varlığa alışan bünye, yokluğa da elbet alışıyor.</p>



<p>İnsanlar hata yapabilir, hatalar pişmanlık doğurur. Elbet bir yerlerde affedilir. Ama sakın, kendinizden verdiğiniz ödün karşılığında bu hataları kıyaslamayın. Eğer kıyasa kalkarsanız, eksik hissedersiniz. Sonrasında bu eksiklik sizi bir dehlize alır. Girdap oluşur ve sürekli batarsınız en dibe. </p>



<p>Bunun yerine onun değişmezlik sınırlarına kadar değer verin. Kimseyi içinizdeki buzdan krallıklara varis yapmayın. Sonra o buzlar kırılır. Ve yine kesilen, yara alan siz olursunuz. Temkinli olun, beklentilerinizi yüksek tutmayın.&#8221; İnsandır, yapar&#8221; deyip geçin. İyiliğe sarılın, sevgiye sarılın. Korkudan titrerken, tuttuğunuz bir ele veyahut yorgun gecelerde başınızı yasladığınız bir omza sarılın. Güvenebildiğinize sonuna kadar güvenin.</p>



<p>Bazen insan, ayrıntılara takılıp bütünü görmekte zorlanıyor. İşte böyle zamanlarda, derin bir nefes alıp, içimize şöyle fısıldamalıyız. &#8220;Hiçkimse sonrasında pişman olacağı hataları bile isteye yapmaz. Aramızdaki kopmaz bağların güçlenmesine sebep olsun, bu kendi içimde biriktirdiğim hüzün&#8221; Ve unutmayın ki sizi çocukluğunuza döndürebilen. Yanında olduğunuzda yedi yaşındaki kadar huzurlu hissettiğiniz her insan sizin hazinenizdir. Kolay kolay bırakmayın onları. Tutun kolundan ve inanın sevginin gücüne. Çünkü kimse, kimsenin yerini tutamıyor şu hayatta. Bir yanımız eksik olacağına, bir yanımız, küçük hataları görmezden gelip yoluna devam eden mutlu bir insan olsun.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter is-resized"><img fetchpriority="high" decoding="async" data-attachment-id="3038" data-permalink="https://www.geceyim.com/eski-bir-replik/kazanan/" data-orig-file="https://i0.wp.com/www.geceyim.com/wp-content/uploads/2019/04/kazanan.png?fit=1080%2C1920&amp;ssl=1" data-orig-size="1080,1920" data-comments-opened="1" data-image-meta="{&quot;aperture&quot;:&quot;0&quot;,&quot;credit&quot;:&quot;&quot;,&quot;camera&quot;:&quot;&quot;,&quot;caption&quot;:&quot;&quot;,&quot;created_timestamp&quot;:&quot;0&quot;,&quot;copyright&quot;:&quot;&quot;,&quot;focal_length&quot;:&quot;0&quot;,&quot;iso&quot;:&quot;0&quot;,&quot;shutter_speed&quot;:&quot;0&quot;,&quot;title&quot;:&quot;&quot;,&quot;orientation&quot;:&quot;0&quot;}" data-image-title="kazanan" data-image-description="" data-image-caption="" data-medium-file="https://i0.wp.com/www.geceyim.com/wp-content/uploads/2019/04/kazanan.png?fit=169%2C300&amp;ssl=1" data-large-file="https://i0.wp.com/www.geceyim.com/wp-content/uploads/2019/04/kazanan.png?fit=576%2C1024&amp;ssl=1" src="https://i1.wp.com/www.geceyim.com/wp-content/uploads/2019/04/kazanan.png?fit=576%2C1024" alt="" class="wp-image-3038" width="269" height="477"/><figcaption>Kazananlar ile biz daha sonra iletişime geçeceğiz bizden haber bekleyiniz.<br>Kazanamayan takipçilerimiz haftaya yeni bir çekiliş geliyor bu sefer sizin olsun. <br></figcaption></figure></div>
 <p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.geceyim.com/eski-bir-replik/">Eski Bir Replik</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.geceyim.com">Geceyim</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.geceyim.com/eski-bir-replik/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">3036</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Kendimi Dinledim</title>
		<link>https://www.geceyim.com/kendimi-dinledim/</link>
					<comments>https://www.geceyim.com/kendimi-dinledim/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Tarık Tan]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 17 Mar 2019 16:08:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Denemeler]]></category>
		<category><![CDATA[tarıktan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.geceyim.com/?p=2992</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kaçmak istiyorum. Kaçmak… Bir deli gücü gelse, şöyle aniden fırlasam&#160; yataktan. Sağıma soluma bakmadan, neyim var neyim yoksa geride bırakıp kaçsam. &#160;Bir sabah uyandığımda&#160; beni kimselerin bulamayacağı yerlere gitmek istiyorum. Kim olduğum, ne için orada olduğum bilinmesin. Kimse sormasın bana iyi miyim, değil miyim diye. Sessizce geçip gideyim insanlar arasından. Peki neden bu kaybolma isteği? &#8230;</p>
<p class="read-more"> <a class="" href="https://www.geceyim.com/kendimi-dinledim/"> <span class="screen-reader-text">Kendimi Dinledim</span> Devamı &#187;</a></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.geceyim.com/kendimi-dinledim/">Kendimi Dinledim</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.geceyim.com">Geceyim</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Kaçmak istiyorum. Kaçmak… Bir deli gücü gelse, şöyle aniden fırlasam&nbsp; yataktan. Sağıma soluma bakmadan, neyim var neyim yoksa geride bırakıp kaçsam.</p>



<p>&nbsp;Bir sabah uyandığımda&nbsp; beni kimselerin bulamayacağı yerlere gitmek istiyorum. Kim olduğum, ne için orada olduğum bilinmesin. Kimse sormasın bana iyi miyim, değil miyim diye. Sessizce geçip gideyim insanlar arasından. </p>



<p>Peki neden bu kaybolma isteği? Neden bu dur durak bilmeden kaçma isteği.&nbsp; Çünkü usandım. Yoruldum. Tükendim belki de. Defalarca aynı hataya düşmek. Sürekli çözemediğim şeyleri düşünmek. Kendime defalarca şans vermek yordu beni. &#8216;Bir şey olmuyorsa olmuyordur&#8217; diyip kabullenmek lazım bazen de. </p>



<p>Bir pollyanna olmaktansa, vücudu cam kırıklıkları ile yara almış bir adam olarak, acıların üzerine basarak kaçıp gitmek daha kolay geliyor. Bıraktım bazı şeyleri kendi seyrine. Fazla duygu yüklü ayrıntılara takılmaktansa oluruna bırakmak şu sıralar en iyisi gibi.</p>



<p>En son ne zaman bir şeye kuşkusuzca inandım? En son ne zaman sorguladıklarıma cevap bulabildim bilmiyorum. Sanki, inanmak duygusu ağır bir operasyonla içimden çekip alınmış gibi. Sanki hissizleşmiş gibiyim. Bu tesadüfen nükesetmiş bir şey değil. Bunu ben kendi ellerimle var ettim. Bunu yaşadıklarım getirdi yanı başıma taşıdı . </p>



<p>İnsan bazen inandıklarını değiştirmek istemez. Veyahut bunları bir domino taşı gibi düşünüp birini yıkarsa bütün her şeyin yerle bir olacağı duygusundan kendisini alamaz. Sadece susar.<br>
Susmak, bazen acıtmak istemediğin içindir, dikenin batmasın diyedir.&nbsp; Bazen bir şeyler bozulmasın, düzen yitip gitmesin diyedir. Susmak, yaşanan yılların hatrıdır, bazense sadece anlamsız bir susuştur.</p>



<p>Evvel zaman içinde ben de inandım. Kalpten, gönülden,yürekten adı her ne olursa olsun ama inandım. İyi niyete, dostluğa, verilmiş sözlere, bir bakışa, bir gülüşe, karşılıklı içilen kahveye, birlikte tartıştığımız konuya…<br>
Sanki bir daha asla güvenemeyecekmişim gibi güvendim. Bırakın kıymet verdiğim bir şeyi, kendimi emanet edebilecek kadar güvendim.</p>



<p>Hani insanın hiç kuşkusu olmaz ya, hani bir ihtimal bile vermezsiniz ya bazı şeyler için. İşte o masalın ana kahramanı, o hiçbir şeye ihtimal vermeyeni bendim. Dedim ya masal… Artık böyle şeylerin&nbsp; sadece masallarda olduğunu kabul ettim kendimce. Belki de büyüdüm.</p>



<p>Bırakın sevdiği insanı, bazen sevdiği eşyaya bile toz konduramıyor insan. Ama oluyormuş. O toz gelip sizin kalbinizde beyaz pamuklara sardığınız insana eninde sonunda konuyor. En acısı da bunu kendi elleriyle yapıyor. Dokunsanız elinizde kalacak iki ucu kirli bir değnek gibi bu. Sadece izliyorsunuz ve elinizden hiçbir şey gelmiyor.</p>



<p>Önce derin derin nefes alıp kabullenmeye başlıyorsunuz.  Bir zamanlar sizin miğfer olduğunuz şimdi size kılıç çekiyor.&nbsp; Kendi ellerinizle duvarlarını ördüğünüz o evin bir anda yerle bir olmasını izlemek gibi bir şey bu. Durumu kavradıktan sonra kendini sorgulama evresini de atlatınca, su akmaya başlıyor. Hayat yeniden rayında ilerleyen bir tren gibi hareket ediyor.</p>



<p>Ama bir yerlerde bir şeyler eksik kalıyor.&nbsp; Sanki içtiğiniz çayı yarım ve soğuk bırakmışsınız gibi. Bir zamanlar onu sakladığınız,kimselerin dokunmasına, görmesine bile izin vermediğiniz bir yer acıyor. Gücenip kalıyorsunuz. Kendi içinizde bir şeyleri halletmek en iyisiymiş gibi geliyor çoğu zaman. </p>



<p>İnsan, eğer inanıyorsa güvenir . Güveniyorsa emek verir. Canhıraş verdiği emeğin bir anda tuz buz olması, yırtılmış bir filenin içinden dağılan bilyeler gibi, etrafa savrulması, insanın içini acıtır. Sonra o bilyeleri toplaması da fileyi onarması da zaman alır. Artık ne file eski filedir ne de etrafa saçılan bilyeler eski bilye.</p>



<p>Bu yüzden bazen insan kendini tüm inanmışlıklarından çekip almak ister. Tüm ezbere bildikleri bir anda yok olur. </p>



<p>Hayat da bi bakıma böyledir aslında. Tam her şeyi biriktirdim, tamam oldum dediğin an bir<br>
bakmışsın her şey yerle bir. Bu yüzden her şey için hazırlıklı olmak, Her şeye kendimizi hazırlamak lazım. Bir anda kendimizi insan yığının içinden çekip yalnız başımıza kalmayı bilmemiz lazım. Çünkü bazen insan, yüreğinin sesini işitemez hâle gelir. Bunun için bazı zamanlarda diğer insanların sesini kısıp kendi sesimizi yükseltmeliyiz. Durup bir yerlerde kendimizi dinlemeliyiz. </p>



<p>Her şey dağıldığında toparlayacak  tılsım içimizde. Bunu sakın unutmayın.</p>



<p>Kendi sesimizi duyarak atladığımız tümsekler olsun. İnandığımız güvendiğimiz dağlara çığ düşmesin. İyi insanlar sadece masallarda kalmasın. İnanmalar, güvenmeler boşa çıkmasın. Güzel bir hafta diliyorum. Sağlıcakla kalın.</p>
 <p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.geceyim.com/kendimi-dinledim/">Kendimi Dinledim</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.geceyim.com">Geceyim</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.geceyim.com/kendimi-dinledim/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">2992</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Yukarı Bak</title>
		<link>https://www.geceyim.com/yukari-bak/</link>
					<comments>https://www.geceyim.com/yukari-bak/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Tarık Tan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 27 Feb 2019 07:00:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Denemeler]]></category>
		<category><![CDATA[serbest]]></category>
		<category><![CDATA[tarıktan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.geceyim.com/?p=2967</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu sabah uyandığımda, her şeyin çok güzel olabileceği umuduyla derin bir nefes aldım. Kollarımı gökyüzüne doğru gerdim. Yolunda gitmeyen bütün aksiliklere rağmen, yaşama tutkuma şükrettim. Bence insan, fırsat buldukça şükretmeli, elinde olan birçok şey için. Teşekkür insanı rahatlatıyor. Aslında buna şey de diyebiliriz; elinde olan bir negatife, üç pozitifi çağırmak. Mesela hiç beklediğim gibi gitmedi &#8230;</p>
<p class="read-more"> <a class="" href="https://www.geceyim.com/yukari-bak/"> <span class="screen-reader-text">Yukarı Bak</span> Devamı &#187;</a></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.geceyim.com/yukari-bak/">Yukarı Bak</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.geceyim.com">Geceyim</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Bu sabah uyandığımda, her şeyin çok güzel olabileceği umuduyla derin bir nefes aldım. Kollarımı gökyüzüne doğru gerdim. Yolunda gitmeyen bütün aksiliklere rağmen, yaşama tutkuma şükrettim. Bence insan, fırsat buldukça şükretmeli, elinde olan birçok şey için. Teşekkür insanı rahatlatıyor. </p>



<p>Aslında buna şey de diyebiliriz; elinde olan bir negatife, üç pozitifi çağırmak. Mesela hiç beklediğim gibi gitmedi şu birkaç gün, buna üzülmek yerine, tuttum üç pozitifi elinden aldım, başucuma koydum. Ailem, dostlarım, adımlamak istediğim güzel hayâllerim.</p>



<p>Her gün yeni bir şans, hayat; bir şeyleri değiştirebilme fırsatını haftada yedi, yılda üç yüz altmış beş defa sunuyor. İnsan bu, yanlış yapar. Yanlışlar, doğrulara yaklaştırmak için bir yol haritası olursa, o zaman değişim daha kolay olur. Değişmek, bence insanın büyüdüğünün en büyük ispatı. Aman efendim, ruhumuz hâlâ 7 yaşında. Ona sakın dokunmayın da beynimizin birbirine dolaşmış kıvrımlarını şöyle biraz geliştirelim. </p>



<p>Peki nasıl? Aslında çok basitmiş. Ben de okuduğum bir kitaptan kaptım. Aldım koydum sizin önünüze. Robot gibi değil de insan gibi olursak. Rutin olanı, otomatik değil de insanmatik yaşarsak, her şey kolaylaşıyor.  Düğümler çözülüyor. Elimizde ki ipler kullanılmak üzere düzen almış bir yumak haline geliyor.</p>



<p>Yine kitapta şöyle bahsediyordu; dinç kalmanın zeka pratikliğiyle ve sürekli bir amaç uğruna harekete geçmekle mümkün olabileceği, aslında insanın yoluna hedefler koyarsa hem zinde kalacağı  hem de boşa düşüp ayrıntılara takılmayacağı. Benim aklıma yattı. Siz de bi süzgeçten geçirin de bakarsınız, size de uyar. Yaş alır ama yaşlanmazmışız. Bundan daha güzel bir şey bilmiyorum. Hele ki gençliğime sımsıkı tutunmuşken.</p>



<p>&#8220;Ellerinizin kırışıklığı, siz onlara hareketi unutturmadıkça, umrunuzda bile olmasın&#8221; diye ekliyordu. Her bir gün, içi mucize dolu, açılmamış mektup zarfları gibi. Üstelik sizden başka kimsenin okuyamayacağı kadar özel. Sadece sizin için. Kum saati akarken, her anımızı gerçekten hissederek yaşayabilmek, kendimizi bir kopilot gibi değil de yürüdüğümüz yolda bile, bacak kaslarımızın ve ayaklarımızın, ritmik bir şekilde adımlamasına şükrederek yürüsek, sanki o zaman yol, altımızdan bir yürüyen merdiven gibi kayıp gider. Uzaklar yakın oluverir birden.</p>



<p>Bakın gördünüz mü? Her gün yaptığımız şeylerin farkına varmak bile açılmayan çoğu kapıyı açıyor içimizde.  Sevdiğim bir yazar şöyle diyordu &#8220;İnsan umudu yakmazsa yolu tıkanır, içindeki ışığı hiç kapatmayacaksın. Karanlık da olsa o yanacak.&#8221; İşte biz, bir şeylerin farkına vardıkça, içimizdeki ışık hiç sönmeyecek, sönmesin de. En güzel olanı okuyalım, izleyelim, dinleyelim. Ne kadar pozitif beslersek ruh ve beden ikilisini, o kadar genç kalır. O kadar dinç olur.</p>



<p>Yetmiş yaşına geldiğimizde merdivenleri koşarak çıkalım. Elli yıl öncesinde yaşadığımız anıları &#8216;gelecek şimdide&#8217; tane tane anlatalım. Meyvelerin, sebzelerin en tazesinden yiyelim. Tuzlu deniz havasını da yanık bozkır havasını da sağlıkla ciğerlerimize dolduralım. Sağlıklı koşalım çünkü biz koştukça yol açılıyor. Bu hafta sadece ruhumuzu değil bedenimizi de besleyelim dedim. Umarım iyi olmuştur .</p>



<p>Buraya, izlemeyenler veyahut tekrar izlemek isteyenler için, çizgi sinema serisinden &#8220;yukarı bak&#8221; filmini bırakıyorum. Severek izlediğim çok güzel bir çizgi sinemaydı. Umutlu, şükür dolu ve sağlıklı bir hafta diliyorum. Bahara geri sayımı başlattık. Yeniden, doğanın canlanmasına şahit olalım, umutla karşılayalım.<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/14.0.0/72x72/1f60a.png" alt="😊" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/14.0.0/72x72/1f3c3.png" alt="🏃" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />&#x200d;<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/14.0.0/72x72/2642.png" alt="♂" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/14.0.0/72x72/1f64f-1f3fb.png" alt="🙏🏻" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/14.0.0/72x72/1f33f.png" alt="🌿" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /></p>
 <p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.geceyim.com/yukari-bak/">Yukarı Bak</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.geceyim.com">Geceyim</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.geceyim.com/yukari-bak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>4</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">2967</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
