<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	>

<channel>
	<title>tevfikfikret arşivleri - Geceyim</title>
	<atom:link href="https://www.geceyim.com/tag/tevfikfikret/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.geceyim.com/tag/tevfikfikret/</link>
	<description>Sarılın Herhangi Bir Şeye</description>
	<lastBuildDate>Wed, 24 Nov 2021 21:40:58 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.4.5</generator>

<image>
	<url>https://i0.wp.com/www.geceyim.com/wp-content/uploads/2019/06/cropped-onesignalpush.png?fit=32%2C32&#038;ssl=1</url>
	<title>tevfikfikret arşivleri - Geceyim</title>
	<link>https://www.geceyim.com/tag/tevfikfikret/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">130787247</site>	<item>
		<title>HEPSİ BUYDU</title>
		<link>https://www.geceyim.com/hepsi-buydu/</link>
					<comments>https://www.geceyim.com/hepsi-buydu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Furkan Dilekci]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 21 Nov 2021 20:59:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Edebiyat Menü]]></category>
		<category><![CDATA[Edebiyat Şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[Şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Attilaİlhan]]></category>
		<category><![CDATA[barışmanço]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[geceyim]]></category>
		<category><![CDATA[özdemirasaf]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<category><![CDATA[sonbahar]]></category>
		<category><![CDATA[tevfikfikret]]></category>
		<category><![CDATA[unutulmak]]></category>
		<category><![CDATA[veda]]></category>
		<category><![CDATA[yağmur]]></category>
		<category><![CDATA[Yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.geceyim.com/?p=5945</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yazılmış ayrılık mektubunda ki cümlelerin ağırlığını hissetti yüreğinde Ya içli türküler eşliğinde eski sevdası için ağlayacaktı Ya da her zaman yaptığı gibi yüreğini dillendirecekti Beyaz sayfalar ilaçtı ruhuna, reçetesini beyni kesmişti nasıl olsa ve şuan dozajını arttırmıştı ilacın Hadsiz diye düşündü kalbine girip çıkan spazmın cesaretini Ki ucu bucağı görünmüyordu sırt ağrılarının İki dizeden mütevellitti &#8230;</p>
<p class="read-more"> <a class="" href="https://www.geceyim.com/hepsi-buydu/"> <span class="screen-reader-text">HEPSİ BUYDU</span> Devamı &#187;</a></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.geceyim.com/hepsi-buydu/">HEPSİ BUYDU</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.geceyim.com">Geceyim</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yazılmış ayrılık mektubunda ki cümlelerin ağırlığını hissetti yüreğinde<br />
Ya içli türküler eşliğinde eski sevdası için ağlayacaktı<br />
Ya da her zaman yaptığı gibi yüreğini dillendirecekti<br />
Beyaz sayfalar ilaçtı ruhuna, reçetesini beyni kesmişti nasıl olsa<br />
ve şuan dozajını arttırmıştı ilacın<br />
Hadsiz diye düşündü kalbine girip çıkan spazmın cesaretini<br />
Ki ucu bucağı görünmüyordu sırt ağrılarının<br />
İki dizeden mütevellitti perhizi<br />
Küfrediyordu sabahı gelmeyen gecelere,<br />
anlamsız hecelere, çekip giden sevgiliye<br />
Ah! Bir de şu yüreğini akıtmak için neden bulması yok mu?<br />
Saçma bir ideolojiden farkı yok diye düşündü<br />
Uzay ne kadar boşsa neden bulmakta en az onun kadar boştu.<br />
Savaş ortasındaki bir çocuğun mutsuzluğu vardı kederinde<br />
<em>-Bu hepsine bedeldi-</em><br />
Öksüz bir çocuğun burukluğu vardı cümlelerinde<br />
<em>-Bu da şiirin başıydı-</em><br />
Aç kalmış çocuğuna rızık bulmak için çabalayan anne ve babalar yok mu?<br />
Yok mu irtifa, irtica ve irtișa için çabalayan insanlar?<br />
İşte; gözünden damla damla akmak isteyen sevgilisindeki çaba buydu<br />
Ki zaten harf harf dökülüyordu sevgilisi<br />
Ah! Şiirin her tümcesi, yazılmış her imgesi aşk kokusu saçıyordu<br />
tabi aynı zamanda nefretin âlâsınıda.<br />
Radyoda çalan tılsımlı türkü ruhuna işlemişti adeta<br />
Sözleri ile sevişti türkünün<br />
Güftesinde kayboldu iffeti belki de nefreti&#8230;<br />
Her nedense yazdıkları kendisi gibi ağlıyordu<br />
Tadı kaçmıştı, uğruna can verdiği ülkünün<br />
Ne çok sevmişti oysa ki.<br />
Ne hikmetse artık hiç bir şey ona hoş gelmiyordu.<br />
Radyoda türkü dinledikçe daha çok yazıyor<br />
Aşkını harf harf yazdıkça daha çok ağlıyor<br />
Sevdası için ağladıkça daha çok seviyordu<br />
Zaten sayfanın yarısı ya Orhan ya Müslüm oluyordu<br />
Diğer taraf ise hep kendisi kokuyordu<br />
Durdu, derin bir nefes aldı, küfretti&#8230;<br />
Bir sigara yaktı,<br />
tez vakitte bir sigara daha<br />
<em>-sonu yoktu içtiği sigaranın-</em><br />
Ama yaşamın elbette sonu vardı<br />
Cüzdanındaki vasikalık, unutamadığı ayrılıktı<br />
Astım hastası gibiydi yazdıkları<br />
Bir türlü sonuna nokta koymayı beceremiyordu<br />
Kesik kesikti sonları, hep bir yarım, hep bir mutsuz, hep bir ruhsuz bırakıyordu<br />
Șair mutsuz<br />
<em>-olsun o kadar diye düşündü-</em><br />
Bir yumruk gibiydi bu düşünce beynine<br />
Ahmakça bir tebessüm ile rezil etti kendini.<br />
Şafak yeryüzüne cihat vermeye başlamıştı<br />
Şöminesindeki ateş misali sönmüştü sokak lambaları<br />
Yüreğine sıkışmış sevdası gibi sıkışmıştı dört duvar arasına<br />
Sigara dumanından sararmış perdeleri gibi sararmıştı zaten beti benzi<br />
Saatine baktı, içerlendi bir sigara daha yaktı.<br />
Ölüm fermanını yazdığı zamana insanlar kuşluk vakti diyordu<br />
Şiirleri okundukça yürek parçalıyordu<br />
<em>-ki buna kendi yüreği de dahildi-</em><br />
Kimse bilmiyordu halbuki<br />
Yazarken yüreğini paramparça eden kelimeleri bir araya getirmenin ne denli güç olduğunu<br />
Bilmiyordu kimse dizeler arasında hunharca ağladığını,<br />
eskimiş vesikalık fotoğrafa bakıp sigara yaktığını<br />
Yaşadığı trajediye her neyse demekle yetindi<br />
Bu şiirde böyle olsun,<br />
kısık sesle okunsun diyerek nokta koydu.<br />
Dört duvar, biraz volta, biraz küfür, bir kaç sigara<br />
Sabah ezanına beş kala yaptığı hepsi buydu.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><div class="saboxplugin-wrap" itemtype="http://schema.org/Person" itemscope itemprop="author"><div class="saboxplugin-tab"><div class="saboxplugin-gravatar"><img decoding="async" src="https://i0.wp.com/www.geceyim.com/wp-content/uploads/ultimatemember/29/profile_photo-190x190.jpg?resize=100%2C100&#038;ssl=1" class="gravatar avatar avatar-100 um-avatar um-avatar-uploaded" width="100" height="100" alt="Furkan Dilekci" data-default="https://www.geceyim.com/wp-content/plugins/ultimate-member/assets/img/default_avatar.jpg" onerror="if ( ! this.getAttribute('data-load-error') ){ this.setAttribute('data-load-error', '1');this.setAttribute('src', this.getAttribute('data-default'));}" loading="lazy" data-recalc-dims="1" /></div><div class="saboxplugin-authorname"><a href="https://www.geceyim.com/author/furkandlkci/" class="vcard author" rel="author"><span class="fn">Furkan Dilekci</span></a></div><div class="saboxplugin-desc"><div itemprop="description"><p>Asude bir zerafet eşliğinde şiirle mest olan, ulvi güzelliklere hasım, inatçı umutlara yoldaş, ikbali vuslat yolcusu ya da acılarıyla beslenen insan-ı kamil ruhu.</p>
</div></div><div class="clearfix"></div></div></div><br />
<div class="page_counter_label"><span class="page_counter_text" style="color:#000000;background:#FFFFFF;">Toplam Ziyaret Sayısı: 2465</span></div></p>
 <p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.geceyim.com/hepsi-buydu/">HEPSİ BUYDU</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.geceyim.com">Geceyim</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.geceyim.com/hepsi-buydu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">5945</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Gecenin Karanlıktaki Dinginliğine Ant Olsun</title>
		<link>https://www.geceyim.com/gecenin-karanliktaki-dinginligine-ant-olsun/</link>
					<comments>https://www.geceyim.com/gecenin-karanliktaki-dinginligine-ant-olsun/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Furkan Dilekci]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 26 Jul 2021 20:59:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Edebiyat Menü]]></category>
		<category><![CDATA[İz Bırakanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Kitaplar]]></category>
		<category><![CDATA[Şiirler]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Attilaİlhan]]></category>
		<category><![CDATA[ayrılık]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[hayal]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[ikilem]]></category>
		<category><![CDATA[izbırakanlar]]></category>
		<category><![CDATA[sendeyaz]]></category>
		<category><![CDATA[serbest]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<category><![CDATA[sonbahar]]></category>
		<category><![CDATA[tevfikfikret]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.geceyim.com/?p=5764</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#160; Gecenin karanlıktaki dinginliğine ant olsun ki*, Mavinin bir tonundan ayırt edemediğim gözlerini sessizliğime armağan etmekte, haykırmakta seni, okumakta tüm şiirleri, susmakta yüzüme tüm yalnızlığı. Suskun, kimsesiz, yalnız ve mağrur ümitlerim, kayıp suretim ve aşk, niceleri, saymadıklarım&#8230; Hani şu elimden kaçan balonum, yere düşen pamuk şekerim, kırılan oyuncağım, eskimiş anne kazağı, bir de şey: gece &#8230;</p>
<p class="read-more"> <a class="" href="https://www.geceyim.com/gecenin-karanliktaki-dinginligine-ant-olsun/"> <span class="screen-reader-text">Gecenin Karanlıktaki Dinginliğine Ant Olsun</span> Devamı &#187;</a></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.geceyim.com/gecenin-karanliktaki-dinginligine-ant-olsun/">Gecenin Karanlıktaki Dinginliğine Ant Olsun</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.geceyim.com">Geceyim</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>Gecenin karanlıktaki dinginliğine ant olsun ki*,</p>
<p>Mavinin bir tonundan ayırt edemediğim gözlerini sessizliğime armağan etmekte, haykırmakta seni,</p>
<p>okumakta tüm şiirleri, susmakta yüzüme tüm yalnızlığı.</p>
<p>Suskun, kimsesiz, yalnız ve mağrur ümitlerim, kayıp suretim ve aşk, niceleri, saymadıklarım&#8230;</p>
<p>Hani şu elimden kaçan balonum, yere düşen pamuk şekerim, kırılan oyuncağım, eskimiş anne kazağı,</p>
<p>bir de şey: gece</p>
<p>Ama zifiri karanlık, sönük yıldızlardan yoksun biçimde, öylece karşımda raksa tutulmuş gece.</p>
<p>Hepsi ümitlerimin bir çocuğuydu ve hepsine aşıktım, bağnaz biçimde ve bir Yahudi zalimliğinde&#8230;</p>
<p>Lakin yitirdim bir poker masasında servet misali, şeşbeş gelen bir zarda, hem de bir seferde, tüm șansımla.</p>
<p>Kıraç topraklardan topladım umutları, zemheri kapımda kedi misali pineklerken, temmuz içimde sıcağı ile meşke koyulmuşken.</p>
<p>Eski Aramice kitaplarda okudum kendimi, Felemenkçe bir metnin son noktasında rastladım sinemaskop yalnızlığıma ve ağlayarak okuduğum şiirlerin şairini kendim olduğunu fark ettim.</p>
<p>Annemin sıcak göğsüne sığındım şiir üflerken samandan kağıtlara ve annemin çilekeş tarafını nokta bildim cümlelerimin sonunda</p>
<p>Sonra annesi olmayan birini düşündüm, çocuğu, babası olmayanı da tabi, sevgilisi, eşi, işi, parası&#8230;</p>
<p>En çok da hayalleri olmayan birine bir kadeh daha fazla içtim.</p>
<p>Bir küfür fazla savurdum yüreğimi değil de yüreğimdeki hayalleri çalana,</p>
<p>Bir değil iki kere âşık oldum Habîbe, bir değil bin kez geçtim şu sırat köprüsünden,</p>
<p>Bir, iki, üç, dört derken yaşım oldu yirmi iki ve bir kez değil ahir ömürde insan birden fazla ölüyor&#8230;</p>
<p>Sonra yara yeniden örüldü dilimize, sonra yeniden aşık oldum yaz yüzlü kızlara, sonra yeniden gece oldu, demlendim sessizliğin sedasında, unuttum sevmeyi, türküler bitti, o kitap artık rafa kalktı, o son söz söylendi, kalp kırıldı bir kere.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Gecenin karanlıktaki dinginliğine ant olsun ki, tutuldum ayın on dördüne; çirkef ve berduş başımla.</p>
<p>Üstümde afili bir ceket var ki, örter sandım uykulu yalnızlığımı, saçlarımı değil de sana olan duygularımı taradım, peygamber kokuları çalındım gerdanlığıma, mücahit sakallarımı kestim sırf dolunaya olan aşkımdan.</p>
<p>En saf halimle, çocukça, masumca kıskandım yıldızları sırf dolunaya yakınlar diye, şarap mahzenlerine sığındım, Kabbani ruhuna soyundum, gelmedi aklıma kumdan bir kale yapmak, gelmedi Arakan’da bir gecenin sabahı, gelmedi güneşin hüküm sürdüğü bir sabah ve gelmedi bir şarkının sonu.</p>
<p>Şiir yazmaya niyet ettim bilmediğim kelimelerle, şarkı söyledim ama sessiz, içimden, dans ettim kimse görmeden, erik çaldım ağaçlardan, Bir de şey borç aldım hayattan: yaşamak adına.</p>
<p>Bana kalırsa ‘utanç’ bu çağda ortaya çıkan bir hissiyat</p>
<p>Bana kalırsa tüm insanlar yalnız, tanrı da buna dahil ve bana kalırsa kadınlar öldürülmeden de sevilebilir.</p>
<p>Bana kalırsa bu dünya yeşerir, çiçek açar meyve verir, tanrı utanır ve bana kalırsa her şey: sevilen seveni üzmez.</p>
<p>Keşke bana kalsa her şey</p>
<p>Sırf iyi yüzleri ile değil, kötü kalpleri ile razıyım bana kalanlara.</p>
<p>Sonra yeniden ezberledim yaraları, yarınları, geceden, dünden arta kalan acıları, abaküs ile saymaya kalktım mesela: dudaklarıma gebe kalmış tütünün sayısını , ölümün vadesini, geleceğin günü&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Gecenin karanlıktaki dinginliğine ant olsun ki, sarı benizli hatıraları siliyorum zihnimden.</p>
<p>Köhnemiş rüyalara mahkum olmuş veyahut barbarlar tarafından soyulan o hayallerimi, sırf kadın teni arayan tenimi ikna etmek için.</p>
<p>Siliyorum hatıraları, hem de kokulu silgim, inatçı ruhum ve bir daha kazanamayacağımı bildiğim hatıralar ile&#8230;</p>
<p>Şimdi çevremi saran kırkbatıran çiçekleri pek bir manasız, pek bi lüzumsuz dilimizdeki o söz, mert değil namert gelecek çağın duyguları ve bu günün insanı namümkün olan her şeyde ısrarcı.</p>
<p>Öğretmedi babam bir kalbin içinde kadın nasıl taşınır, öğretmedi ağladığım gecelerde göz yaşlarımı nasıl sileceğimi ve babam öğretmedi bana dünyanın zalimliğini.</p>
<p>Şimdi yüreğimin gemileri ilelebet kalacağı limandan ziyade bir pansiyonluk rıhtımları tercih edişi yıkılışımın heykeli demek son nutkum&#8230;</p>
<p>Sonuna geldiğimiz filmi başa sarıp sarıp izlemek, o son vapuru kaçırmak, martıların Üsküdar’da olmayışı, ayazında öldüğümüz Balkan harbi ya da şey mesela şu bir türlü çıkamadığımız dünya turu&#8230;</p>
<p>Bunların hepsi son nutkumuz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Gecenin karanlıktaki dinginliğine ant olsun ki,</p>
<p>Kerahet vaktinin iki bilinmeyenli denkleminde bir hikaye üflüyor ruhumun derinliklerine, ezberliyorum günahlarımı, yeniden sayıyorum işlediğim cinayetleri&#8230;</p>
<p>Bakın ben bir çok hamaratımın yanında narsist bir tüccar, şaibeli bir servet baronuyumdur.</p>
<p>İblis ile kara para aklar, ruhsuz şeytanlar ile iş tutarım.</p>
<p>Bir çoğu devlet arşivlerinde yazmaz ama, kayıt altındadır Tanrının defterinde.</p>
<p>Kötü kalpli insanları pek bir sever, yolsuz bezirganlar ile iyi anlaştığım doğrudur.</p>
<p>Son senedi yırtıp atar, vadesi gelmiş bonoları yakarım, parayı insandan çok sevdiğim basıldı gazetelerde.</p>
<p>Sırf bu kötü amelleri çok iyi ezberledim. Aksini yapıp ahmakça cennete erken rezervasyon alacağımı düşündüğüm için.</p>
<p>Bu çağın fiyakalı fantazmalarını saymak pek haddime değil ama bildiğim bir iki şey var ki demeden geçmem.</p>
<p>Bir; posta pulları ile duvarı kaplamak ve kanvasa dadanmak</p>
<p>İki; enstrümantal hayatı tercih edip şu üflemeli enstrümanları kullanmak.</p>
<p>İşte tüm bu saydıklarım tütsü kokan bir çeşit şehvet, dede evinde yadigar dediğimiz bir nefret ve en önemlisi cemali olmadan taşımak zorunda olduğumuz iffet&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Gecenin karanlıktaki dinginliğine ant olsun ki, bu çağının gökkuşağını yazdırdı yine.</p>
<p>Ant olsun gelmeyen sabahın namertliğine, ant olsun çekip giden kadınlara, yüz üstü bırakılan yetimlere.</p>
<p>Ant olsun ki yazacağım bildiğim gerçekleri.</p>
<p>Belki delilim yok ispatlamak için ama bir gün açıp okunursa şiirlerim en büyük delilin sahibi ben olacağım.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>*Duhâ’2</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><div class="saboxplugin-wrap" itemtype="http://schema.org/Person" itemscope itemprop="author"><div class="saboxplugin-tab"><div class="saboxplugin-gravatar"><img decoding="async" src="https://i0.wp.com/www.geceyim.com/wp-content/uploads/ultimatemember/29/profile_photo-190x190.jpg?resize=100%2C100&#038;ssl=1" class="gravatar avatar avatar-100 um-avatar um-avatar-uploaded" width="100" height="100" alt="Furkan Dilekci" data-default="https://www.geceyim.com/wp-content/plugins/ultimate-member/assets/img/default_avatar.jpg" onerror="if ( ! this.getAttribute('data-load-error') ){ this.setAttribute('data-load-error', '1');this.setAttribute('src', this.getAttribute('data-default'));}" loading="lazy" data-recalc-dims="1" /></div><div class="saboxplugin-authorname"><a href="https://www.geceyim.com/author/furkandlkci/" class="vcard author" rel="author"><span class="fn">Furkan Dilekci</span></a></div><div class="saboxplugin-desc"><div itemprop="description"><p>Asude bir zerafet eşliğinde şiirle mest olan, ulvi güzelliklere hasım, inatçı umutlara yoldaş, ikbali vuslat yolcusu ya da acılarıyla beslenen insan-ı kamil ruhu.</p>
</div></div><div class="clearfix"></div></div></div><br />
<div class="page_counter_label"><span class="page_counter_text" style="color:#000000;background:#FFFFFF;">Toplam Ziyaret Sayısı: 1515</span></div></p>
 <p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.geceyim.com/gecenin-karanliktaki-dinginligine-ant-olsun/">Gecenin Karanlıktaki Dinginliğine Ant Olsun</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.geceyim.com">Geceyim</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.geceyim.com/gecenin-karanliktaki-dinginligine-ant-olsun/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">5764</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Tevfik Fikret, Toplum ve Atatürk</title>
		<link>https://www.geceyim.com/tevfik-fikret-toplum-ve-ataturk/</link>
					<comments>https://www.geceyim.com/tevfik-fikret-toplum-ve-ataturk/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Geceyim]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 31 Dec 2018 15:06:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İz Bırakanlar]]></category>
		<category><![CDATA[tevfikfikret]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.geceyim.com/?p=2751</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ülkücü bir şair olan Tevfik Fikret, düşüncelerini, arzularını, kırgınlıklarını ve doğruluğuna inandığı şeyleri, şiirleriyle dile getirmiştir. Biz, O’nun ne derecede güçlü bir şair olduğunu ele alma amacında değiliz. O’nu edebiyat tarihçileri kuşkusuz ki baş köşeye oturtacaklardır. Burada amaç, O’nun dönemini ve geleceği etkileyen düşünce ve kişilik yapısını ele almak ve bu özelliklerinin Mustafa Kemal Atatürk &#8230;</p>
<p class="read-more"> <a class="" href="https://www.geceyim.com/tevfik-fikret-toplum-ve-ataturk/"> <span class="screen-reader-text">Tevfik Fikret, Toplum ve Atatürk</span> Devamı &#187;</a></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.geceyim.com/tevfik-fikret-toplum-ve-ataturk/">Tevfik Fikret, Toplum ve Atatürk</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.geceyim.com">Geceyim</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Ülkücü bir şair olan Tevfik
Fikret, düşüncelerini, arzularını, kırgınlıklarını ve doğruluğuna inandığı
şeyleri, şiirleriyle dile getirmiştir. Biz, O’nun ne derecede güçlü bir şair
olduğunu ele alma amacında değiliz. O’nu edebiyat tarihçileri kuşkusuz ki baş
köşeye oturtacaklardır. Burada amaç, O’nun dönemini ve geleceği etkileyen düşünce
ve kişilik yapısını ele almak ve bu özelliklerinin Mustafa Kemal Atatürk
üzerindeki etkilerine değinmeye çalışmaktır.</p>



<p>Toplumsal değişmeler, toplum
kesimlerindeki değişme bilincinin oluşmasıyla gerçekleşebilir ve bu, bir
insanın yaşamına göre oldukça uzun bir süredir. Açıkça şunu söyleyebiliriz ki,
Tevfik Fikret’in umut bağladığı güneş, Mustafa Kemal’den başkası değildir.
Ancak Mustafa Kemal Atatürk ve O’nun gerçekleştirdikleri, Tevfik Fikret’in
arzularını yerine getirebilmiştir.</p>



<p>Ünlü “Ferda” şiirinin sonunda Fikret şöyle sesleniyor: <br> <br> Yükselmeli, dokunmalı alnın semalara,<br>Doymaz beşer dedikleri kuş itilâlalara,<br>Uğraş, didin, düşün, ara, bul, koş, atıl, bağır,<br>Durmak zamanı geçti, çalışmak zamanıdır.<br></p>



<p>Gençlik,
yani Fikret’in deyişiyle o “fezâ-yı ferdanın küçük güneşleri” birer birer nasıl
uyanacaklardı? Her genç bir güneş gibi parladığında, dünya aydınlığa boğulacak,
karanlıklar sona erecekti. Ama, bu güneşlerin karanlığı sona erdirmeleri için
neler yapmak gerekiyordu? Bu, noktada Fikret, millî ve çağdaş eğitimin gerekliliğine
inanır. Kendisi de, şiirleriyle gençliğe rehber olan, ışık tutan bir
eğitimciydi. O zamana değin kimsenin bu denli yalın biçimde seslenme gereğini
ve cesaretini bulamadığı toplumsal sorunlara cesaretle eğilmiş, bu sorunların
düzeltilmesi için gençliği göreve çağırmıştır. Arzu ettiği toplumsal düzeni
kuracak olan gençliğe, gelecekte oynayacakları rol hakkında, onlara cesaret ve
umut verecek dizelerle seslenmiş ve gelecek günlerin oluşumunda, gençliğin
olumsuz rollere de alet olabileceğini hesaba katarak, onları şu dizelerle
uyarma gereğini duymuştur.</p>



<p>Ferda senin dedim, beni alkışladın; hayır, <br>Her şey senin değil, sana ferda vediadır,<br>Her şey vediadır sana, ey genç unutma ki<br>Senden de bir hesap arar, ati-i müşteki.<br>Maziye şimdi sen bakıyorsun pür-intibah,<br>Ati de senden eyleyecek böyle iştibah.<br></p>



<p>Fikret,
yıllar sonra ölümsüz bir seslenişte anıtlaşacak olan Atatürk’ün Türk
Gençliği’ne Hitabe’sindeki inanç ve güven dolu anlatımını da müjdeler gibidir.
Gerçekten Fikret, bu inanç ve güvenle gençlere: “Gençler, bütün ümid-i vatan
şimdi sizdedir” diye seslenir.</p>



<p>Buna
benzer uyarılarını çeşitli dizelerinde yineleyen Fikret, yıllar sonra ölümsüz
bir seslenişte anıtlaşacak olan Atatürk’ün Türk Gençliği’ne Hitabe’sindeki
inanç ve güven dolu anlatımını da müjdeler gibidir. Gerçekten Fikret, bu inanç
ve güvenle gençlere: “Gençler, bütün ümid-i vatan şimdi sizdedir” diye seslenir.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="454" height="450" data-attachment-id="2740" data-permalink="https://www.geceyim.com/tevfik-fikret-ve-edebiyat/tevfik-fikret-mihri-musfik/" data-orig-file="https://i0.wp.com/www.geceyim.com/wp-content/uploads/2018/12/tevfik-fikret-mihri-musfik.jpg?fit=454%2C450&amp;ssl=1" data-orig-size="454,450" data-comments-opened="1" data-image-meta="{&quot;aperture&quot;:&quot;0&quot;,&quot;credit&quot;:&quot;&quot;,&quot;camera&quot;:&quot;&quot;,&quot;caption&quot;:&quot;&quot;,&quot;created_timestamp&quot;:&quot;0&quot;,&quot;copyright&quot;:&quot;&quot;,&quot;focal_length&quot;:&quot;0&quot;,&quot;iso&quot;:&quot;0&quot;,&quot;shutter_speed&quot;:&quot;0&quot;,&quot;title&quot;:&quot;&quot;,&quot;orientation&quot;:&quot;0&quot;}" data-image-title="tevfik-fikret-mihri-musfik" data-image-description="" data-image-caption="" data-medium-file="https://i0.wp.com/www.geceyim.com/wp-content/uploads/2018/12/tevfik-fikret-mihri-musfik.jpg?fit=300%2C297&amp;ssl=1" data-large-file="https://i0.wp.com/www.geceyim.com/wp-content/uploads/2018/12/tevfik-fikret-mihri-musfik.jpg?fit=454%2C450&amp;ssl=1" src="https://i0.wp.com/www.geceyim.com/wp-content/uploads/2018/12/tevfik-fikret-mihri-musfik.jpg?resize=454%2C450" alt="" class="wp-image-2740" data-recalc-dims="1"/></figure></div>



<p>Geleceği elleriyle kuran
gençlik, ancak çağdaş bir eğitimle yetiştirilirse, istenilen misyonu
üstlenebilir. Bu nedenle gençliğe bilimin en son buluşları öğretilmelidir.
Gençlik çalışmalarında bilimsel yöntemi benimsemelidir. Çalışmanın ve bilimin
gösterdiği yolda ilerlemenin önemine değinirken, Batı Dünyası’nın bilim yolunu
izleme ve çalışma yöntemlerine de parmak basan Tevfik Fikret, bir gün fennin şu
siyah toprağı altın yapacağına, “irfan” gücüyle her şeyin olacağına inanır.</p>



<p>O, güçlü bir dava adamıdır.
Belirgin bir özelliği, inandığı bir davayı azimle ve inançla sürdürmek ve
öncülük etmektir. “Halûk’un Vedaı” adlı şiirinde, oğluna şöyle seslenmektedir:</p>



<p>Koşan
elbet varır, düşen kalkar,</p>



<p>Kara
taştan su damla damla akar,</p>



<p>Birikir,
sonra bir gümüş göl olur,</p>



<p>Arayan
hakkı en sonunda bulur.</p>



<p>O’nun inandığı bir dava
uğrunda, ne denli güçlü bir kişiliğe sahip olduğunu, gazeteci-yazar Hüseyin
Cahit Yalçın şöyle anlatır: “Padişah II. Abdülhamit’in tahta çıkışı yıldönümüne
rastlayan bir gecede yaptığım mehtap gezisini kendisine anlatayım dedim.
Aldığım karşılık şu oldu: ‘Ben böyle gecelerde evimde mum bile yakmam’. İşte
Fikret, böylesine güçlü ve inançlı bir dava adamıdır. O, bütün yaşamını
vatanına, milletine hasretmiş bir fedai ve bir büyük idealisttir.</p>



<p>Millî
Eğitim eski bakanlarından Hasan Âli Yücel de, Tevfik Fikret’in üzerinde durduğu
konuları “ahlaksal, siyasal, dinsel alanlar” diye sıralar ve O’nun bu alanlarda
bir ömür boyu sürdürmüş olduğu savaşımı üç bölüme ayırır: 1- Bağnazlığa karşı
savaş, 2- Baskı yönetiminden nefret, 3- Ahlâksızlığa karşı açtığı savaş.</p>



<p>Türk
Milleti’nin kurtarıcısı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ölümsüz önder Gazi
Mustafa Kemal Atatürk’ün düşünce yapısının ve kişiliğinin oluşumunda, Tevfik
Fikret’in büyük bir rolü olmuştur. Öyle ki, her ikisinin de düşünce ve
eylemlerinin karşılaştırılmasının sonucunda, Fikret’in arzuladığı genç tipinin
Atatürk’te toplandığı ve Türk Devrimi’nin de, Fikret’in istediği sosyal
değişmelerin gerçekleştiği bir hareket olduğu ileri sürülebilir.Daha başka bir
deyişle; “Siz ey feza-yı ferdanın küçük güneşleri / Artık birer birer uyanın”
diye haykırırken Fikret’in, o küçük güneşlerden yapmalarını istediği şeyler,
Mustafa Kemal Atatürk’ün Türk İnkılâbı’nı gerçekleştirmesiyle yerine
gelmiştir.Kaldı ki, Fikret’i düşünce bütünlüğü ile Atatürk o derece benimsemiştir
ki; “Fikret kimdir biliyor musunuz? O’nu tanıyanlar, benim ne yapmak istediğimi
kavrayacak kimselerdir” sözü, Atatürk’e aittir. Saadettin Kaynak’ın aktardığı
bir anekdottan da görüldüğü gibi; “Tevfik Fikret’in Tarih-i Kadim’i yok mu;
işte O, dünyada yapılması gereken bütün inkılâpların kaynağıdır”
değerlendirmesini Atatürk, büyük bir coşku içinde yapmıştır.</p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" width="602" height="450" data-attachment-id="2723" data-permalink="https://www.geceyim.com/tevfik-fikret-hayati/tevfik-fikret-ali-sami-yen/" data-orig-file="https://i0.wp.com/www.geceyim.com/wp-content/uploads/2018/12/tevfik-fikret-ali-sami-yen.jpg?fit=602%2C450&amp;ssl=1" data-orig-size="602,450" data-comments-opened="1" data-image-meta="{&quot;aperture&quot;:&quot;0&quot;,&quot;credit&quot;:&quot;&quot;,&quot;camera&quot;:&quot;&quot;,&quot;caption&quot;:&quot;&quot;,&quot;created_timestamp&quot;:&quot;0&quot;,&quot;copyright&quot;:&quot;&quot;,&quot;focal_length&quot;:&quot;0&quot;,&quot;iso&quot;:&quot;0&quot;,&quot;shutter_speed&quot;:&quot;0&quot;,&quot;title&quot;:&quot;&quot;,&quot;orientation&quot;:&quot;0&quot;}" data-image-title="tevfik-fikret-ali-sami-yen" data-image-description="" data-image-caption="" data-medium-file="https://i0.wp.com/www.geceyim.com/wp-content/uploads/2018/12/tevfik-fikret-ali-sami-yen.jpg?fit=300%2C224&amp;ssl=1" data-large-file="https://i0.wp.com/www.geceyim.com/wp-content/uploads/2018/12/tevfik-fikret-ali-sami-yen.jpg?fit=602%2C450&amp;ssl=1" src="https://i0.wp.com/www.geceyim.com/wp-content/uploads/2018/12/tevfik-fikret-ali-sami-yen.jpg?resize=602%2C450" alt="" class="wp-image-2723" data-recalc-dims="1"/></figure>



<p>Osmanlı Devleti’nin ve Türk
Milleti’nin en karanlık günlerini yaşadığı Mütareke Dönemi’nde, yani 1918’de,
Fikret’in ölümünün üçüncü yılında, yanında Süleyman Nazif ve Faik Ali de olduğu
halde, Fikret’in müze haline getirilen evini, yani Aşiyân’ı ziyaret etmiş;
arkadaşlarıyla birlikte, müzedeki özel deftere şunları yazmıştır: “Tavâf-ı
tahatturunda bulunmakla mübâhi perestişkârân-ı Fikret”. Günümüz Türkçesi ile
anlamı şudur: “Anma ziyaretinde bulunmakla kıvanç duyan Fikret dostları”17.</p>



<p>Kendisine
“Fikret dostu” deyimini yakıştıran Atatürk, bu ziyarete giderken, Harbiye’den
Manej Hocası Emin Bey’e rastlamış ve “Ben inkılâb ruhunu ondan aldım. Ziyaret
edeceğim yerlerin başında elbette ki Aşiyân gelir” demiştir18.</p>



<p>Atatürk’ün
düşünce ve kişilik yapısının oluşumunda, Tevfik Fikret’in ne derecede büyük bir
rol oynadığını açıklamaya, verilen bu örnekler yeterli gelir. Ama, Atatürk’e
yakın olmuş kimi kişilerden günümüze ulaşmış bazı anılar vardır ki, O’nun
Fikret’e verdiği değeri ve duyduğu hayranlığı bütün açıklığıyla gözler önüne
serer.</p>



<p>Yine Çankaya’da, Atatürk’ün
sofrasında bulunan davetlilerden birisi, edebiyat üzerine konuşulurken,
Fikret’in iyi bir şair olmadığını söyleyecek olur. Atatürk büyük bir iğbirarla
kaşlarını çatarak, Fikret’ten şu dizeyi okur:</p>



<p>Milyonla barındırdığın ecsâd arasından,<br>Kaç nasiye vardır çıkacak; pak ü dırahşân.<br></p>



<p>Dize;
“milyonla sakladığın cesetler arasından alnı temiz ve pırıl pırıl çıkacak olan
kaçtır?” anlamına gelmektedir. Dizeyi okuduktan sonra Atatürk hiddetle devam
eder: “O, karanlıklar içinde bir nur gören ve halkını o nura doğru götürmeye
çalışan Fikret bu feryadı koparırken, sizler nerelerdeydiniz? Niçin içinizden
kimse O’nun gibi feryat etmedi? Ben Fikret’e yetişemedim. O’nun sohbetinden
istifade edemedim… Fakat O’nun bütün eserlerini okudum. Birçoğu da
ezberimdedir. O, hem büyük bir şair, hem de büyük bir insandır. Efendiler!
Zaten parmakla gösterilecek kadar az olan büyük adamlarımızı küçültmeye
kalkışmayalım”.</p>



<p>Atatürk’e ait bazı sözlerle,
Tevfik Fikret’in bazı dizeleri arasında, şaşılacak kadar büyük benzerlikler
vardır. Hakkı üstün tutan, bilimi rehber alan; çalışmayı öğütleyen; müstebide
karşı direnmeyi, kadına insan olma onurunu kazandırmaya çalışan; bütün ümidini
gençliğe bağlayan Fikret’in dizeleri, Mustafa Kemal Atatürk’ün bazı sözlerinin
kaynağı olmuştur. Atatürk’ün düşünce yapısının oluşumunda Fikret’in önemli
rolünü ortaya koymaya yarayacak bazı örneklerle, bu benzerliği saptamakta büyük
yarar bulunmaktadır.</p>



<p style="text-align:right">Tevfik Fikret:<br>Kimseden ümid-i feyz etmem, dilenmem perr ü bâl,<br>Kendi cevvim, kendi eflakimde,kendim tariim.<br>İnhina, tavk-ı esaretten girândır boynuma,<br>Fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür bir şairim.<br></p>



<p>Atatürk:<br>“Hiçbir zaman hatırınızdan çıkmasın ki, cumhuriyet sizden fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister”.</p>



<p></p>



<p style="text-align:right">Tevfik Fikret:<br>Haktadır, haktır en büyük kuvvet,<br>Ey yarının inkılâb ordusunda çarpışacak kahraman,<br>Öğren işte: Kuvvet Hak,<br>Zulmün topu var, güllesi var, kal’âsı varsa,<br>Hakkında bükülmez kolu, dönmez yüzü vardır.<br>Haksızlık eden başları bir gün koparırlar.<br></p>



<p>Atatürk:<br> “Şunu benimsemek gerekir ki, dünyada bir hak vardır. Ve hak gücün kat kat üstündedir”.</p>



<p> </p>



<p style="text-align:right">Tevfik Fikret:<br>Bir şey ki akla, mantığa uyar o dindir,<br>Hayatta en hakiki mürşit, ilimdir. <br></p>



<p>Atatürk:<br>“Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir. İlmin dışında mürşit aramak gaflettir, dalâlettir, cehalettir”.</p>



<p></p>



<p style="text-align:right">Tevfik Fikret:<br>Elbet sefil olursa kadın alçalır beşer.<br></p>



<p>Atatürk:<br>“Hanımlarımız, hatta erkeklerimizden daha münevver olmalıdır. Eğer milletin hakiki anası olmak istiyorlarsa. </p>



<p><strong>SONUÇ</strong></p>



<p>Buraya
kadar anlatılanlardan çıkarılacak sonuç şudur: Tevfik Fikret, Mustafa Kemal’in
en çok etkilendiği Türk edib ve düşünürlerinden birisidir. O; “Ben inkılâp
ruhunu ondan aldım”, “Tevfik Fikret’i tanıyanlar, benim ne yapmak istediğimi
kavrayacak kimselerdir” sözleriyle, ilham aldığı kişilerin başında, Fikret’in
geldiğini vurgulamıştır. Hatta o kadar ileri gidilebilir ki, Tevfik Fikret: “Ey
feza-yı ferdanın küçük güneşleri; artık birer birer uyanın” diye seslenirken,
gelecekte Mustafa Kemal Atatürk gibi bir Türk evladının doğmasını istemiş ve
Mustafa Kemal Fikret’in dediklerini ve davranışlarını doğrulayan Türk genci
olmuştur demek, hiç de mübalâğa olmaz. Bu nedenle, Türk İnkılâbı’nın düşünce
evrelerinde, Tevfik Fikret’in düşünceleri, yeri doldurulamaz derecede büyük rol
oynar.</p>



<p>Kaynak:</p>



<figure class="wp-block-embed-wordpress wp-block-embed is-type-wp-embed is-provider-ataturk-arastirma-merkezi"><div class="wp-block-embed__wrapper">
http://www.atam.gov.tr/dergi/sayi-33/tevfik-fikret-ve-ataturk-uzerindeki-etkileri
</div></figure>
 <p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.geceyim.com/tevfik-fikret-toplum-ve-ataturk/">Tevfik Fikret, Toplum ve Atatürk</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.geceyim.com">Geceyim</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.geceyim.com/tevfik-fikret-toplum-ve-ataturk/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">2751</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Tevfik Fikret ve Edebiyat</title>
		<link>https://www.geceyim.com/tevfik-fikret-ve-edebiyat/</link>
					<comments>https://www.geceyim.com/tevfik-fikret-ve-edebiyat/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Geceyim]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Dec 2018 13:00:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İz Bırakanlar]]></category>
		<category><![CDATA[tevfikfikret]]></category>
		<category><![CDATA[tevfikret]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.geceyim.com/?p=2738</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tevfik Fikret, 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Tanzimat ruhuyla yetişen ve o ruhun edebiyatımıza kazandırmaya çalıştığı yeni değer yargılarıyla beslenen yenilikçi ve değişimci zihniyetin bir devamı olarak yüzyılın sonlarına doğru Türk edebiyatında adını duyurmaya başlamış bir sanatçıdır. Servet-i Fünûn dergisi ile yeni bir edebi hareketin başlatılmasında gösterdiği liderlik vasfı, sanatı ile de aynı düzeyde bir &#8230;</p>
<p class="read-more"> <a class="" href="https://www.geceyim.com/tevfik-fikret-ve-edebiyat/"> <span class="screen-reader-text">Tevfik Fikret ve Edebiyat</span> Devamı &#187;</a></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.geceyim.com/tevfik-fikret-ve-edebiyat/">Tevfik Fikret ve Edebiyat</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.geceyim.com">Geceyim</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Tevfik Fikret, 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren
Tanzimat ruhuyla yetişen ve o ruhun edebiyatımıza kazandırmaya çalıştığı yeni
değer yargılarıyla beslenen yenilikçi ve değişimci zihniyetin bir devamı olarak
yüzyılın sonlarına doğru Türk edebiyatında adını duyurmaya başlamış bir
sanatçıdır.</p>



<p>Servet-i Fünûn dergisi ile yeni bir edebi hareketin
başlatılmasında gösterdiği liderlik vasfı, sanatı ile de aynı düzeyde bir seyir
gösteren şairin bu dönemde kaleme aldığı şiirler, hem konu dağarcığı ile
karşımıza çıkar hem de şiirinin kompozisyonu ile kendinden önce üstâdlarının
çizdiği yolda yeni ve farklı bir oluşum göstermiştir.</p>



<p>Hocası Recaizade Mahmut Ekrem &#8220;Zerratdan şumûsa kadar
her güzel şey şiirdir&#8221; demişti, Tevfik Fikret ise bu hükmü bir sanat
ilkesi olarak aldı ve buradaki güzel kavramını kaldırarak &#8220;her şey&#8221;
şiire konu olabilir ilkesini getirdi.</p>



<p>Bu dönemde Tevfik Fikret&#8217;in kaleme aldığı nesirleri de
ayrıca dikkat çekici niteliktedir. Bu yazılar hem kendi sanat anlayışını
yansıtması bakımından hem de Serve-i Fünûn hareketinin edebiyat ve sanat
anlayışını dile getirmesi bakımından ayrı bir önem taşımaktadır.</p>



<p>Tevfik Fikret&#8217;in 1901 sonrası kaleme aldığı şiirlerinde
büyük bir değişim gözlenir. Servet-i Fünûn yıllarında daha ılımlı, daha yumuşak
bir üslûpla şiirler yazan sanatçı topluluğun dağılması ve ilk inziva günlerinin
yarattığı ruh hali ile daha sert ve daha yüksek bir perdeden siyasi şiirler ile
karşımıza çıkmaktadır. Bunun ilk örneğini &#8220;Sis&#8221; ile veren şair
ölümüne kadar yazdığı şiirlerde hep bu üslubu korumuştur. (Şermin hariç)</p>



<p>Tevfik Fikret, nazım biçimi, nazım tekniği gibi konularda
üstün bir hassasiyet duygusu taşırken dil konusunda böyle bir tutum
sergilememiştir. Araştırmacılar Tevfik Fikret&#8217;in şiirini canlı kılacak hatta
yaşatacak bir Türkçenin kaygısının hiç çekmediğini sık sık dile getirmişlerdir.
Bunun sonucu olarak da dildekieski söyleyişe ve kendilerinin yarattığı yeni terkiplere
aşırı yönelme ve bağlanma şiirinde ortaya koymaya çalıştığı tüm yeni değerleri
ve yargıları ikinci plana atmıştır.</p>



<p>Ferda, Millet Şarkısı, Hân-ı Yağma, Halûk&#8217;un Vedâ&#8217;ı Tevfik
Fikrenin yalın ve anlaşılır bir Türkçeye yöneldiği meşhur şiirleridir.</p>



<amp-fit-text layout="fixed-height" min-font-size="14" max-font-size="48" height="50"><h4 class="wp-block-heading"><strong>Meşrutiyet Öncesi Yazılan Önemli Şiirleri</strong></h4></amp-fit-text>



<p><strong>Sis:</strong></p>



<ul><li>Sis önce Tanin gazetesinin ilk sayısında daha sonra Rübâb-ı Şikeste&#8217;nin
yeni baskısında yayımlanmıştır.</li><li>Sis, II. Abdülhamit rejimi dönemi İstanbul&#8217;una duyulan nefretin şiiridir.</li><li>Sis; İstanbul&#8217;dan hareketle dönemin çürümüşlüklerini vb. vs.
hicveden/eleştiren ilk örnektir.</li><li>Sis adlı şiir büyük tepki görünce Tevfik Fikret bir anlamda özür
niteliğinde &#8220;Rücû&#8221; adlı şiirini kaleme almıştır.</li><li>Yahya Kemal, Sis şiirine karşı Siste Söylenişler adlı bir şiir
kaleme almıştır.</li></ul>



<p><strong>Sabah Olursa:</strong>
Hürriyet temasına dayanan bir şiirdir.</p>



<p><strong>Bir Lahza-i Taahhûr</strong>:
Fikret&#8217;in en çok yankı uyandıran ve eleştirilen şiiridir. Bu şiirin aynı
zamanda siyasi bir hikayesi vardır. Bu şiir, 21 Temmuz 1905 tarihinde Ermeni
lobisinin Abdülhamid&#8217;e düzenlediği fakat padişahın Cuma selamlığında devlet
erkanı ile sohbetinin uzaması üzerine başarısızlıkla sonuçlanan suikast üzerine
kaleme alınmıştır.</p>



<p><strong>Tarih-i Kâdim</strong>:
</p>



<ul><li>Bu dönemde çokça tepki toplayan şiirler arasındadır.</li><li>Tarih-i Kâdim&#8217;de tarihin derinliklerinden gelen değerlere dair
olumsuz bir benzetme yapılmak suretiyle Türk tarihinin ve kültürünün değerleri
bir &#8220;hortlak&#8221; metaforu ile anlatılmıştır. Bu şiirde Tevfik Fikret&#8217;in
inançsızlık temine saplanıp kaldığını görüyoruz.</li><li>Tarih-i Kâdim, Tevfik Fikret ile Mehmet Akif Ersoy&#8217;un edebiyatımızdaki
o meşhur tartışmayı alevleyen şiiridir.</li><li>Bu şiirden sonra Tevfik Fikret Mehmet Akif&#8217;i &#8220;Molla Sırat&#8221;;
Mehmet Akif de Tevfik Fikret&#8217;i &#8220;Zangoç&#8221; olarak eleştirmiştir.</li><li>Mehmet Akif&#8217;in eleştirileri üzerine Tevfik Fikret &#8220;Tarih-i
Kadim&#8217;e Zeyl&#8221; adlı eserini yazmıştır.</li></ul>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter"><img decoding="async" width="454" height="450" data-attachment-id="2740" data-permalink="https://www.geceyim.com/tevfik-fikret-ve-edebiyat/tevfik-fikret-mihri-musfik/" data-orig-file="https://i0.wp.com/www.geceyim.com/wp-content/uploads/2018/12/tevfik-fikret-mihri-musfik.jpg?fit=454%2C450&amp;ssl=1" data-orig-size="454,450" data-comments-opened="1" data-image-meta="{&quot;aperture&quot;:&quot;0&quot;,&quot;credit&quot;:&quot;&quot;,&quot;camera&quot;:&quot;&quot;,&quot;caption&quot;:&quot;&quot;,&quot;created_timestamp&quot;:&quot;0&quot;,&quot;copyright&quot;:&quot;&quot;,&quot;focal_length&quot;:&quot;0&quot;,&quot;iso&quot;:&quot;0&quot;,&quot;shutter_speed&quot;:&quot;0&quot;,&quot;title&quot;:&quot;&quot;,&quot;orientation&quot;:&quot;0&quot;}" data-image-title="tevfik-fikret-mihri-musfik" data-image-description="" data-image-caption="" data-medium-file="https://i0.wp.com/www.geceyim.com/wp-content/uploads/2018/12/tevfik-fikret-mihri-musfik.jpg?fit=300%2C297&amp;ssl=1" data-large-file="https://i0.wp.com/www.geceyim.com/wp-content/uploads/2018/12/tevfik-fikret-mihri-musfik.jpg?fit=454%2C450&amp;ssl=1" src="https://i0.wp.com/www.geceyim.com/wp-content/uploads/2018/12/tevfik-fikret-mihri-musfik.jpg?resize=454%2C450" alt="" class="wp-image-2740" data-recalc-dims="1"/></figure></div>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>Meşrutiyet Sonrası Yazılan Önemli Şiirleri</strong></h4>



<ul><li>Millet Şarkısı: Bu dönemin en önemli şiiri Millet Şarkısı&#8217;dır.</li><li>Meşrutiyet sonrasının ilk kitabı Halûk&#8217;un Defteri&#8217;dir.</li><li>Halûk &#8216;un Defteri yayımlanmadan önce yayımlanan en meşhur şiirleri;
Vatan Şarkısı, Bir Güfte, Kitabe, Darü&#8217;l Muallimin Marşı.</li><li>Halûk&#8217;un Defteri adlı eser üç bölümden oluşur. Bu eser bütünüyle
Halûk&#8217;un kişiliğinde Türk gençliğine yol göstermek için kaleme alınmıştır.
Kitabın ikinci bölümünün adı &#8220;Hayata Karşı Beşer&#8221;; üçüncü bölümünün
adı ise Hitabeler&#8217;dir. Haluk&#8217;un Defteri&#8217;ndeki Doğan Güneşe adlı eser &#8220;meşrutiyet&#8221;
için yazılmıştır.</li><li>Haluk&#8217;un Vedâ&#8217;ı ise Halûk&#8217;un Avrupa&#8217;ya tahsil görmek üzere gidişini
anlatır.</li><li>Haluk&#8217;un Amentüsü, adlı şiirinde bilimin önemi vurgulanmıştır.</li><li>Meşrutiyet sonrasında çocuklar için kaleme aldığı Şermin dışındaki
şiirler genellikle ülkenin içinde bulunduğu sıkıntıların neticesinde şairde
uyanan karamsarlık duygularının ürünüdür.</li><li>İttihat ve Terakki&#8217;nin Meclis-i Mebûsan&#8217;ı kapatması üzerine Fikret
&#8220;Doksan Beşe Doğru&#8221; adlı şiirini kaleme almıştır. Bu kapanma olayını,
Abdülhamid&#8217;in ilk meclisi kapattığı hicrî 1295 yılındaki olaya benzetir ve
bundan dolayı da şiirine 95 tarihini isim olarak verir.</li></ul>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>Tevfik Fikret&#8217;in Şiir Dünyasına ve
Eserlerine İlişkin Önemli Hususlar</strong></h4>



<ul><li>Hasta Çocuk adlı manzum öyküsü kulağa göre kafiye tartışmalarının
yaşandığı dönemde kaleme alınmıştır ve Servet-i Fünûn kuşağının kafiye
tercihinin ne olduğu yönündeki ilk önemli örnekti.</li><li>Hasta Çocuk şiirinde bahsedilen çocuk, oğlu Halûk&#8217;tur.</li><li>Servet-i Fünûn dergisi 256. sayıdan itibaren edebiyat ürünlerine
yer vermeye başlamıştır, Hasta Çocuk ise 257. sayıda çıkmıştır. Yani bu şiir
hem edebi hareketin hem de Fikret&#8217;in dergide yayımlanan İlk şiiri oluyordu.</li><li>1896- 1901 yılları arasında yayımlanan şiirler Rübâb-ı Şikeste adlı
eserinde bir araya getirilmiştir. Bu eserin ilk baskısı 1899&#8217;da yapılmıştır. İlk
baskı acemice ve eksik olduğu için eser ikinci kez genişletilmiş olarak basılmıştır.</li><li>Hemşirem İçin, Uzletgeh-i Mader-i Ziyaret, Halûk&#8217;un Bayramı, Halûk
İçin, Yine Halûk, Halûk&#8217;un Sesi, Yarın; aile temasını işlediği şiirlerdir.</li><li>Hasta Çocuk, Balıkçılar, Nesrin, Ramazan Sadakası adlı eserleri
günlük hayatı yansıtmaktadır.</li><li>Tevfik Fikret&#8217;in aşk şiiri oldukça azdır. En meşhur aşk şiiri
olarak &#8220;Tesadüf&#8221; kabul edilir genellikle.</li><li>Tabiat şiirlerinde ressamlığının etkisi hissedilmektedir.</li><li>Yapma Çiçek Yapan Kıza, Resmini Yaparken, Aveng-i Şuhûr, Bir Yaz
Levhası, Yağmur önemli tabiat şiirleridir. Tevfik Fikret&#8217;in en meşhur tabiat şiiri:
Yağmur&#8217;dur.</li><li>Aveng-i Şuhûr önemli bir eserdir. Bu eser aslında bir seri olarak
kaleme alınmıştır. Yılın her bir ayı için şiirler yazmıştır. Bu şiirler dergide
yayımlanırken aynı zamanda şiirin yanına o ayı temsilen bir resim de konulmuştur.
Aveng-i Şuhûr serisi, eski edebiyat geleneğindeki melhame ile ilişkilendirilebilir.
Aveng-i Şuhûr serisi François Coppee&#8217;nin &#8220;Aylar&#8221; adlı şiirinden etkilenilerek
kaleme alınmıştır.</li><li>Aveng-i Tesâvîr portre şiir türünün yeni Türk edebiyatındaki ilk
başarılı örneğidir. Bu şiirlerde Tevfik Fikret&#8217;in önemli olarak gördüğü 12
edebiyatçı ele alınmıştır. Fuzûlî, Cenap, Nedim, Hamit, Üstad Ekrem, Rıza
Tevfik, İsmail Safa, Ahmet Mithat ele alınan sanatçılardan bazılarıdır. Ahmet
Mithat bu şiirlerde &#8220;Timsâl-i Cehalet&#8221; başlığı altında ele alınmıştır.</li><li>Tefekkür, Gayya-ı Vücud Ukde-i Hayat, Per-de-i Teselli Fikret&#8217;in
önemli felsefi şiirleridir.</li><li>Tevfik Fikret &#8216;in &#8220;Tevhid&#8221; adlı eseri Şinasi&#8217;nin akılcı
yaklaşımına uygun dinî bir şiirdir. Eserin adının Tevhid olması eski edebiyat
geleneğini akla getirmemelidir.</li><li>Tevfik Fikret şiire eski gelenekle başlamıştır bu dönemde kaleme
aldığı şiirlerinde &#8220;Nazmî&#8221; mahlasını kullanmıştır.</li></ul>



<p>Şermin:<br>Tevfik Fikret&#8217;in hece ölçüsüyle ve sade bir dille çocuklar için yazdığı şiirlerini bir araya getirdiği eseridir. Tevfik Fikret eğitimci dostu Satı Bey&#8217;in ısrarına dayanamayarak onun açtığı bir okulda dersler vermiştir. Bu dersler sırasında çocukların duygularına uyum sağlamak için bazı çocuk şiirleri kaleme almıştır. Daha sonra bu şiirler Şermin adlı kitabı olarak yayımlanmıştır.</p>



<p><br></p>



<h4 class="wp-block-heading">Tevfik Fikret&#8217;in Sanat Anlayışı</h4>



<p>Rübâb-ı Şikeste -&gt; &#8220;sanat için sanat&#8221;</p>



<p>Halûk&#8217;un Defteri -&gt; geçiş süreci eseridir. Bu eseriyle
birlikte toplumcu şiire &#8220;yönelimi&#8221; söz konusudur. Ferda Promete, gibi
meşhur şiirleri bu kitaptadır.</p>



<p>Rübâbın Cevabı -&gt; &#8220;Toplum için sanat&#8221;</p>



<p>Tevfik Fikret&#8217;in Eserleri </p>



<p>Rübab-ı Şikeste (1900-1984) </p>



<p>Haluk&#8217;un Defteri (1911-1984) </p>



<p>Rübabın Cevabı (1911-1945) </p>



<p>Şermin (1914-1983) </p>



<p>Tarih-i Kadim (1905) </p>



<p>Son Şiirler (1952. Yay. Haz. Cevdet Kudret) </p>



<p></p>



<p></p>



<p>kaynak: www.turkedebiyati.org adresinden ve çeşitli kaynaklardan  derlenerek alınmıştır.</p>


<div class="page_counter_label"><span class="page_counter_text" style="color:#000000;background:#FFFFFF;">Toplam Ziyaret Sayısı: 1737</span></div>
 <p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.geceyim.com/tevfik-fikret-ve-edebiyat/">Tevfik Fikret ve Edebiyat</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.geceyim.com">Geceyim</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.geceyim.com/tevfik-fikret-ve-edebiyat/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">2738</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Tevfik Fikret Hayatı</title>
		<link>https://www.geceyim.com/tevfik-fikret-hayati/</link>
					<comments>https://www.geceyim.com/tevfik-fikret-hayati/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Geceyim]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Dec 2018 12:00:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İz Bırakanlar]]></category>
		<category><![CDATA[tevfikfikret]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.geceyim.com/?p=2721</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yarattığı konu zenginliği ile Türk şiirinin ufkunu açan, boyutlarını genişleten ve yeni bir şekil ve söyleyiş kurgusu oluşturmaya özen gösteren çabalarıyla kendinden sonra gelen kuşaklara, Cumhuriyet kuşağına ise fikri yönden büyük ölçüde örneklik etmiş sanatçıyı doğum günün içindeki haftada anıyoruz: Tevfik Fikret Asıl adı Mehmet Tevfik olan Fikret, 26 Aralık 1867&#8217;de İstanbul Kadırga&#8217;da dünyaya gelmiştir. &#8230;</p>
<p class="read-more"> <a class="" href="https://www.geceyim.com/tevfik-fikret-hayati/"> <span class="screen-reader-text">Tevfik Fikret Hayatı</span> Devamı &#187;</a></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.geceyim.com/tevfik-fikret-hayati/">Tevfik Fikret Hayatı</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.geceyim.com">Geceyim</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Yarattığı konu zenginliği ile Türk şiirinin ufkunu açan, boyutlarını genişleten ve yeni bir şekil ve söyleyiş kurgusu oluşturmaya özen gösteren çabalarıyla kendinden sonra gelen kuşaklara, Cumhuriyet kuşağına ise fikri yönden büyük ölçüde örneklik etmiş sanatçıyı doğum günün içindeki haftada anıyoruz: Tevfik Fikret</p>



<p><br></p>



<p>Asıl adı Mehmet Tevfik olan Fikret, 26 Aralık 1867&#8217;de İstanbul
Kadırga&#8217;da dünyaya gelmiştir. 11 yaşında Galatasaray Sultanisine girer. Çocuk
yaşlarında Hac’a giden annesi Refia Hanımı, dayısını kolera hastalığından ötürü
kaybeder. Ablası ise Hac’dan geri gelmiş ancak o da ağır bir hasta şeklinde
dönmüştür. Talihsizlik Tevfik Fikret’in peşini bırakmaz, iftiraya uğramış
babası sürgüne gönderilir ve 1905’te babası hayatını kaybeder. </p>



<p>1888’de yıllar sonra müdürü olacağı Galatasaray’ı birincilikle
bitirir Tevfik, ardından Hariciye Nezareti İstişare Kalemi’nde işe başlar.
Ancak burası ona uygun değildir ve kısa zaman sonra buradan ayrılır.</p>



<p>Galatasaray
Sultanisi’nin ilk yıllarında bile özünden gelen şairlik kendini göstermiştir.
İlk aşk şiiri Ahmet Mithat Efendi’nin Tercüman-ı Hakikat Gazetesi’nde çıkmış,
bu şiir daha sonra Müntehabat-ı Tercüman-ı Hakikat’in 533. sayfasında <em>“Mekteb-i Sultani dördüncü sınıf talebesinden
Tevfik Beyefendi’nindir”</em> takdimiyle yeniden yayımlanmıştır. <strong>Şiir Nazmi mahlasıyla yayımlanmıştır.</strong></p>



<p>1891&#8217;de
&#8220;Mirsad&#8221; dergisinin açtığı şiir yarışmasında birincilik kazanınca
edebiyat çevrelerinde adını duyurdu. 1892&#8217;de Mekteb-i Sultani&#8217;ye Türkçe
öğretmeni olarak atandı. 1894&#8217;te &#8220;Malumat&#8221; dergisini çıkaranlar
arasında yer aldı. 1895&#8217;te hükümetin memur maaşlarında kesinti yapmasını
protesto için görevinden ayrıldı.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" width="312" height="450" data-attachment-id="2722" data-permalink="https://www.geceyim.com/tevfik-fikret-hayati/tevfik-fikret-esinin-portresi1/" data-orig-file="https://i0.wp.com/www.geceyim.com/wp-content/uploads/2018/12/tevfik-fikret-esinin-portresi1.jpg?fit=312%2C450&amp;ssl=1" data-orig-size="312,450" data-comments-opened="1" data-image-meta="{&quot;aperture&quot;:&quot;0&quot;,&quot;credit&quot;:&quot;&quot;,&quot;camera&quot;:&quot;&quot;,&quot;caption&quot;:&quot;&quot;,&quot;created_timestamp&quot;:&quot;0&quot;,&quot;copyright&quot;:&quot;&quot;,&quot;focal_length&quot;:&quot;0&quot;,&quot;iso&quot;:&quot;0&quot;,&quot;shutter_speed&quot;:&quot;0&quot;,&quot;title&quot;:&quot;&quot;,&quot;orientation&quot;:&quot;0&quot;}" data-image-title="tevfik-fikret-esinin-portresi[1]" data-image-description="" data-image-caption="" data-medium-file="https://i0.wp.com/www.geceyim.com/wp-content/uploads/2018/12/tevfik-fikret-esinin-portresi1.jpg?fit=208%2C300&amp;ssl=1" data-large-file="https://i0.wp.com/www.geceyim.com/wp-content/uploads/2018/12/tevfik-fikret-esinin-portresi1.jpg?fit=312%2C450&amp;ssl=1" src="https://i0.wp.com/www.geceyim.com/wp-content/uploads/2018/12/tevfik-fikret-esinin-portresi1.jpg?resize=312%2C450" alt="" class="wp-image-2722" data-recalc-dims="1"/></figure></div>



<p>Tevfik 20 yaşındayken dayısının kızı Nazime ile evlenir. Fikret’in
Nazime Hanım’la evlenene kadar başka bir aşk hikayesine adı karışmamış.
Fikret’in önemli yönlerinden biri güçlü aile bağlarıdır. Bu yıllarda
Galatasaray’a öğretmen olarak girer. Bir süre sonra Recaizade Ekrem, Tevfik’i
Ahmet İhsan’la tanıştırır ve Servet-i Fünun’da yazmasını önerir. Bu öneri kabul
edilir ve Tevfik derginin yazı işlerinden sorumlu olur. Dergiye Ali Ekrem,
Cenab Şahabettin, Halit Ziya, Mehmet Rauf, Hüseyin Cahit gibi isimler katılır.
İlk şiirinden sonra artık Tevfik Fikret ismini kullanmaya başlar. Dergide
çalışmaya başladıktan altı ay sonra Tevfik’in oğlu Haluk dünyaya gelir. Yıl
1895’tir.</p>



<p>Türkçe öğretmeni olarak Robert Kolej&#8217;inde çalıştığı sıralarda aydınlar
üzerinde süren yoğun baskılar nedeniyle birkaç kez gözaltına alındı. Servet-i
Fünun Dergisi&#8217;nin yazı işleri müdürlüğü&#8217;ne getirildi. Dergi onun döneminde
Edebiyat-ı Cedide&#8217;nin yayın organı kimliği kazandı. II. Abdülhamit’in baskıcı
tutumu sürekli bir rahatsızlık kaynağı olur. Bu yıllarda Fikret, ilk tutuklanma
olayını yaşar ve bir gün sonra serbest bırakılır. Bir süre sonra da dergideki
görevinden ayrıldı.</p>



<p>Rumelihisarı’nda planlarını kendi çizdiği bir ev yaptırmaya
başlar. Üç katlı ahşap yapının inşaatı 1905’te tamamlanır. Toplumla arasına bir
mesafe koyabileceği, mesleğine devam edebileceği, ülkenin gidişatını uzaktan
izleyip eser üretebileceği Robert Koleji&#8217;nin hemen yanında bir ev
yaptırarak &#8220;Aşiyan(yuva)&#8221; adını verdi.</p>



<p>Eşi ve oğlu Halûk&#8217;la birlikte buraya yerleşti. 1908&#8217;de 2&#8217;nci
Meşrutiyet&#8217;in ateşli savunucularından biri oldu. Hüseyin Kazım Kadri ve Hüseyin
Cahit Yalçın&#8217;la birlikte &#8220;Tanin&#8221; gazetesini kurdu. Gazete İttihat ve
Terakki&#8217;nin yayın organı haline getirilmek istenince karşı çıktı ve Tanin&#8217;den
ayrıldı.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" width="602" height="450" data-attachment-id="2723" data-permalink="https://www.geceyim.com/tevfik-fikret-hayati/tevfik-fikret-ali-sami-yen/" data-orig-file="https://i0.wp.com/www.geceyim.com/wp-content/uploads/2018/12/tevfik-fikret-ali-sami-yen.jpg?fit=602%2C450&amp;ssl=1" data-orig-size="602,450" data-comments-opened="1" data-image-meta="{&quot;aperture&quot;:&quot;0&quot;,&quot;credit&quot;:&quot;&quot;,&quot;camera&quot;:&quot;&quot;,&quot;caption&quot;:&quot;&quot;,&quot;created_timestamp&quot;:&quot;0&quot;,&quot;copyright&quot;:&quot;&quot;,&quot;focal_length&quot;:&quot;0&quot;,&quot;iso&quot;:&quot;0&quot;,&quot;shutter_speed&quot;:&quot;0&quot;,&quot;title&quot;:&quot;&quot;,&quot;orientation&quot;:&quot;0&quot;}" data-image-title="tevfik-fikret-ali-sami-yen" data-image-description="" data-image-caption="" data-medium-file="https://i0.wp.com/www.geceyim.com/wp-content/uploads/2018/12/tevfik-fikret-ali-sami-yen.jpg?fit=300%2C224&amp;ssl=1" data-large-file="https://i0.wp.com/www.geceyim.com/wp-content/uploads/2018/12/tevfik-fikret-ali-sami-yen.jpg?fit=602%2C450&amp;ssl=1" src="https://i0.wp.com/www.geceyim.com/wp-content/uploads/2018/12/tevfik-fikret-ali-sami-yen.jpg?resize=602%2C450" alt="" class="wp-image-2723" data-recalc-dims="1"/></figure></div>



<p>Tevfik Fikret, Türkiye’nin yalnız edebi hayatında yenilik yapan
bir edip değil, aynı zamanda fikir ve felsefede de, Osmanlılık ideolojisinin
çok üstünde düşünüş tarzına sahip bir şairdir. Şiirde biçimde ve anlamda
değişim istemesi, serbest müstezatın öncüsü olması, Sis, Tarih-i Kadim, Rubab-ı
Şikeste, Han-ı Yağma, Promote gibi 100 yıl sonra bile önemli olan, geçerliliği
giderek artan, hem güncel hem klasik olarak okunabilecek şiirlerin sahibi.</p>



<p>Başlangıçta Muallim Naci ile Recaizade Mahmut Ekrem şiirleri arasında
uzunca bir arayış dönemi geçirdi. Daha sonra Fransız şiiriyle tanıştı.
Özellikle François Coppe&#8217;den etkilenerek kendi şiirini yaratmaya koyuldu. Aşırı
titiz tutumu, en küçük ayrıntılar üzerinde dikkatle durmasıyla kendine özgü bir
üslup yarattı, döneminin tüm edebiyat ve şiiri üzerinde etkili oldu. Biçimsel
kaygıları göz ardı etmedi, sürekli yenilik aradı. 1900&#8217;de yayınlanan
&#8220;Rübab-ı Şikeste&#8221;de toplumsal sorunlara ağırlık veren şiirlerin yanı sıra,
günlük konuşma diline yakın dille yazılmış şiirlerde vardı. Betimlemelerindeki
ayrıntılı ustalığının ressamlığına bağlanır. Doğa şiirlerindeki doğayla
uyumluluk da dikkat çeker.</p>



<p>Oğlu Halûk&#8217;un şiirlerinde büyük etkisi oldu. 1911&#8217;de yayınlanan
ikinci şiir kitabı &#8220;Halûk&#8217;un Defteri&#8221;ndeki şiirler, en umutlu ve iyimser
şiirleridir. Bu şiirlerde oğluna ve Osmanlı gençliğine çalışkanlık, yurt
sevgisi, hak ve hukuktan yana olma gibi erdemleri öğütledi.</p>



<p>Çok yönlü bir sanatçı olan Fikret’in mimar ve ressam yanı daha az
bilinir. Müzesinde resimleri sergilenmektedir. Şermin kitabıyla çocuklara
unutulmaz şiirler armağan etmesi de elbette onu öncü bir şair kılar. <strong>Şermin Türk Edebiyatı’nda ilk eğitsel çocuk
kitabıdır</strong>. Onu bu kitabı yazmaya iten iki neden vardır: Birincisi, Tevfik
Fikret’in kız kardeşinin çok genç yaşta ölen kızı olan yeğeni Şermin’e duyduğu
büyük sevgi, ikincisi de önemli bir eğitimci olan Sâtı Bey’in Şişli’de açtığı
okul ve çocuk yuvası.</p>



<p>1911&#8217;de basılan &#8220;Rübabın Cevabı&#8221;ndaki şiirlerde halkın
acılarını, zorbalıkları, baskı ve haksızlıkları anlattı. Bu kitapta yer alan
&#8220;Tarih-i Kadim&#8217;e Zeyl&#8221; başlıklı şiirde, kendisini eleştiren Mehmet
Akif Ersoy&#8217;a yanıt verdi din ve doğa konusundaki görüşlerini açıkladı.
Kendisinin doğanın bir izleyicisi olduğunu söyledi. 1914&#8217;te yayınlanan
&#8220;Şermin&#8221;de yalın bir dille yazılmış, kısa dizelerden kurulu, dolaysız
bir anlatımın egemen olduğu şiirler yer alır. 30&#8217;lu yaşlarından sonra
çevresindeki olumsuzluklardan oldukça etkilendi. Dünya görüşü, çağının
koşullarını aştı. Özgürlük ve eşitliğe inandı. Sınıfsal çıkarlara dayalı yönetim
biçimini eleştirdi, belli egemen sınıfların yönettiği devlete ve bu devletin
koyduğu yasalara karşı çıktı. Özel yaşamında da katı bir ahlak anlayışı
sürdürdü. İnsana büyük değer verdi. Ona göre tüm soruların üstesinden gelecek,
mutlu yarınları hazırlayacak olan insandır. İnsanın üstünlüğünü sağlayan ise
duyarlılığı ve sezgi gücünden çok düşünme gücü ve aklıdır.</p>



<p><em><strong>İthaf (Şermin)</strong></em><br>
<em>Yuvanın minimini yavrusuna:</em><br>
<em>Yuva şefkat yuvasıdır,</em><br>
<em>Annelerdir onu yapan;</em><br>
<em>Fakat, yavrum, senin yuvan</em><br>
<em>Bir marifet yuvasıdır,</em><br>
<em>Bunu ancak irfan yapar,</em><br>
<em>Bunun ayrı değeri var.</em></p>



<p><em>Sen yuvanı, orada sen</em><br>
<em>Kardeşlerinle koşarak,</em><br>
<em>Ötüşerek, oynaşarak</em><br>
<em>Öğrenirsin öğrenmeden</em><br>
<em>Nedir zahmet, nedir keder,</em><br>
<em>Faydalı birçok şeyler</em></p>



<p>Atatürk’ün, inkılapçı fikirleri dolayısıyla, ona karşı özel bir
ilgi duyduğunu biliyoruz.&nbsp;Atatürk öğrencilik yıllarında Tevfik Fikret’i
okur ve ondan genç yaşlarındayken büyük ölçüde etkilenir. Mustafa Kemal <em>“Ben inkılâp ruhunu ondan
aldım”</em>, <em>“Tevfik Fikret’i tanıyanlar, benim ne yapmak istediğimi kavrayacak
kimselerdir”</em> sözleriyle ilham aldığı kişilerin başında Fikret’in geldiğini
vurgulamıştır.</p>



<p>Ünlü Türk şairi Tevfik Fikret’in, Haluk’un Defteri adlı eserindeki
şiirlere ilham kaynağı olan, 1913 yılında Amerika’ya yerleşip sonradan rahip
olan oğlu Haluk, 1965 yılı Haziranı’nda Florida eyaletinin Orlando şehrinde
ölür. Michigan Üniversitesi’nden 1916 yılında Makine Mühendisi olarak mezun
olan ve birkaç yıl çeşitli okullarda bu ihtisas dalında ders veren Haluk, daha
sonra Orlando’daki Park Lake Presbyterian Kilisesi rahibi olmuştur.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" width="600" height="450" data-attachment-id="2724" data-permalink="https://www.geceyim.com/tevfik-fikret-hayati/tevfik-fikret-ve-oglu-haluk1/" data-orig-file="https://i0.wp.com/www.geceyim.com/wp-content/uploads/2018/12/tevfik-fikret-ve-oglu-haluk1.jpg?fit=600%2C450&amp;ssl=1" data-orig-size="600,450" data-comments-opened="1" data-image-meta="{&quot;aperture&quot;:&quot;0&quot;,&quot;credit&quot;:&quot;&quot;,&quot;camera&quot;:&quot;&quot;,&quot;caption&quot;:&quot;&quot;,&quot;created_timestamp&quot;:&quot;0&quot;,&quot;copyright&quot;:&quot;&quot;,&quot;focal_length&quot;:&quot;0&quot;,&quot;iso&quot;:&quot;0&quot;,&quot;shutter_speed&quot;:&quot;0&quot;,&quot;title&quot;:&quot;&quot;,&quot;orientation&quot;:&quot;0&quot;}" data-image-title="tevfik-fikret-ve-oglu-haluk[1]" data-image-description="" data-image-caption="" data-medium-file="https://i0.wp.com/www.geceyim.com/wp-content/uploads/2018/12/tevfik-fikret-ve-oglu-haluk1.jpg?fit=300%2C225&amp;ssl=1" data-large-file="https://i0.wp.com/www.geceyim.com/wp-content/uploads/2018/12/tevfik-fikret-ve-oglu-haluk1.jpg?fit=600%2C450&amp;ssl=1" src="https://i0.wp.com/www.geceyim.com/wp-content/uploads/2018/12/tevfik-fikret-ve-oglu-haluk1.jpg?resize=600%2C450" alt="" class="wp-image-2724" data-recalc-dims="1"/></figure></div>



<p><em><strong>Haluk’un Bayramı</strong></em></p>



<p><em>Baban diyor ki: “Sevinmek
çocukların, yalnız</em><br>
<em>Çocukların payıdır! Ey güzel
çocuk, dinle;</em><br>
<em>Fakat sevincinle</em><br>
<em>Neler düşündürüyorsun, bilir
misin?.. Babasız,</em><br>
<em>Umutsuz, ne kadar yavrucakların
şimdi</em><br>
<em>Matem çığlığına benzer bayram
şarkısı!</em><br>
<em>Çıkar o süsleri artık,
sevindiğin yetişir;</em><br>
<em>Çıkar, biraz da şu öksüz
giyinsin, eğlensin;</em><br>
<em>Biraz güzellensin.</em><br>
<em>Şu yoksulluktan sararmış yüz…
Evet sevinmektir</em><br>
<em>Çocukların payı; ama senin
sevincinle</em><br>
<em>Sevinmiyor şu yetim, ağlıyor…
Hâluk, dinle!</em><br>
<em>(Refik Durbaş’ın
sadeleştirmesiyle)</em></p>



<p>Orhan Karaveli’nin Tevfik Fikret ve Haluk Gerçeği kitabından bir alıntı:&nbsp;<em>“Şiirlerinde açıkça görüldüğü gibi babam benden çok şeyler beklemiş, benim Türk Gençliği’ne örnek olmamı istemişti. Onun oğlu idim, babamı çok seviyordum ama yaratıcı, sanatçı bir insan değildim. Ne şiir yazmaya yeteneğim vardı ne de resim yapabiliyordum. Sonuçta, yurdunu seven sıradan bir insandım. Üstün nitelikli bir sanatçının sıradan bir oğlu idim! Bu gerçeği kabullenmenin babamı ne kadar sarstığım düşünebiliyorum. Bir de, İskoçya dönüşü İstanbul’da fazla durmadan bu kez Amerika’ya gitmem ve orada kalmam. Ölümünde bile yanında bulunamamam. Anglosakson ağırlıklı öğrenim görmemi istemişti ama oğlunu, tek çocuğunu bir daha görememek, özellikle son ve sağlığının bozuldu­ğu yıllarda onu büsbütün yıpratmış ve hayattan soğutmuş olmalıydı. Keşke, ölümünden önce yanında bulunabilseydim ve onu son bir kez görebilseydim…”</em></p>



<p>Tevfik Fikret, 19 Ağustos 1915’te henüz 48 yaşında şeker hastalığına yenik düşer. Vasiyeti gereği evinin bahçesine gömülür. Müzeye dönüştürülen evinin en önemli eserlerden bir tanesi Tevfik Fikret’in yüz maskıdır. Ölüm maskı geleneğinin Türkiye’deki ilk örneği olan çalışma Mihri Müşfik tarafından Fikret’in ölümünden hemen sonra şairin yüzünden alınmıştır. Kolundan olduğu ameliyattan sonra hayata gözünü yumar şair. Daha sonra Eyüp&#8217;teki aile mezarlığına defnedildi. </p>
 <p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.geceyim.com/tevfik-fikret-hayati/">Tevfik Fikret Hayatı</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.geceyim.com">Geceyim</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.geceyim.com/tevfik-fikret-hayati/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">2721</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
