Gezi Yazısı

MEDENİYETLER ŞEHRİ HATAY

      Şehirler şüphesiz ki yıllarca ev sahipliği yaptığı medeniyetlerin izlerini taşır belki de o medeniyetleri yaşatır. Yani bir şehrin tarihi, kültürü, örfi adetleri bakımından nerede durduğunu ve hangi medeniyetin unsurlarından meydana geldiğini, nelerden beslendiğini açık bir şekilde görebiliriz. Peki  ‘medeniyet’ kelimesi ile Hatay nasıl bağdaştırılır? İlk olarak kelime anlamına bakalım. ‘Medeniyet’ Arapça bir kelimedir ve  ‘şehir’ anlamına gelir. ‘Medeni’ ise  ‘şehirli’ anlamında kullanılır. Bu anlamlara dayanarak medeniyetin gelişmesi için şehirli insanların yaşayış tarzları, özellikleri ve çeşitliliği çok önemlidir. Yani şehir yalnızca içinde yaşanılan yer değildir. İnsanların sosyal ilişkilerinin geliştiği gibi mimarinin, fiziki yapının, müziğin de geliştiği yerlerdir. Bunların hepsi ‘şehirli’ insanlar tarafından uzun yıllar sonucu gelişir. Ve biz aslında medeniyetin şehirde yaşayan insanların doğrudan kendisi olduğunu görebiliriz. Bu bağlamda geçmişten beri gelişen bu özelliklere bakacak olursak; harika tabloları, heykelleri, mimarisi, yemekleri ve insanlarıyla Hatay ile medeniyet kavramları asla ayrı düşünülemez. Bu kavramların Hatay’da nasıl geliştiğine hep birlikte bakalım.

      Hatay Anadolu’nun en eski yerleşim merkezlerinden biridir. Yöredeki tarihi yaşam bulguları M.Ö. 100.000’lere kadar uzanır. Yaklaşık olarak 13 büyük medeniyeti topraklarında kucaklamış ve tüm dinlerle barış içinde bir arada bulundurmuştur. Bu medeniyetlerden kalan hamamları, camileri, yerleşim yerleriyle zengin bir alt yapı oluşturur. Dünyanın en büyük arkeoloji müzesi Hatay Arkeoloji Müzesi’nde sergilenen ve mitolojik efsanelerin tasvir edildiği, dönemlere ait inanç ve günlük yaşamın aktarıldığı eşsiz mozaikler tüm dünyada ün salmış durumdadır. Hâlâ yapılan kazılar sonucunda hatta kimi zaman tesadüfen mozaiklere ulaşılmakta ve insanlığın ilgisine sunulmaktadır. Buna ek olarak, Hatay’ın merkezi Antakya’da dünyanın ilk ışıklandırılan caddesi olan Kurtuluş Caddesi bulunur. Antakya’nın son iki yüz yılına tanıklık etmiş iki katlı eski Antakya evleri de bu şehrin kültürel zenginliğini oluşturur.

      Hatay inanç olarak da tarihte önemli bir yer tutar. Hristiyanlık dininin ilk yayılış yeridir, kurulan ilk kiliselerden olan St. Pierre (Aziz Petrus) kilisesi bulunur ve Hristiyanlar buraya hac amaçlı gelirler. Diğer iki büyük din açısından da çok önemlidir. Müslümanlar için anlamı; Türkiye sınırları içindeki en eski cami olan Habib-i Neccar Cami’nin bulunmasıdır. Yahudiler için anlamı;  Musa Ağacı adı verilen ve 3000 yaşında olan bir ağaç ve bütün bilgeliği ile kurulduğu Hıdır Bey köyü Hatay’da en çok ziyaret edilen yerler arasındadır. Musa Peygamber ve asası ile özdeşleştirilen hikâyesi çok özeldir. Tarih boyunca Museviler, Müslümanlar ve Hristiyanlar bir arada yaşamıştır. Örneğin bir cami ile kiliseyi yan yana görebilirsiniz. Toplumun sahip olduğu bu ortak kültür ve farklı inançlar hiçbir zaman problem olmamıştır. Bu farklılıklar kültürel yapının zenginliği olarak görülmüştür. Üç dine mensup insanlar birbirlerinin bayramlarını kutlar ve anlayış içinde yaşarlar. Mesela Ramazan bayramında bir kilisenin yanından geçerken kilisenin duvarına asılmış ‘Ramazan Bayramınız Kutlu Olsun’ yazılı bir pankart görürseniz asla şaşırmayın. İnanç farklılıklarıyla beraber ırk farklılıkları da çoktur.  Fulya Doğruel (Antakyalı, Sosyoloji alanında Dr. Öğretim Üyesi) Ermeniler, Arap Hıristiyanlar, Arap Sünniler, Nusayri Aleviler, Yahudiler ve Türkler gibi pek çok farklı etnik ve dinsel topluluğu barındıran Hatay’ı şöyle tanımlıyor: “Hatay’ın tarihsel bir geçmişi var. İpek Yolu üzerinde ve Arapça konuşulan bir kent. Hatay’da Alevi- Sünni birçok insan uzun yıllar boyu bir arada yaşadılar ve ortak bir kültür oluşturdular. Hatay’da son dönemde Suriye üzerinden Alevi-Sünni ayrımı geliştiriliyor ancak insanların birbirlerine karşı bir tutumu söz konusu değil. Çünkü bir arada yaşama ve saygı kültürü var.” Hatta bir Hataylı şehir dışına çıktığı zaman direk  “ Arap mısın? , Arapça biliyor musun ?” gibi sorularla karşılaşabilir. Bu kültürel çeşitliliğin vermiş olduğu bir algıdır ve ben de çok kez yaşadım. Hatay’da inançlar arası bu farklılık ilçeler arasında da görülür. Bazılarına göre Hatay’ın ilçesi olan İskenderun ve Antakya bambaşka şehirlerdir. Çünkü hem kültür hem de coğrafi olarak bazı farklılıkları vardır. İskenderun’da deniz vardır ve tam Akdeniz şehri görünümündedir. Antakya ise tarihi evleri, dar sokaklarıyla bambaşka bir dünyadır. Hatta kimi zaman Hatay’da doğup büyüyen insanlar ‘Nerelisin ?’  sorusuna şehrin adını söylemeksizin ‘İskenderunluyum.’ şeklinde cevap verebilir.

(Medeniyet ve hoşgörünün kalbi Antakya)

      Hatay’da insanlar çok yardımsever, sıcak ve içtendir. Daha ilk kez şehrin sınırlarına girdiğiniz an hissedersiniz. Tarihi Antakya Kapalı Çarşısında gezerken esnafın o içten tavırları belki aldığınız bir baharat kokusu, ortamın atmosferi sizi büyüler. Hatay dışına çıktığınızda en çok özlediğiniz işte bu samimiyet olur. Tabi bir de atlanmaması gereken lezzetli yemekleri ve tatlıları vardır. Hangi yemekten, tatlıdan bahsetsem eksik kalır gibi yine de deneyelim. Başta tabi ki tuzsuz peynirle yapılmış, bir kez deneyenin asla vazgeçemediği künefe vardır ve bu tatlıyla meşhurdur. Yemeklerinden ise tepsi kebabı, kağıt kebabı, içli köftesiyle, döneriyle tam bir lezzet şehridir.

      Hatay aynı zamanda “en ve ilk” şehridir. Türkiye’nin en uzun sahili olan Samandağ 14 kilometreye yaklaşan uzunluğu ile dünyanın da en uzun 15 kumsalı içinde sayılıyor. Sahilin ince kumlarında yürürken caretta caretta deniz kaplumbağaları ile karşılaşabilirsiniz, çünkü burası minik canlıların Türkiye’deki sadece üç üreme yerlerinden biridir. Bununla beraber Samandağ sahil yoluna yapılan, Samandağ ve Arsuz ilçelerini birbirine bağlayan 25 kilometrelik karayolu kenarında bulunan dünyanın en uzun bisiklet yolu vardır.

      Tüm bu örneklerde gördüğünüz gibi Hatay deyince hepimizin aklına ilk önce “bir arada yaşama kültürü” düşer… Sınırlarından içeri girdiğiniz an tarihinde, doğasında, eserlerinde ve hatta yemeklerindeki çeşitliliği fark etmemeniz mümkün olmaz ve bu kadar farklı rengin oluşturduğu birliktelik sizi büyüler. Bir gün yolunuzun düşmesi ümidiyle… Sevgiyle kalın.

Toplam Ziyaret Sayısı: 109

Özge Erkeç

+18

Bir Cevap Yazın