• Edebiyat Menü,  Şiirler

    Güzel bağlaçlar ve

    Şayet Şayet bir köprünün altında görmüşüm Seni Şayet bir köprünün altında gömmüşüm Seni Ağlar mıydı o koskoca köprü Yoksa yıkılır mıydı üstüne? Titreyen ellerime bak Şayet göremedim, gömdüm. Keza kirpiklerin değdi es kaza gözlerimde astigmat bilemezsin bu cürmü keza göremedim, gömdüm. Böylece Yıldızın kaydı yeryüzüne Aldım en derin topraklara gömdüm Çıkama diye Çıkma diye Ellerim çürüdü Böylece göremedim, gömdüm.

  • birgünayniyerdegeceyim
    Edebiyat Menü

    Bir Gün Aynı Yerde

    Biliyorum; Elbet bir gün kavuşacağız Belki bir şehir istasyonunda Belki bir antika plak dükkanında Belki arastanın en kuytu köşesine sıkışmış sahafta Mekan ve zaman fark etmez bilirsin. Ama; Yer ile gök arasında Cennetle cehennem ârâfında olsa bile Bir gün muhakkak kavuşacağız İnançlıyım; Çünkü hayaller gerçekleşmek için kurulur, Bilirsin sen bunu İki kalp aşk ile çarpıyorsa şayet birleşir, Bilirim ben bunu. Eller sevdiğim; Aynı dua için açılmışsa semaya, Muhakkak ki kabul olur. Tutuşmuşsa eller aşk için, sımsıcak kavrulur. Bekliyorum; İlk gün çarpıştığımız, Sümbül kokan çiçek pasajında . Göz göze geldiğimiz, Sırası bitmeyen okul kantininde. El elle tutuştuğumuz, Sonbaharda düşen yaprakların yerleri örtüğü parkta. Şimdi; Gözlerimdeki ilk gün ki aşk ile Üzerimde…

  • Edebiyat Menü,  Şiirler,  Tanımlanmamış

    Otuz Beş Yaş Şiiri Cahit Sıtkı Tarancı

    Cahit Sıtkı Tarancı’nın yazdığı Yaş Otuz Beş, Yolun Yarısı adlarıyla bilinen Otuz Beş Yaş şiiri: Cahit Sıtkı Tarancı ve eserleri hakkında bilgi almak için buraya tıklayınız. Yaş otuz beş! yolun yarısı eder.Dante gibi ortasındayız ömrün.Delikanlı çağımızdaki cevher,Yalvarmak, yakarmak nafile bugün,Gözünün yaşına bakmadan gider. Şakaklarıma kar mı yağdı ne var?Benim mi Allahım bu çizgili yüz?Ya gözler altındaki mor halkalar?Neden böyle düşman görünürsünüz,Yıllar yılı dost bildiğim aynalar? Zamanla nasıl değişiyor insan!Hangi resmime baksam ben değilim.Nerde o günler, o şevk, o heyecan?Bu güler yüzlü adam ben değilim;Yalandır kaygısız olduğum yalan. Hayal meyal şeylerden ilk aşkımız;Hatırası bile yabancı gelir.Hayata beraber başladığımız,Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir;Gittikçe artıyor yalnızlığımız. Gökyüzünün başka rengi de varmış!Geç farkettim…

  • Edebiyat Menü,  Şiirler

    Elde Var Hüzün Attila İlhan

    Attila İlhan ve eserleri hakkında bilgi almak için buraya tıklayınız. Elde Var Hüzün söyleşir evvelce biz bu tenhalarda        ziyade gülüşürdük par par yaldızlanırdı kanatları kahkaha kuşlarının ne meseller söylerdi mercan köz nargileler   zamanlar değişti        ayrılık girdi araya            hicrana düştük bugün ah nerede gençliğimizsahilde savruluşları başıboş dalgalarınyeri göğü çınlatan tumturaklı gazeller            elde var hüzün o şehrâyin fakat çıkar mı akıldançarkıfeleklerin renk renk geceye dağılmasısırılsıklam âşık incesaz         kadehlerin mehtaba kaldırılması        adeta düğünhayat zamanda iz bırakmazbir boşluğa düşersin bir boşluktanbirikip yeniden sıçramak için            elde var hüzün ‘Atilla İlhan

  • Edebiyat Menü,  Şiirler

    Gecenin Kapıları Şiiri

    Bütün kapılar kapandı, dışardayımBirden karşıma çıkmayın korkuyorumUykusuzum fena halde, sokaktayımKaranlık bastırdı mı bozuluyorum Fena bir yerimden koptuğum doğruKendimden çok fazla yaşamaktayımNereye bağlanacak bu işin sonuAslında ben kimim meraktayım Bütün kapılar kapandı, sokaktayım… ‘Attila İlhan

  • Şiirler

    Bir Çocuk Parkına Sırtı Dönük Oturmak

    kirpiklerimi bir kuş sıyırdı kanatlarıyla ve on dokuz yaşında öğrendim saçlarımı okşamayı uyurken. kuş sürüleri gördüm bir yeri terk ederken onlar da göçüp gittiler, terk etmek zorunda oldukları yerden. büyü saçım, dedim büyü neye yarardı başka? neye yarardı, iki yabancının dünya kadar anısı kutularda sararmaktan başka. o hep sararan bir vişne ağacıydı, yatağımın penceresinde varlığından bir haber hayalini kurduğum. seneler sonra öğrendim, oysa penceremden baksam görecektim. geceye benzer saçlarım hatta baksan yakından gecedir de aslında. beyaz yıldız tozları vardır, iki şeritli yol gibi saçlarım bile gitmeye meyilli. evi gitmek olan birine denmez bu ama fısıldıyor durmadan bir kız içimde, bir gün diyor, ben de gideceğim buradan hiç gelmemişim gibi. ona…

  • Şiirler

    MASA DA MASAYMIŞ HA

    Adam yaşama sevinci içinde Masaya anahtarlarını koydu Bakır kaseye çiçekleri koydu Sütünü yumurtasını koydu Pencereden gelen ışığı koydu Bisiklet sesini çıkrık sesini Ekmeğin havanın yumuşaklığını koydu Adam masaya Aklında olup bitenleri koydu Ne yapmak istiyordu hayatta İşte onu koydu Kimi seviyordu kimi sevmiyordu Adam masaya onları da koydu Üç kere üç dokuz ederdi Adam koydu masaya dokuzu Pencere yanındaydı gökyüzü yanında Uzandı masaya sonsuzu koydu Bir bira içmek istiyordu kaç gündür Masaya biranın dökülüşünü koydu Uykusunu koydu uyanıklığını koydu Tokluğunu açlığını koydu. Masa da masaymış ha Bana mısın demedi bu kadar yüke Bir iki sallandı durdu Adam ha babam koyuyordu.   Edip Cansever