• Şiirler

    kırkbirbuçukayak

    Şyaşı yok zamanın ömür hep eksi(k) ruhu dümdüz kılan düzen çok yoksun yönün yolu yeri yoksul mermer yürek pamuk el olmaz gaddâr tanrı merhametli insan doğurmaz ‘altın ân’ı oldu mu hiç dünya’nın kâinatın kimyâsı bozuk daha ayak oyunları var yalan hem farz hem şart kalabalık ağız çınlar boşlukta bir cümle kurası yok hayatın her çağın ağı acı sâralıdır siyâ(h)set dil  iktidâr tanımaz sözlük dışı söz ölüm geveze

  • Şiirler

    TURNAYA YETİŞEMEYENİN SABAHI

    Bu sabah kalbimin üstü bir bıçak ağzı Bu hale öyle aşina bir o kadar dargınım Akıllara gelişin içli bir peşrev gibi oturmuş içime Bu sabah radyoda Sabahat Akkiraz türküsü çalmakta Ve ben gözlerin olan menevşelerle “Değme Felek” diyorum Camlardan avluya taşırdığın gözlerindeki o his Ruhumun aksayıp durduğu sessizliğe dönüşmekte Bu sabah bir bulut içime sağanak sağanak yağıyor Koşar adımlarla kaçmıyorum artık Yağmurun incitemeyeceği kadar yaralıyım nasılsa Bu sabah soframda yoksulluk bir değirmene benzerken Katıksız ekmeklerle doymayı özlüyorum Loğ taşının çürüttüğü hizanlardan Yaşamak sancısı ince ince sızıyor Evlerin çatlak duvarlarını sabır sıvazlıyor yine Gülen gözlerim bu sabah tiz bir kedere sarılıyor Ötelerin sadece sesi yok ki elleri de vardır elbet Uzanıp…

  • Şiirler

    Sakın

    Sakın arkana dönmeÇünkü arkana dönersen orda olacağım. Sakın bana öyle bakmaÇünkü bana öyle bakarsan yurdumdan olacağım. Sakın bana beni anlıyormuş gibi sarılmaÇünkü sarıldığında, gidip ağaçlara kibritin kötü bir şey olmadığını anlatacağımSonra Sakın beni aramaÇünkü ağlamamak için yıldızları saydım Ağlamamak için karanlığa daldımAğlamamak için yakamda sigara yandı

  • Edebiyat Menü,  Şiirler

    dört mısralık şiire kelimesi yetmeden ölen şair

    -sen… diye başladı mısrasına şair nefes aldı, durdu -soluğumu kesen acı bi duman gibi.. devam etti verdi -nefessiz kalır gib… başka da nefes alamadan öldü şair. kırmızı karanfil süslendi mezarına. yaz(ama)dığı dörtük öylece ortada kaldı. kimse görmedi. kimse duymadı. kimse anlamadı. kendi gibi şiir, bi defterde yazılı. yağmur yağdı, şimşekler çaktı. evi yıkıldı. defteri enkaz altında kaldı.

  • Edebiyat Menü,  Şiirler

    Oyunun Adı Saklambaç

    Kemiklerim arasından dünya halleri sızıyorDerin kesilmiş tırnak acısı gibi Kalbimde kabaran bir sızı sanki Çanak antenlerin kirlettiği çatılardan atlıyor Düşünde sevdiğine koşan aşık Sevgilinin sahnesinde söylenemeyen her tirat Bir gencin uykusunda yankılanıyor. Bu dünya bilinenin aksine işleyişi ile meşhurdurVe her zaman hikayeler anlatmaz sana Trenden inen her yabancı… Kalp şiirle sulanır ve üzeri bir dua ile örtülür Ama sen daha bir harfe dokunmanın inceliğini bilmiyorsun. Serçe parmağım ile küsen çocuk yanımSeni dişime değen bir incir taşında affedebiliyor Avuç içlerindeki vedasız gidişler Maviye  ve sonsuzluğa çağırıyor. Bense uzaklardan koşuyorum sana Ve sonunda yine kalbime çıkıyor  daralan yollar … Hani siyah beyaz fotoğraflar vardırVe asla tek kadraja sığmayan hikayelerNe çok benzedi bize…

  • Edebiyat Menü,  Şiirler

    Güzel bağlaçlar ve

    Şayet Şayet bir köprünün altında görmüşüm Seni Şayet bir köprünün altında gömmüşüm Seni Ağlar mıydı o koskoca köprü Yoksa yıkılır mıydı üstüne? Titreyen ellerime bak Şayet göremedim, gömdüm. Keza kirpiklerin değdi es kaza gözlerimde astigmat bilemezsin bu cürmü keza göremedim, gömdüm. Böylece Yıldızın kaydı yeryüzüne Aldım en derin topraklara gömdüm Çıkama diye Çıkma diye Ellerim çürüdü Böylece göremedim, gömdüm.

  • Edebiyat Menü,  Şiirler

    Izdırap

    Seni çok özlüyorum.Gecenin bir yarısında,Düşünerek yokluğunu,Susuz kalıyorum bir anda. Bir aile meclisinde,Çayları tazelerken,Yine seni düşünürkenKayboluveriyorum karanlığında. Ve daha az uyuyorum,Gecenin alnındaSıçrayak uyanıyorum uykulardan,Kalıyorum yine yalnızlığımla. Gökyüzünden topluyorumYıldızları senin için,Haberin olmasada hergün,Hepsi camının kenarında. Derin bir rüyadan uyandırdın,Bir uyurgezer gibiyim adeta,Her şey anlamını yitirdi.Her sevda bir rüya mı yoksa?Herkes irkilip uyanacak mı en sonunda?Birbirini tanıyan iki ruhNasıl yok olacak bir anda? İçine kapanma ey sevgili,Durma öyle, gel kapı ağzındanNasıl oldu da yitirdim seni,Keşke bu bir rüya olsa. Bu ızdırap ikimize de fazla,Gel, beni mahrum etme kendinden,Dile gelir ele verir ten beni aniden,Bu uzak yerlerde hasretimden,Takatten düşerim seni beklerken.. Başka başka ellere mi düştün?İnce bellere sarıldın ak gerdanlar öptün?Soldurdun ömrün gülünü bir…

  • Şiirler

    BEYAZ RENKTEDİR YEMİN

    Kadın olmanın zor olduğu coğrafyalarda Aşk şiiri yazmaya yeminim var. Şimdi çekin o çirkin bakışlı gözlerinizi Ve beni tutsak ilan ettiğiniz Güçler birliği mahkemelerinizi Düşlerimden ve bedenimden uzakta kurun  Engisizyon sahnelerinizi. Bırakın beni de gemilerimi karadan yürüteyim Fetih yaşım gelmiş çoktan. Surlarını yıkmam gereken bir bahtım var. İmkansızlığın bir atlas gibi üzerime örtüldüğü bu yerde Baş koyamazdım altmış beşlik bir amcayla Henüz on beşimde ucu kanaviçeli pamuk yastığa. Üstelik daha halam gelecekmiş Pek anlamadım aslında Halam zaten bizleydi Çok da mühim değil zaten O an salıncağımı asacağım ahlat ağacındaydı aklım. Salıncağımı süsleyecek renkli ipler bile hazırdı Çeyiz diye tutturdukları oya yumaklarından Gizli gizli çaldımdı. Ben aşk şiirleri hayal ederken Birileri…

  • Edebiyat Menü,  Şiirler

    BEKLEMEKTEYİZ

    Geçen üç yılın ardından dörde çalan bu hayat kervanında Seslenmek sana bir çocuğun sessiz çığlıklarıyla  Gecenin koynuna katıverdiğimiz hasret katran karası şimdi Dönüşecek renk kalmadı da gelemedi vuslat. Güz vaktine tutsak edilen ruhum için Tanrı limon çiçeği kokulu tütsüler yakmış bu gece Gökyüzü bundan puslu olsa gerek Yıldızları duman ardına saklanmış birer çocuk şimdi Nerede olduğunu bildiğimiz ama bilmemezliğe verdiğimiz Bir çocukluk işte… Çocukluğum, Yıllar önce sol yanının acısıyla yağmur kokulu bir toprağı Döşek edinip ana kucağında uyuyakalan özlemdedir. Sen bir gece de sustun Ben bir gece de büyütüldüm. Sen bir gece de gittin Ben her gecenin ardından gelmek istedim. Senin gidişinle gömülen çocukluğumu koynuma alıp Hıçkırdığım gecelerde gelirdin Küçükken…

  • Edebiyat Menü,  Şiirler

    Erken Göç

    Zordu hayat,yoksulluk bir yanda hastalık desen kalemlerine bile işlemiş ellerinde avuçlarında bir tek umutları var yazmaya,okunmaya,anılmaya dair.çabaladılar umutları uğruna aydınlıkta,karanlıkta yılmadan ama ölüm işte!Muzaffer’in de dediği gibi:‘’Ölüm hiç de güzel değil’’Bilhassa yirmi ikisinde ve yirmi altısında iki gencecik kalem için.