• Şiirler

    Birdenbire

      Elektrikler gitmedi tek başıma bir sokakta, kaldırıma oturmuş öylece gelip geçen arabaları seyrederken buldum kendimi. Elektrikler gitmedi, hava da aydınlık zaten sadece kaldırıma oturma sebebim ile yüz yüze geldim ve konuşmuyor adeta bakışıyorduk. Sular gitmedi zaten sokaktayım kimse yok arabalar, ben ve kaldırım dışında öylece bakışıyoruz sebeplerle konuşmadan, gözyaşlarıyla. Gök gürlemedi sadece içimde kopan fırtına seslerini işitir oldu kulaklarım ama dıştan baksan yorulduğu için kaldırıma oturmuş nefesini dizginlemeye çalışan bir nineden farkım yok. Sebep insan olsaydı eğer kaba ve agresif bir insan olurdu eminim, yoksa bu denli kalbi kırılıp ağlatılamazdı bir insan ya da sessizliği bir lütuf saymazdı. Sessizlik ya da susmak bir lütuf olsaydı eğer ben içime içime…

  • Şiirler

    Yüreğimin Örtüsü

    Kitap sayfalarındaki cümlelerden topladım yalnızlığımı. Acılarımı ve anılarımı hep cümlelerde okudum. Ve cümlelerin sonundaki nokta hep yalnızlığın oldu. Kim bilir ki; Yokluğunda kaç cehennem gezdim, Kaç malik ateşine esir edildim. Şimdi tek tek toparladım; Şarap misali yıllanan acılarımı da, Hüzne yoldaşlık eden anılarımı da, Kedere komşu olan ayrılıklarımı da, Ve üstü toz tutmuş eski bir bavula sıkıştırdım hepsini. Ve düştüm hicrana giden yollara. Şu vakit ki, Gönlümü en rânâ hali ile, bir şüveyda sevdası fethetmekte. Çünkü gönlüm; Bir ayrılık tarafından acılara armağan edildi Cenneti an be an yansıtan gözler ile acımasızca katledildi. Göğe baktığım vakitlerde, Şakaklarıma yağan cennet kışına sath-ı müdafaa zorunlu. Üzerime yüklenen acıları her nedense görmezden geldi âdemoğlu.…

  • Şiirler

    Sokağın Üşüyen Yanı

    Güneşte gölgesiz aynalarda kaçağım. Gece huysuzlanan bir çocuk gibi uykusuz, Yanıldığım kadar insan, Düşlediğim kadar yaşamaktayım Bu yüzyılda korkabildiğim kadar kadınım.   Bu kış ayaklarından üşüyen evsizler gibiyim Ayrılıkta ısınamıyorum Kırık bir camda buluyorum aksini Kaçtı yaşım ve bu sokaktan kaçıncı geçişim İnan ki unutuyorum. Ellerin ceplerinde başın hep biraz eğik, önünde Yürüyorsun, ödü kopuyor sokağın. Sevdam, ortasından yırtılan bir defter misali Uzaklar bildirmez belki ama izi orada bir yerde.   Bileklerimde hasret Özlemek avuç içlerim Ama en çok gözlerim Bir baksan göreceksin Bir bakabilsem göreceğim yine Hoyrat kalbinin sıcacık yüzünü Bak bir köşe başı yağmuruna tutuluyorum Şimdi gün doğmuş gün batmış umrumda mı? Enine boyuna koca bir sensizlikteyim Ve…

  • Şiirler

    Tenine ve Sesine Teşneyim Hâlâ

    Sen belimi bükmeden önce tek isteğimdi sonsuzluğu bükmek Zor olmamalıydı sana küs kalamadığımı bilmek Ve hiç kolay değildi tedavülden kalkmış aşkımla sana gelip Ilık bir ekim akşamı istenmemek Kabul, belki çok abarttım Evrenin büyüklüğünün yanında bir hiçken Bana kocaman bir dünya olmanı isteyerek Hala her şeyi senin için yapıyorken Henüz on altı yaşında ama ruhen ihtiyarken sana koşarak geldim Tabuları yıkmak amacım bile değilken Tabuları yıktım senin uğruna ve Yağmurlu bir akşamda bulutları benzetirdim sana Büyük bir gürültüyle içindekileri akıtıp umut olmanı toprağa ve Bir çift kehribar göze tutulmak Tam vazgeçtiğim anda Tenine ve sesine teşneyim hala   +6

  • Şiirler

    tuval, ressam ve köpek

    kapkara bir tuvaldim rengârenk ve güzelsin.   fırçanı doğrulttun, omzuma çiçeklerle öpücükler kondurdun.   picasso değil ressam sensin.   sesin bile gökyüzünü rengarenk boyar ressam değilsin de nesin söyle adam.   ouroboros gibiyim kendimi seninle yeniden yarattım   kapkaranlık tuvalden van gogh tablosuna dönüştüm   güneşler ve dalgalar dalgalar ve bulutlar   sesin ve heyecanım bir yavru köpeğin mama görüp heyecanlanması kadar   bunu yadırgama kelimeler bir yağmurlu havada aksediyor   ayrıca sokakta duran bir köpek var gidip sarabilirim her an. +1

  • Şiirler

    Ay Işığında

    Karanlıkta dolaşan ellerim bilmez neye dokunduğunu Bir klarnet sesi duyarım Sonra bir kumaşa değer ellerim bilir perde olduğunu Perdeyi çekerim Gözlerime önce usulca, sonra aniden parlaklık gelir Ay ışığı gibi Ay ışığıydı. Öyle olmalıydı yoksa ben görmedim böylesine gözlerimi hem yaşla dolduran hem parlatan bir ışık. Sonra klarnet sesini duymayı bıraktı kulaklarım. Bir plak sesi duymaya başladı. ‘’Ben seni gördüm ay ışığında’’ Perdeyi çektiğimde gördüğüm şey gözlerinden yansıyan ışık olmalıydı. Hayat ne tuhaf. Seni görmek için karanlıkta dolanıp perdeyi çekmem yeterliymiş pencerenin önünden. Bu yüzden belki de artık perdeleri sevmiyorum. Gözlerine denk gelmek ve gözlerimi yaşla dolduran ışığına kapılmayı Ay ışığına kapılmayı Batmayı ve yeniden doğmayı… Usulca başımı yastığa koyup…

  • Şiirler

    Yıldız Topluyorum

    Bugünlerde yağmur yüklü bulutlar Ağır gelmekte göz kapaklarıma Geceleri de çiğ düşüyor zaten Sabahlar mayhoş bir soğuk tadında. Her biri sevdama karşılıksız yağıyorlar. Kalbim ise Cemresi erken düşmüş toprak merhametiyle Çiçeğe durdu bu baharda Su çoktan yürüdü kırılan dallarına Yaprak açtı birer birer Her güzde kanaya kanaya dökmeyecek gibi. On ikiye beş var uyumadım hala Gece de ince giyinmişti bugün Ben de yıldızları denizden topluyorum Derinlerden bir mızıka sesi geliyor Ama sesine seni de katamamış Gecem ve mızıka yalnızlığa çalıyorlar Ben yıldızları topluyorum Biri saçlarıma düşmüş yeni görüyorum Gecenin ıssızlığı beni ürkütmüyor Nasılsa yüreğim çok sesli koro. Ben en sevdiğim oyuna koyulurken Deniz annesinin eteklerini çekiştiren çocuk muzipliğinde Parçalarımdan çekiştirmekte…

  • Şiirler

    BOŞ VERSENE

    Atıl boşluğa ve kükre üstüne Kükre ki, çekinsin, çekilsin Sende bir sen olduğunu daha bilsin Sen ki; kızıl ormanların en köklü canavarı kesilirsin Nedir bu iyi olduğuna inancın Korkutuyorsun beni Nedir bu sürekli kendini inandırma çabası Burası Dünya, burada olunmuyor. Burada ölünüyor. Burası taklit ve tekerrürden ibaret Söylenmeyen sözlerden, bitmemiş bitişlerden, Gösterilmeyen cesaretten ibaret burası. Kim bilir kaç yüzyıl yaşadın, Toprağın güneş değmemiş ağaç köklerinde. Bitir artık şu kaygıyı Bitir artık şu kavgayı Ondaki kaygısızlık senin köklerini çürütecek be akıllı Yapma kendine bunu, yapma. Senin mayan sevgiyle yoğruldu Onun anlayacağı dil ise uzaklık Ne geldiyse başına kaygısızlık ve kayıtsızlıktandı. Kulpu düşmüş demlik gibi kaldın ortada bak Olmuyor işte, zorlama, zorlanma…

  • Şiirler

    Sidretü’l-Müntehâ

    Şimdi en kasvetli havalardan, devrim isyanlarından, hayallerime kelepçe vuran yoksulluktan sıyrılmışım, Ve en efsun hülyalar eşliğinde sana bu şiiri yazmışım. Şimdi ben; Bedenimin ve ruhumun, Mevcudiyetine mahkum olduğunu haykırıyorum tüm dünyaya. Akrep ve yelkovan, her ne kadar mutsuzluğa doğru dönüyor olsa da, Ben tüm inatçı düşüncelerden, Benliğimi ve varlığından ötürü izmihlal edilen varlığımı kurtarmışım da sana armağan etmişim bu şiiri. Hür bir kuşum gökyüzünde, Müebbet yiyen gençliğine, af çıkan delikanlı gibi hürüm. Hürüm çünkü, Bir kadının yokluğuna değil, cenneti anımsatan güzelliğine iptila olmuşum. Bir tutam gülüşü ile sarhoş ederken beni, bildiğim tüm özgürlük hikayelerini unutuyorum ve gözlerinden saçılan letafetin özgürlüğünü ezberliyorum. Taşıdığın güzelliğine yürekten rabıta olan ben, meczup bir şahsiyete…

  • Şiirler

    Sırtı Parlayan Yıldız

    gökte bi sürü yıldız yalnız iki tanesi muhteşem parlaklığa sahip aralarında kilometrelerce mesafe vardır eminim. onlardan başka parlayan yıldızlara değil birbirine sırtını dönmüşler ilahi! hiç birbirine sırtını dönen yıldız gördünüz mü? gördüm keşke görseniz. öyle uzaklar lakin, sırtlarını öyle dönmüşler ki; birbirilerine ne kadar benzediklerini unutmuşlar. gökte iki yıldız en çok onlar parlak aşıklar şu sensin, bu da benim der ama onlar sırtlarını dönmüş. biri diğerine bakmaya yeltelenmez biri diğerini görmeye. sırtı parlayan iki yıldız kim bilir ne oldu. +4