• Şiirler

    Meditasyonlu Yakınma

    otur bir koltuğa. -Keşke rengi kırmızı olsaydı koltuğun. Derin bir nefes al. Nefes alırken karnını şişir. Biraz bekle. -durakta bekler gibi.   Nefesini yavaş bir şekilde bırak.   Bırakırken karnını içine çek. Güzel geldi mi? Ruhuna doğru bir şekilde nefes aldırdın mı? -günde 22 kez yapıyorum. Günde 22 kez ruhum bir odacıkta daralıyor. Bir balon hayal et. Şişmemiş öyle elinde duruyor. Rengi istediğin şekilde olsun. -turuncu O balon senin umudun olsun. Her dileğinde şişir o balonu. Durma devam et. Şişir o balonu sonuna kadar. Umudunu kendin yarat. Ruhuna nefes aldırdığın gibi umuduna da nefes ol. -ya elimde tuttuğum mayın patlarsa? Üstelik yokuş çıkıyor gibi hissediyorum. Derin nefes al, şişir karnını.…

  • Şiirler

    Kanı(k) Acıları

    Yaşamın son sünnetinde, ölümün ilk arifesinde bir beden. Kanlı hançerler üzerine düşmüş, Bitap düşmüş umutları sineminde mihman eden, darmadağın olmuş bir ruh. Acıların en mukaddesine yürekten rabıta olan bir sineyim. Ki daha adını dahi yazamadığım bir elem, Beni tüm mutluluklardan feragat etmekte ısrarcı, Yaşamın nadide bir parçası olan “așk”  hissiyatından mahrum bırakmakla mükellef. Halbuki; Son serzenişimdi onun için yazdığım şiirler. Naçizane bir armağan, süslü bir buketti, Sevda ile büyüttüğüm hayaller. Şimdiler de ise; Sinemde taşıdığım sevda meftununa küsmüş, Hayasız dolanan kalbim bedenim de ölmüş. Kaleme aldığım şiirlerim sustu, Șair ise soğuk kaldırımlara, ıssız sokaklara müebbet yedi.     Kanı(k) acıları beynimde bezirgan saltanatı kurmuş. Ve ben, ezberledim beynimin içindeki köşe…

  • Şiirler

    KAVUŞ

    Şimdi ellerim buğdaylara değiyor, Ayaklarımın acısına aldırmıyorum Gözümü kısıp sana bakıyorum; oradasın Gözlerim büyüyor, hem de güneşe karşı Koşuyorum, rüzgar sana doğru esiyor Kalbimin sesini duyuyor altımdaki toprak Elini tutup sana bakıyorum, Gözümü minnet duygusuyla kapatıp, açıyorum Altımdaki toprak bu sefer bizi duyuyor, Rüzgar bize doğru esiyor Sahnedeymiş gibi karşına geçiyorum; buğdaylara değen elbisemi hafifçe tutup, eğiliyorum. Hoş geldin…

  • Şiirler

    kırkbirbuçukayak

    Şyaşı yok zamanın ömür hep eksi(k) ruhu dümdüz kılan düzen çok yoksun yönün yolu yeri yoksul mermer yürek pamuk el olmaz gaddâr tanrı merhametli insan doğurmaz ‘altın ân’ı oldu mu hiç dünya’nın kâinatın kimyâsı bozuk daha ayak oyunları var yalan hem farz hem şart kalabalık ağız çınlar boşlukta bir cümle kurası yok hayatın her çağın ağı acı sâralıdır siyâ(h)set dil  iktidâr tanımaz sözlük dışı söz ölüm geveze

  • Şiirler

    TURNAYA YETİŞEMEYENİN SABAHI

    Bu sabah kalbimin üstü bir bıçak ağzı Bu hale öyle aşina bir o kadar dargınım Akıllara gelişin içli bir peşrev gibi oturmuş içime Bu sabah radyoda Sabahat Akkiraz türküsü çalmakta Ve ben gözlerin olan menevşelerle “Değme Felek” diyorum Camlardan avluya taşırdığın gözlerindeki o his Ruhumun aksayıp durduğu sessizliğe dönüşmekte Bu sabah bir bulut içime sağanak sağanak yağıyor Koşar adımlarla kaçmıyorum artık Yağmurun incitemeyeceği kadar yaralıyım nasılsa Bu sabah soframda yoksulluk bir değirmene benzerken Katıksız ekmeklerle doymayı özlüyorum Loğ taşının çürüttüğü hizanlardan Yaşamak sancısı ince ince sızıyor Evlerin çatlak duvarlarını sabır sıvazlıyor yine Gülen gözlerim bu sabah tiz bir kedere sarılıyor Ötelerin sadece sesi yok ki elleri de vardır elbet Uzanıp…

  • Şiirler

    Sakın

    Sakın arkana dönmeÇünkü arkana dönersen orda olacağım. Sakın bana öyle bakmaÇünkü bana öyle bakarsan yurdumdan olacağım. Sakın bana beni anlıyormuş gibi sarılmaÇünkü sarıldığında, gidip ağaçlara kibritin kötü bir şey olmadığını anlatacağımSonra Sakın beni aramaÇünkü ağlamamak için yıldızları saydım Ağlamamak için karanlığa daldımAğlamamak için yakamda sigara yandı +1

  • Edebiyat Menü,  Şiirler

    dört mısralık şiire kelimesi yetmeden ölen şair

    -sen… diye başladı mısrasına şair nefes aldı, durdu -soluğumu kesen acı bi duman gibi.. devam etti verdi -nefessiz kalır gib… başka da nefes alamadan öldü şair. kırmızı karanfil süslendi mezarına. yaz(ama)dığı dörtük öylece ortada kaldı. kimse görmedi. kimse duymadı. kimse anlamadı. kendi gibi şiir, bi defterde yazılı. yağmur yağdı, şimşekler çaktı. evi yıkıldı. defteri enkaz altında kaldı.

  • Edebiyat Menü,  Şiirler

    Oyunun Adı Saklambaç

    Kemiklerim arasından dünya halleri sızıyorDerin kesilmiş tırnak acısı gibi Kalbimde kabaran bir sızı sanki Çanak antenlerin kirlettiği çatılardan atlıyor Düşünde sevdiğine koşan aşık Sevgilinin sahnesinde söylenemeyen her tirat Bir gencin uykusunda yankılanıyor. Bu dünya bilinenin aksine işleyişi ile meşhurdurVe her zaman hikayeler anlatmaz sana Trenden inen her yabancı… Kalp şiirle sulanır ve üzeri bir dua ile örtülür Ama sen daha bir harfe dokunmanın inceliğini bilmiyorsun. Serçe parmağım ile küsen çocuk yanımSeni dişime değen bir incir taşında affedebiliyor Avuç içlerindeki vedasız gidişler Maviye  ve sonsuzluğa çağırıyor. Bense uzaklardan koşuyorum sana Ve sonunda yine kalbime çıkıyor  daralan yollar … Hani siyah beyaz fotoğraflar vardırVe asla tek kadraja sığmayan hikayelerNe çok benzedi bize…

  • Edebiyat Menü,  Şiirler

    Güzel bağlaçlar ve

    Şayet Şayet bir köprünün altında görmüşüm Seni Şayet bir köprünün altında gömmüşüm Seni Ağlar mıydı o koskoca köprü Yoksa yıkılır mıydı üstüne? Titreyen ellerime bak Şayet göremedim, gömdüm. Keza kirpiklerin değdi es kaza gözlerimde astigmat bilemezsin bu cürmü keza göremedim, gömdüm. Böylece Yıldızın kaydı yeryüzüne Aldım en derin topraklara gömdüm Çıkama diye Çıkma diye Ellerim çürüdü Böylece göremedim, gömdüm.

  • Edebiyat Menü,  Şiirler

    Izdırap

    Seni çok özlüyorum.Gecenin bir yarısında,Düşünerek yokluğunu,Susuz kalıyorum bir anda. Bir aile meclisinde,Çayları tazelerken,Yine seni düşünürkenKayboluveriyorum karanlığında. Ve daha az uyuyorum,Gecenin alnındaSıçrayak uyanıyorum uykulardan,Kalıyorum yine yalnızlığımla. Gökyüzünden topluyorumYıldızları senin için,Haberin olmasada hergün,Hepsi camının kenarında. Derin bir rüyadan uyandırdın,Bir uyurgezer gibiyim adeta,Her şey anlamını yitirdi.Her sevda bir rüya mı yoksa?Herkes irkilip uyanacak mı en sonunda?Birbirini tanıyan iki ruhNasıl yok olacak bir anda? İçine kapanma ey sevgili,Durma öyle, gel kapı ağzındanNasıl oldu da yitirdim seni,Keşke bu bir rüya olsa. Bu ızdırap ikimize de fazla,Gel, beni mahrum etme kendinden,Dile gelir ele verir ten beni aniden,Bu uzak yerlerde hasretimden,Takatten düşerim seni beklerken.. Başka başka ellere mi düştün?İnce bellere sarıldın ak gerdanlar öptün?Soldurdun ömrün gülünü bir…