fbpx
  • İz Bırakanlar,  Yazı

    Frida Kahlo

    ‘’Hep kendimi dünyanın en garip insanı olarak düşünürdüm. Fakat sonra dünyada ne kadar çok insan olduğunu düşünmeye başladım. Bu kadar çok insan arasında elbet benim gibi biri olmalıydı, kendini benzer yönlerden tuhaf ve kusurlu hisseden. Sonra onu hayal etmeye başladım. Bir yerlerde oturmuş onun da beni düşünüyor olduğunu hayal ettim. Yani eğer bir yerlerdeysen ve bunu okuyorsan ve bunu biliyorsan, evet, bu doğru ben buradayım ve en az senin kadar garibim…’’ Sevgili okurlarım bugün sizlerle hayatı boyunca yaşadığı tüm acı deneyimlere rağmen güçlü kalabilen ve bulunduğu her ortamda hayat dolu enerjisiyle dikkatleri üzerine çeken 1907 doğumlu Meksikalı ressam Frida Kahlo üzerine konuşmak istiyorum. ‘’Hayatımda geçirdiğim iki büyük kazadan dolayı acı…

  • Edebiyat Menü,  İz Bırakanlar,  Kitaplar,  Şiirler,  Yazı

    Gecenin Karanlıktaki Dinginliğine Ant Olsun

      Gecenin karanlıktaki dinginliğine ant olsun ki*, Mavinin bir tonundan ayırt edemediğim gözlerini sessizliğime armağan etmekte, haykırmakta seni, okumakta tüm şiirleri, susmakta yüzüme tüm yalnızlığı. Suskun, kimsesiz, yalnız ve mağrur ümitlerim, kayıp suretim ve aşk, niceleri, saymadıklarım… Hani şu elimden kaçan balonum, yere düşen pamuk şekerim, kırılan oyuncağım, eskimiş anne kazağı, bir de şey: gece Ama zifiri karanlık, sönük yıldızlardan yoksun biçimde, öylece karşımda raksa tutulmuş gece. Hepsi ümitlerimin bir çocuğuydu ve hepsine aşıktım, bağnaz biçimde ve bir Yahudi zalimliğinde… Lakin yitirdim bir poker masasında servet misali, şeşbeş gelen bir zarda, hem de bir seferde, tüm șansımla. Kıraç topraklardan topladım umutları, zemheri kapımda kedi misali pineklerken, temmuz içimde sıcağı ile…

  • İz Bırakanlar,  Kişisel Gelişim Menü,  Tarih

    Gayemiz Çalışmak Olsun

    “İşleyen demir pas tutmaz” atasözünün kıymet-i hakikiyesi o denli tesirlidir ki, insanın günlük yaşantısına etki ettiği gibi insanın ruhsal benliğine de o denli etki etmektedir. Atasözünün esas manası çalışmaktır. Çalışmak; günlük hayatta herhangi bir meşgale edinmeyi kapsadığı gibi, sosyal bir aktiviteyi de ihtiva etmektedir. Antik çağ Yunan filozoflarından başlayan bu silsile 21.yüzyıl düşünürlerine kadar gelmiş ve bütün fikriyat sahipleri çalışmak eylemini ele almış, bu hususta düşünmüş ve nasihatler vermiştir. Bu yazımızda ise Türk-İslam düşünürlerinden olan Farabi’nin çalışma gayesini, 20.yüzyıl sosyologlarından Cemil Meriç’in çalışma azmini ve bu azmi nasıl kazandığını, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün gençliğe armağan ettiği çalışma vazifesini ve son yüzyılın yaşayan tarih profesörü İlber Ortaylı’nın…

  • İz Bırakanlar

    Nurullah Ataç

    “Deneme bir yandan eleştirmedir. Bir konuyu alır, onu inceler, onun gereklerini bulmaya, göstermeye çalışır… Bunda, bir yaratıcılık payı vardır: Denemeci şiirde, hikâyede, müzikte neler bulduğunu söylerken kendince bulunmaması gerekenleri de söyler. Yani kendi içini de dinler, kendini bir yana bırakmaz.” Türk dili için hayatı boyunca çokça emek vermiş, eleştirmenliğin hakkını veren yapıcı eleştirileriyle gelişmeye her zaman katkı sağlamış bir yazardır. Edebiyatımızda deneme ve eleştirme yazarlığı deyince ilk akla gelen Ataç’ın bu alandaki yazılarının etkisi 1940’lı yıllarla birlikte başladı. Ataç’ın eleştirileri heyecan ve duygularıyla birlikte değer yargılarına dönüştü. Çoğunlukla devrik cümlelerle yazdı, yabancı sözcükler kullanmamaya, öz Türkçeyle düşüncelerini dile getirmeye büyük bir özen gösterdi. Her yazısında yeni yeni sözcükler kullanarak, kendisine…

  • İz Bırakanlar

    Behçet Necatigil

    Biz onu Behçet Necatigil diye bildik, o eski ismi gibi gönlünü verdi; Mehmet Behçet Gönül. Edebi akımlara katılmadan kendi varlığıyla iz bırakmaya çalışanlardan biri o. Şiirleri ile bilindiği kadar, tiyatro, mitoloji, sözlük bilimi, roman çevirileri ve radyo oyunlarına kadar edebiyatın birçok alandan dokunmuş çalışmalar vermiştir. İstanbul’un eski İstanbul denilen semtlerinden birinde Fatih semtinde bir konakta 1916 yılında doğmuş, o konakta onun hayatının kötü bir şekilde değişmesine sebep olmuştur. Küçük yaşta o dönemdeki Büyük Fatih Yangınından nasibini alır ve yanar. Hastalıkla boğuşan annesi daha da ağırlaşır. Henüz iki yaşındayken annesini kaybeder. İlkokulunu Beşiktaşta tekrar evlenen babasının yanında başlar. Daha sonra babasının tayini sebebiyle Kastamonuya taşınırlar. Yetersiz beslenme ve bakımsızlık direncini düşürür…

  • İz Bırakanlar

    Dostlar Beni Hatırlasın

    Veysel’in annesi ve babası seferberlik nedeniyle “biz ölürsek Veysel’e ne olacak” düşüncesiyle onu Esma adında, akrabalarından bir kızla evlendiriyorlar. Esma’dan bir kız, bir oğlu oluyor Veysel’in. Oğlan çocuğu daha on günlükken ölüyor… Veysel’in kederi bununla bitmezken, talihsizlikler peşini bırakmıyor, 24 Şubat 1921’de annesi, daha sonra da babası ölüyor. Bu arada bağ, bahçeyle işleriyle ilgilenen Veysel gibi köye gelen birçok âşık, Karacaoğlan’dan, Emrah’tan, Âşık Sıtkı, Âşık Veli gibi saz şairlerinden çalıp söylemektedirler. Kardeşi Ali’nin bir çocuğu daha olunca çocuklara ve işlerle ilgilenmesi için bir hizmetli tutuyorlar. Bu hizmetli ileride Veysel’in bağrında açılacak başka yaranın sebebi olup, o hasta yatağında yatarken ilk eşi Esma’yı kandırarak kaçırıyor. Veysel’i bir acı daha sarıp sarmalıyor…

  • İz Bırakanlar

    O gün bugündür dünya başıma zindandır dediği -Aşık Veysel

    25 Ekim 1894, Sivas-Şarkışla Gülizar Ana, Sivrialan dolaylarındaki Ayıpınar merasında koyun sağmaya giderken -karnı burnunda- sancısı tutmuş. O gün orada dünyaya getirmiş Veysel’i. Göbeğini de kendisi kesmiş, bir çaputa sarıp yürüye yürüye köye dönmüş. Yörede  “Şatıroğulları” derler, babası “Karaca” lakaplı Ahmet, Daha önce de çiçek hastalığıdan iki kiz evladi kaybetmis. Bundan oturu Veyselin uzerine düşerek büyütür. Yedi yaşına girdiği 1901 yılında Sivas’ta çiçek salgını yeniden yaygınlaşır; o da yakalanır bu hastalığa. -Çiçeğe yatmadan evvel anam güzel bir entari dikmişti. Onu giyerek beni çok seven Muhsine kadına göstermeye gitmiştim. Beni sevdi. O gün çamurlu bir gündü, eve dönerken ayağım kayarak düştüm. Bir daha kalkamadım. Çiçeğe yakalanmıştım… Sol gözüme çiçek beyi çıktı. Sağ gözüme de,…

  • İz Bırakanlar

    Lavinia Şiirinin Hikayesi

    Özdemir Asaf’ın ‘Lavinia’ Şiirinin Bilinmeyen Hikayesi Özdemir Asaf’ın Lavinia şiirini bilmeyen yoktur. ‘Adını gizleyeceğim sen de bilme Lavinia’ dizeleriyle gönüllerde yer eden bu şiire ilham olan bu gizli kadını hiç merek ettiniz mi? Bu şiirin ortaya çıkış hikayesini irdeleyince içinden muazzam bir aşk hikayesi çıktı. Özdemir Asaf, Lavinia’yı henüz üniversite yıllarında platonik olarak aşık olduğu kıza yazmıştır. Özdemir, bu değerli dizeleri bir şiir yarışmasına göndermeye karar verir. Yarışmada kendisinden şiirini kürsüde okuması istenir ve o da bu isteği kabul eder. Rivayete göre; Özdemir Asaf şiiri okurken aşık olduğu kız da salondadır ve şiirin okunma esnasında salondan ayrılır.Özdemir bu duruma hayli içlenir ve asla duygularını aşikar etmez. Peki ya kimdir Lavinia?…

  • İz Bırakanlar

    Özdemir Asaf Hayatı

    11 Haziran 1923 yılında Ankara’da doğan şair önce Galatasaray Lisesi’nde sonra da Kabataş Erkek Lisesi’nde öğrenim gördü. 1942 yılında liseyi bitiren Asaf, sırasıyla önce Hukuk Fakültesi’ni, İktisat Fakültesi’ni ve Gazetecilik Fakültesi’ni terk etti. Üniversite hayatı boyunca çeşitli gazetelerde çalışan ve çeviriler yapan Özdemir Asaf’ın kendine ait ilk yazısı ise Servet-i Fünun, Uyanış adlı dergide yayınlandı ve böylece yayıncılık hayatına atıldı. Daha sonra Sanat Basımevi’ni kurdu ve kitaplarını Yuvarlak Masa Yayınları ismiyle yayınlamaya başladı. İki kez evlilik yapan Özdemir Asaf’ın ilk eşinden bir kızı, ikinci eşinden ise üç oğlu oldu. Kızının ismi Seda, oğullarının ismi Gün, Olgun ve Etkin’dir. İkinci eşi olan Yıldız Moran ise Türkiye’nin akademik eğitim alan ilk kadın…

  • İz Bırakanlar

    Üşüyor musun Lavinia?

    Kimsin sen Lavinia? Şairin hayalindeki muhteşem sevgili misin? Sonsuza kadar bir adamın dizelerinde gezinecek gizli bir kimlik misin? İnsanın nefesini kesecek bir ölüm çiçeği misin? Kendini de, beni de kandırma. Sen bunlardan çok daha fazlasına sahipsin.