Üşüyor musun Lavinia?


Kimsin sen Lavinia?

Şairin hayalindeki muhteşem sevgili misin? Sonsuza kadar bir adamın dizelerinde gezinecek gizli bir kimlik misin? İnsanın nefesini kesecek bir ölüm çiçeği misin? Kendini de, beni de kandırma. Sen bunlardan çok daha fazlasına sahipsin.

Günün en güzel saati bunlar, seni ve karşılıksız sevgiyi anmak için. Kadehin dibinde kalan bir yudum şaraba üzülmek, günün doğuşunu izlemek, geçmişten bir şarkı dinlemek için günün en güzel saati bunlar. Sence de öyle değil mi? Sabahın beşinde sokak lambaları dolunayı taklit ederken, ben senden bahsederken keyfin yerinde değil mi? Unutulmamak müthiş değil mi? Bir adamın sana bahşettiği sevgiyle nasıl herkesin sevgilisi olunur en iyi sen bilirsin. Eminim sen de sevgisi kıt bir kadın değilsin ama hep yanlış insanı sevmeye meyillisin. Haklı değil miyim Lavinia? Şairden istediğin gibi benden de yalanlar mı isteyeceksin yoksa? O keskin gözlerin öldürmekten beter anlarken insanı ve herkes haberdarken Asaf’ın sayesinde bundan, yalanlar isteme Lavina. Sana incineceğin yalanlar söyleyecek biri yok artık. Bir zamanlar gülüşüne aşık olan hiçbir adam yok artık ama sen hala aşık olunası güzelliktesin, herkesin ezberindesin.

Sormayı unuttum. Üşüyor musun Lavinia? Üşüyorsan Rumelihisarı’na uğra, ceket hala orda.

Eses

Özdemir Asaf ve mezarında açan ölüm çiçeğinin anısına.

Bir Cevap Yazın