Biz Sevmeyi Öğrendik Abiler

BİZ SEVMEYİ ÖĞRENDİK ABİLER

Biz efkarlı adamlarız bilmeyiz pek güzel laf,
gördüğümüzü söyler göremediğimize yazarız abiler.
Üzeriz kendimizi üzüntümüz en büyük aşkımız olur
Ulaşamayız ulaşamadığımıza tutulur efkara bürünürüz
Elimizdekini kaybetmeyi pek severiz abiler
biz kaybettikten sonrada ağlarız, çok ağlarız.
Çok ağlar çok güleriz bir türlü tutmaz ayarı abiler.
Siz dinleyince gençliktir aman boş ver dersiniz fakat sizde böylesiniz abiler
efkarımıza ortaksınız.
Sürekli dinlediğimiz laflar bellidir;
daha yaşın genç boş ver daha göreceğin çok şey
seveceğin çok kadın var.
Yahu seveceğimiz kadın çok diye
sevmeyelim mi abiler, ağlıyoruz diye kızar oldunuz
ağlıyorsak sevdamıza ağlamayı seviyoruz.
Bazen sesimiz bazen dizlerimiz titriyor,
Bir şey yok diyorsunuz bir şey yok…
Abiler, bizim en büyük heyecanımız sevdamız.
Önce çocukluğumuzu sevdik
öylece oyunlar oynadık bıkmadan
sonra eve gidip annemizi dinledik
annemizin kızmasını da sevdik.
Büyüdük, büyüdük ve büyüdük…
Artık oyuncaklar insanlar oldu.
Büyüdük dedim de döndük arkamıza
ne çabuk büyüdük diye üzüldük biz abiler.
Abiler, çok gülüp çok ağlıyorsak sevdamızdan
sevince ağladık sevince güldük…
Hiç pişman olmadık
pişman oldukça sevdik,
biz sevmeyi öğrendik abiler…

Furkan Çetinaslan

Geceyim ailesi olarak Furkan’a, yazısını bizle ve siz okuyucularla paylaştığı için teşekkür eder çalışmalarının devamı dileriz 🙂

Bir Cevap Yazın