Deniz ve Mavi

Kelimelerin ötesine taşındığımda bulunmak istediğim bir koy, gerçek bir koy deniz. Derler ki mavi değilmiş deniz. Peki zor değil mi mavinin rengini denizden öğrenen bir çocuğa denizin mavi olmadığına inandırmak? Aklımızda köşe edinen başka bir renk deniz.

Nerede seslenecek onca yazılmış şarkılar? Zifiri karanlıkta, daha deli daha çılgın daha sarhoş daha şaka gibi vursa kıyıya, olur mu rengi başka.

Bir deniz düştü, bir denize
Haliyle taştı deniz

 

Küçük bir köy, anlat o zaman çarşısı deniz kokan o Sığacık’a. Mavi çalan masanın sandalyenin denizden değil sadece bir renkten boyandığını. Anlat begonvil çiçeklerine; parladıkları o beyaz sütunların maviliklere kavuşurken kökünden aldığı deniz suyundan gelmediğini.

Anlat umuta, mavinin özgürlüğüyle artık denizlere dokunamıdığına. Anlat gökyüzüne ufuklara doğru koşarken maviliğini maviliklerle tamamlayamadığını. Onca ressam da mı yanıldı, bir akıllısı da çıkıp demedi bu deniz mavi değil. Diyemedi resmi görenler mavi deniz değil.

 

Deniz doğdu, göbek adı oldu mavi. Sordun mu sen denize mavi olup olmadığını? İstedi mi mavi adının anılırken denizden uzakta kalmasını…

Bir Cevap Yazın