Yamalı

Bu şiir yamalı, buğulu pencerem sonunda açılı.
Anlamıyorsun.
Ben bir keresinde boğulmuştum
ama ortada bir okyanus yoktu.
Ben bir keresinde çok fena yanmıştım
Yanılmıştım.
Düşmüştüm günden geceye
Aslında uçurum göz kapaklarımdaydı.
Anlamıyorsun
Ciğerlerim su dolu, tenim yanık.
Ve sırtımda onların parmak izleri var
Üstelik dizlerim yarık.
Anlamıyorsun.
Varlığım yeterince sancılı halbuki
Ve burada olsanız dahi yalnızlığım baki.

Düştüğümde uçurumsuz,
Elem hapsettim gecelerime
Kasıklarımdan yıldızlar doğacak.
Bu büyük bir yıkım.
Anlamıyorsun.
Her şeyin altından kalkıp, kendi kalbinin altında kalmak
Ve ateşken suya dönmekmiş büyümek.
Kalbim bir lezayken
Şimdi dibi görünmeyen bir su.

Ateşi suyla korkutabilirsin
Suyu ateşle korkutamazsın.
Anlamıyorsun.
Bu şiir yamalı ve bunca zamanın toplamı.

Ben çok hıçkırdım, onlar kahkaha sandı.
Ben kimseyle savaşmadım, onlar kazandı.
Oyunlar oynadık, zevkliydi
Ta ki hileleri küle dönene kadar.
Hiç biri işe yaramadılar!

Bir kaderim vardı
Doğan yıldızlarımla süsledim onu.
Düzelir sandım halının altına koyarsam
Ve susarlar sandım, ağızlarının torbalarını büzersem.
Ama anladım ki okunmuyorsa, buruşuksa
Halının altı da, torbalarının büzülmesi de kül oluyormuş.

Anlamıyorsun.
Bu şiir yamalı.
Buğulu pencerem darmadağınık .
Karşımda bir vişne ağacı var,
Dalları kırık.

Elem Eda Özüuğurlu

Bir Cevap Yazın