Yüzleşme

bir ayna vardı, kırıldı.
saçlarımı kestim, uzadı.
o kadar çok zaman yağdı ki üzerime saçlarımda boya kalmadı.
herkese doğruyu haykırırken kendime
yalan söyledim.
o kadar güzeldim ama bir türlü kendimi sevemedim.
çok düşündüm. baya üşüdüm.


her şeyi tek tek hatırlamaya çalışırken unuttum
daha tanışmadığım kendimi.
ülkenin en güzel şehrinde yaşarken içim kaçmakla doldu taştı.
hayır,
herkesten her şeyden gittim ama buradan gidemedim.
henüz.
dudaklarımda hep aynı laf,
çok acımasız dünya.
biri bana dokunsa ağladım ama kalbimi çiğneyen acılara bir iki damladan fazla yaş dökemedim.
tenimde morarmalar oldu,
nedenini bilemedim.


aynaya baktığımda gördüğüm kıza
çok güzel’sinden başka bir şey diyemedim.
ama dedim ya,
onu hiç tanımak istemedim.
hatta kimseyi bilmek istemedim.
konuştuğum insanların adlarını dahi önemsemedim.
onlara hep sen diye seslendim.
parmaklarım kopmadı ama mürekkebi bıraktım.
işte. yani. yazamadım bir daha.
eskiden nasıl yazdığımı da hatırlayamadım.
öyle, unuttum kendimi.
en temizinden.
ama sana dokunmadım.

Bir Cevap Yazın