AKŞAMSEFASI ve VEDASI

Suyun tadını bilmeden
Gözyaşının tuzunu bildim.
Kalbimi güneşi olmayan
Bir dünyaya ektim.
O dünya birine kızdığında
Önce beni ezerdi.
Korkum solmaktan değil,
Solma ihtimalimdendi.
Solarak durdum korkumun arkasında
Dipsiz bir uçurumdum,
Mantığının kıyısında.
Ondan açtırmadın beni
Dünyanda.
Oysa ben,
Ben yaşardım daha.
Ama dünya,
Sen hiç yaşamamış gibi davrandın
Solmakta olan bir akşamsefasına.
Söğüt dikeceğim kapına.
Işığı bir güneş gibi doğurdun batıdan,
Ne tarafa çevirsem boynumu
Yönünü değiştirdin ışığın.
Sen hiç durmadın dünya
O kadar çok gittin ki
Kehribar gözlü bir ev sandım gitmeyi.
Yapraklarıma beyaz yollar yapmıştım,
Umarak gelmeni.
Senin kalbin çürümüş vişnelerle kaplıydı.
Kendime yer açmak için topladım onları,
Ellerimi ve dizlerimi hesaba katamadım.
Ne yaptıysam lekelerini çıkaramadım.
İnceleyeceğim yere çoktan geldim,
Ama halâ kopamadım.

Bir Cevap Yazın