Denemeler

“Geçmişe Veda” Buluşması

Bir çocuk parkında, yıllardır kimsenin sallanmadığı bir salıncaktayım şimdi. Sığınağımdayım. Rüzgar yüzümde, hislerim gökyüzünde sallanıyorum. “Daha yükseğe.” diyorum kendi kendime. Sanki ne kadar yükselirsem o kadar yaklaşıyorum kendime, görmek istemediklerime, ertelediklerime, gerçeklere. Düşünmeden edemediğim sorular var zihnimde, bilinmezliğe değil cevaplara ihtiyacım var. En önemlisi, artık onları arayacak cesaretim var.

   Bu gece tanıdık sokaklardan koşar adımlarla geçerken buldum, uzun zamandır aradığım bi’ cevabı. “Kim benim en yakınım, en yakın arkadaşım?”. Kendi kendime sorduğum sorunun birkaç ay önce bambaşka bi’ cevabı vardı, şu anıma uymayan bi’ cevap. Şimdiyse biliyorum, içimdeki küçük kız çocuğu benim en yakın arkadaşım. Bu her zaman böyleydi ve ben şu an fark edebiliyorum. Her nefessiz kalışımda onu bulmak, dertleşmek için koşuyorum en yakınımdaki parka. Bazen salıncağın karşısındaki bankta oturup saatlerce muhabbet ediyorum onunla. O gökyüzüne yaklaştıkça bağırıyor bana yüzleşmekten korktuklarımı, kaçtıklarımı. Fısıltıyla cevap versem de anlıyor beni. Nefes oluyor bana. Burada olmasına izin verdikçe onsuz nefes alamayacağımı haykırıyor bakışları ama yine de anlamıyor gibi davranıyorum. İçten içe bu düzen değişsin, devran dönsün istiyorum.

   Dilekler tutup üflediğim bir karahindibayı görüyorum ona baktıkça. Kendi nefesim olabilmeyi diliyorum bu gece. Kayan yıldıza bakıp kendim olabilmeyi diliyorum, kendimle mutlu olabilmeyi ve yaralarımı kendim sarabilmeyi. Şu an saat 05.05 ve ben onunla son kez buluşuyorum. “Geçmişi değil, geleceği iste. Anılarında bırak beni, benim yerim orası.” diyor bana, gitmek istiyor benden. Biliyorum her düştüğümde beni yine o kaldıracak ama düşüşlerimin hayaliyle daha fazla yaşayamam. Geçmişten küçük bir kızın gelip elimi tutmasını, beni kurtarmasını bekleyemem artık. Şu an olduğum insana bunu yapamam, bunu o da biliyor. Veda zamanı geldi de geçiyor. Büyümemi, geçmişten öteye gitmemi, kendimi keşfetmemi istiyor. “Keşke”lerimle, “iyi ki”lerimle, aynadaki aksimle yüzleştiriyor.

   Size bi’ soru sorabilir miyim? Utanmalı mıyız “keşke”lerimizden? Geride bıraktığımız hayatın “iyi ki”lerini bir çırpıda unuturken sadece pişmanlıklarımızı hatırlayıp kendimizi mi kahretmeliyiz? Geçecek mi böyle yaptığımızda? Her şey düzelecek mi? Sor içindeki küçük çocuğa, yaşımızla yaşadığımız yıllar eşitlenecek mi?

   Yaş almak mı büyümek? Her şeyi ardında bırakmak mı geçmişin yükünü sırtından indirmek? Yoksa sokaktan geçen birinin bile senin hakkında söyleyebileceklerini bilmek mi kendini keşfetmek? Hiç sanmıyorum. Çoğumuz tarafından sorgulanmadan kabul edilen bu basmakalıp laflara tahammül bile edemiyorum ama karşı çıkmak için de kendimde yeterli gücü göremiyorum. En azından göremiyordum, bu gün doğumuna kadar.

   Bir gece daha geçti hayatımdan ve bir gece daha derinleştirdi benliğimi. İnsanlığı sorgulamadan önce insanı tanımam gerektiğini öğretti. Kendimden başlamam, kendimle yol almam gerektiğini öğretti. O salıncağa beş yaşındaki kız çocuğu olarak değil, yaşadığım her şeyle beni ben yapan kadın olarak koşmam gerektiğini öğretti. Bulutlara her yaklaşışımda bir yaramı kanatmak yerine bir yaramı sarmam, kendi yara bandım olmam gerektiğini öğretti. Bundan sonra salıncağın karşısındaki bankımın manzarası kendimi kabullenişim, merak edişim, keşfedişim olacak. Gökyüzüne en yakın anlarım, en mutlu anlarım olacak. Yeryüzüne attığım her adımda biraz daha yaklaşacağım kendime. “Bir duyguyla ne zaman tanışırsan hep o yaşta kalırsın, o yaşınla hissedersin.” derler, ben buna inanmayacağım artık. Kaç yaşındaysam o yaşımla hissedip o yaşımla nefes alacağım. “Geçmişi değil, geleceği istiyorum.” diye bağıracağım geceye ve sadece o anı yaşayacağım. Yıldızlar şahit olacak hikayeme, bazen de beyaz bulutlar.

   Kendine iyi bak küçük kız. O koca gözlerin, tatlı tatlı gülümsemelerin hep gözümün önünde olacak. Nerde olursan ol hep bana umut olacaksın ve biliyorum, mutlaka yaralarını saracaksın. Yara izlerimiz aynı olsa da farklı hayatlarımız olacak. İyi ki vardın, iyi ki hep bi’ yerlerde var olacaksın. Sen var olmayan o ülkede hep çocuk kalacaksın.

Toplam Ziyaret Sayısı: 208
+1
Eski Kullanıcı

Kullanıcı kaldırılmıştır

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: