Edebiyat Menü,  Şiirler

Saat Kaç Bilmiyorum

Saat kaç bilmiyorum
Nasılım, neredeyim bilmiyorum
Bir kare fotoğraf var ellerimde
Ve karşımda;
Koca bir İstanbul, seni arıyorum
Saat kaç bilmiyorum
Hava soğuk
Hava ayaz
İçime içime işleyen sen
Nereye gidiyorum inan ki bilmiyorum
Etrafta;
Yollara saçılmış tane mutluluklar var Yahut üstü kapatılmış tonlarca pislik Kim ne yapıyor inan bilmiyorum
Tane tane erimekte olan kalbim
Yavaş yavaş kullandığım hayatım
Az az biriktire bildiğim hayallerim
Ve, Büyük büyük sevdiğim sen
Saat kaç bilmiyorum
Bir Üsküdar tepesinde
Oturmuş ağlamakla meşgulüm. Gözümde canlandırıyorum; Yaşadıklarımı
Yaşayamadıklarımı
Yaşattıklarımı
Bir sen, bir sen varsın
Şu koca kainatta;
Silemediğim
Çizemediğim
Unutamadığım sen varsın.
Çünkü sana adanmış hayatlar
Çünkü sana verilmiş imtiyazlar
Çünkü sana kurulmuş hayaller
Ah yara olan sevgili.
Saat kaç bilmiyorum
Nasılım, neredeyim bilmiyorum
Bilirsin beni,
İki satır yazar susarım
İki kelam eder kalkarım.
Saat kaç bilmiyorum
Küçülmüş bedenime
Sığmaz oldu kalbim
Şimdiler de daha iyi anlıyorum
Seni
Beni
Bizi
Kuş yuvadan uçunca anladım
Gül solunca, bülbül susunca anladım sevgilim
Saat kaç inan bilmiyorum
Zaman kaçı gösteriyor bir fikrim yok Açık bıraktığım pencereme
Dolmadı gökyüzü
Gitti giden ve bitti ben
Saat kaç bilmiyorum
Ben yine bekliyorum
Seni yine seviyorum
Seni çok özlüyorum

Furkan Dilekçi

Gecenin bir yarısı acıları ile kaleme sarılan şairdir bazen, bazen de tüm şevinçleri kalemi ile canlandıran denemeci...☘

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: