Site icon Geceyim

ŞEYLERE DARGINLIK

Yağmura kestane ağaçlarına toprağın kokusuna

Bu havalara mevsimin sarımtırak hüznüne

Sözünle dökülen yapraklara

Sonra geceye rüyama en çok da sana dargınım.

 

Yalnızlığımın en hazin köşesinde gezinen ellerine

Parmak uçlarına değmeyen gözyaşlarıma

Bakışınla otağ kurduğum gözlerine

Uykulara tahayyül eden gamzelerine dargınım.

 

Aslında önce kendime

Seni toprağım gibi sevip sözüne itimat eden kalbime

Gidişinin ardından bin kere seni özleyen ruhuma

Umudu katık edip meczup gezen varlığıma dargınım.

 

Sonra mihraplarda doğrulup ettiğim dualara

Bu şehrin koyu karanlığına ay gibi yüzünü düşüren aynalara

Güneşten evvel yastığıma düşen başına

Adımla seslensen içimde uçan kuşlara dargınım.

 

Sabahlara kadar yanan sobama

Odamın is ve dem kokulu seni bekleyen duvarlarına

Sesini ötelerden taşıyıp kapımı ırgalayan fırtınalara

Ellerinin iz sürdüğü buğulu camlarıma dargınım.

 

Sesimi avuç içlerine giydirişime

Gün doğmasa güneş açmasa da

Bir senin bana ve yalnızlığıma kalışına

Bir de erguvanları yakıştırdığım gülüşüne dargınım.

 

Seni hatırlatan şarkılara, şiirlere, kitaplara

Bu sokakların bize şahit tuttuğu evsizlerine, kedilerine

Adımlarımızın kalbimiz kadar hızlı attığı bayırlarına

Ayrılığın ölümden önce gelen hallerine

Varlığın dehlizlerinde koca bir hiç oluşumuza dargınım.

 


Toplam Ziyaret Sayısı: 2284
Exit mobile version