• Denemeler

    An’da kal!

    Bahara kavuşmayı sabırsızlıkla beklerken, sayılı günlerin çabucak geçmesi umuduna kaptırıveriyorum kendimi. ”Alışmak” sahi ne garip bir huy değil mi? Böyle havadan nem kapar gibi en küçük rastlantılara bile bir anda kaptırıveriyoruz kalbimizi. Amma velakin onun da bir şartı var “önce isteyeceksin sonra seveceksin” diyor fabrika ayarlarımız. Mesela ben kışa alışamam ama koyun önüme ilk olan baharı, bakın görün nasıl alışıyorum. Veyahut bir insan… Eğer dokunduysa kalbimin akordiyon tuşlarına, bir bakmışım kaptırıp gidiyorum onunla. Çocukluğuma döndüren bir nefesi, mutluluğuma açtığı kucağı, hüznüme uzattığı bir omzu varsa alıyorum onu kalbimin ‘dokunulmazlar müzesine’ saklıyorum. Kim ne derse desin, benim için mühim olan, onun söyledikleri, onun ne hissettiği oluyor. Mesela dinlediğim bir şarkıyı beğendiyse,…

  • Denemeler

    Buradayım

    Aynanın arkasında kendisiyle konuşan, bir yansımadan başkası değildi. Kim olduğunu sorsalar ağzını kıpırdatmak için başkasını beklemek zorundaydı. Karşısında konuşan kim olursa olsun, ağzından çıkan her cümleyi desteklemek zorundaydı. Bundan da ölesiye nefret ediyordu. Sadece gitmeyi düşünüyordu uzun zamandır. Sanırım doğduğu günden beri… Ne zaman çerçevesinden çıkacak olsa biri lambayı açıyor yada odanın kara perdeleri çekilip, güneşin içeri dolmasına izin veriyordu. Her konuşmasında sesini kimsenin duymadığı geçiyordu muhakkak.  Saatin kaç olduğu önemli değildi şu an, merak ettiği çok şey vardı. Merdivensiz bırakılan kör kuyular, bir kediden beklenen gülümseme ve gökyüzünde yalnız gezen yıldızlar haberdardı O’ndan. Bu kısır döngü günden güne kasırgaya dönüyordu. Bir saatin tik-tak edişini duyuyor gibiydi, bazen günde bir kez,…

  • Şiirler

    Şiir

    Her gün yürüdüğüm yolu ihlal eden ayaklarım değildi, kasvetli düşüncelerim. Gökyüzünde gözlerinde bana bakarken ki parlayan ışıltıya ithafen bi yıldız seçmiştim o yıldız artık yerinde değil. Yıldızı sen diye sever, gökyüzüne şiirler bahşederdim. Şiirler de şairini terk edermiş. Yıldız da gökyüzünü terk etmiş. Gör- -düm -meseydim. Gözleri kör etmek için illa kör olmak gerekmiyormuş. Gözlerimdeki fer söndü. Öyle alelade bir şekilde değil. Yıldız kaydı. Şiirler şairini terk etti. Sen de gittin.