• Şiirler

    BOŞ VERSENE

    Atıl boşluğa ve kükre üstüne Kükre ki, çekinsin, çekilsin Sende bir sen olduğunu daha bilsin Sen ki; kızıl ormanların en köklü canavarı kesilirsin Nedir bu iyi olduğuna inancın Korkutuyorsun beni Nedir bu sürekli kendini inandırma çabası Burası Dünya, burada olunmuyor. Burada ölünüyor. Burası taklit ve tekerrürden ibaret Söylenmeyen sözlerden, bitmemiş bitişlerden, Gösterilmeyen cesaretten ibaret burası. Kim bilir kaç yüzyıl yaşadın, Toprağın güneş değmemiş ağaç köklerinde. Bitir artık şu kaygıyı Bitir artık şu kavgayı Ondaki kaygısızlık senin köklerini çürütecek be akıllı Yapma kendine bunu, yapma. Senin mayan sevgiyle yoğruldu Onun anlayacağı dil ise uzaklık Ne geldiyse başına kaygısızlık ve kayıtsızlıktandı. Kulpu düşmüş demlik gibi kaldın ortada bak Olmuyor işte, zorlama, zorlanma…

  • Denemeler

    Eski Bir Replik

    Şu dünyada, sevginin iyileştiremeyeceği bir kırgınlık yok. Kalplerimiz sevgiyi bizden daha çabuk hissediyor. Bizden daha çabuk, karşıdaki kişiye, etrafına çizdiği hudutları aştırıyor. İnsan sevdikçe, sevildiğini hissedince iyileşmeye başlıyor. Sonsuza dek sürecek sandığı acıları, sevginin ekildiği topraktan umuda filizleniyor. Bu yaşıma kadar öğrendiğim tek bir şey varsa, o da insanın kendi seçimlerinden ibaret olduğudur. Ben iyi olmayı seçtim. İnanın, iyi olmak çok kolay. Bir kere, kendinle hesaplaşabilmenin ferahlığını taşıyorsun içinde. Ve bu seni diri tutuyor buz kesmiş zamanın hırçınlığına karşı. Bence vicdanının sesine kulak verebilen bir insan, asla kötü olamaz. Okudum. Anladım. Belki de hayatımın her anında bunu yaşadım. Hissettim kalbimdeki merhameti, inandım iyiliğin gücüne. Hayatım boyunca kalbime sıralı liste halinde…

  • Denemeler

    Kendimi Dinledim

    Kaçmak istiyorum. Kaçmak… Bir deli gücü gelse, şöyle aniden fırlasam  yataktan. Sağıma soluma bakmadan, neyim var neyim yoksa geride bırakıp kaçsam.  Bir sabah uyandığımda  beni kimselerin bulamayacağı yerlere gitmek istiyorum. Kim olduğum, ne için orada olduğum bilinmesin. Kimse sormasın bana iyi miyim, değil miyim diye. Sessizce geçip gideyim insanlar arasından. Peki neden bu kaybolma isteği? Neden bu dur durak bilmeden kaçma isteği.  Çünkü usandım. Yoruldum. Tükendim belki de. Defalarca aynı hataya düşmek. Sürekli çözemediğim şeyleri düşünmek. Kendime defalarca şans vermek yordu beni. ‘Bir şey olmuyorsa olmuyordur’ diyip kabullenmek lazım bazen de. Bir pollyanna olmaktansa, vücudu cam kırıklıkları ile yara almış bir adam olarak, acıların üzerine basarak kaçıp gitmek daha kolay…

  • Denemeler

    Yukarı Bak

    Bu sabah uyandığımda, her şeyin çok güzel olabileceği umuduyla derin bir nefes aldım. Kollarımı gökyüzüne doğru gerdim. Yolunda gitmeyen bütün aksiliklere rağmen, yaşama tutkuma şükrettim. Bence insan, fırsat buldukça şükretmeli, elinde olan birçok şey için. Teşekkür insanı rahatlatıyor. Aslında buna şey de diyebiliriz; elinde olan bir negatife, üç pozitifi çağırmak. Mesela hiç beklediğim gibi gitmedi şu birkaç gün, buna üzülmek yerine, tuttum üç pozitifi elinden aldım, başucuma koydum. Ailem, dostlarım, adımlamak istediğim güzel hayâllerim. Her gün yeni bir şans, hayat; bir şeyleri değiştirebilme fırsatını haftada yedi, yılda üç yüz altmış beş defa sunuyor. İnsan bu, yanlış yapar. Yanlışlar, doğrulara yaklaştırmak için bir yol haritası olursa, o zaman değişim daha kolay…