• Denemeler

    Tutundum Güzel Yaşanmışlıklara

    ‘Unutmak’ ne ağır kelime, kimi zaman insanın boğazında düğüm düğüm oturuyor, kimi zaman da sonu uçsuz bucaksız bir geleceğe gebe. Ne yazık ki seçim şansı vermeden sil süpür ediyor hafızamızı. Bazen yaşanılan en kötü anıyı bazense kimsenin gözü değmesin diye gizlice, sessiz sedasız sakladığımız, bin bir tebessüm dolu anıyı.  Hani bazen olur ya, albümleri karıştırırken bir anda karşına bir fotoğraf karesi çıkar. Radyo kasetinin içerisine sarılmış bir film gibi çark dönmeye başlar ve kulağımıza eski zamanlardan bir şarkı çalınır. Dinledikçe zaman ve mekan kavramı değişir, burnumuza eski zamanlardan kokular gelmeye başlar. İşte Tam da bu zamanda “Ben bunu nasıl unuturum?” diye insan kendi kendine hayıflanır.  Ya da bu güzel anıyı…

  • Denemeler

    Aradığını Bulmak İçin Kapıyı Kilitleyenler

    Masal kıvamında gözlerini açtığı hayatta şekerden evlerde yaşadı. Herkesin kabarık etekli pembe elbiselerle süzüle süzüle yürüdüğü bir bale salonuydu burası. Güzel olan herkes bir o kadar da iyi kalpliydi. Gözüne çirkin görünen herkes kötülüğü içine hapsetmiş demekti. O, aldığı her nefesi bir kulenin penceresinden bakarken alıyor, verdiği nefes karşılığı camdan tabut içinde mışıl mışıl uyuyordu. Beklediği mutluluk ona yabacı bir çift elle gelecek sanıyordu. Bazen ormanın içinde olmanın, bazen kulenin birinde hapis kalmanın, bazen de cam fanusta uyuyor olmanın özgürlük olduğundan emindi. Dokunduğundan ötesi yoktu, aklına rüzgarların fısıldadığı mistik hikayelerin gerçek olduğunu düşünüyordu. Artık kollarını başının arkasında kavuşturabilecek kadar uzamıştı boyu. Parmaklarıyla ayaklarının ucuna dokunabiliyor, sırtını yalnız başına kaşıyabiliyordu. Her gün…

  • Denemeler

    Unutulmak

    Bu bir çeşit insanın yaşadığı fiziksel olmasa da ruhen intihar girişimidir. Bir insan neden unutulur? Öldüğü için mi yoksa, artık bi hayatta yer edinmediği için mi? Yolda yürürken bir kış günü, rüzgarın yüze vurduğu sert darbeler kadar gerçek midir unutulmak? Şu sıralar yürüdüğüm yollar bile ayaklarıma sanki dikenli yol gibi gözüküyor. Yüzüme vuran sert ama bi o kadar da kendinden emin rüzgar dudaklarımı kurutana kadar durmuyordu. Soğuktu ve de acımasız. Unutuluyordum. Bir ölünün üstüne toprak atıldığında artık çürümeye yüz tutar. Fakat bir ölü ancak unutulduğu zaman, işte o eylem gerçekleştiği zaman tam olarak çürümeye başlar. Yavaş ve acımasızca. Unutuluyordu. Rüzgar çok sert esiyor şiir. Bir ölü değilim, nefes alabiliyorum. Fakat…

  • Denemeler

    O Şarkı

    Bir gün çalacak mektubumun sonundaki o şarkı. Sen belki bir mekanda olacaksın ya da bir bankta tek başına. Yanından geçip gidecek, sözleri rüzgara karışacak ve kulaklarını tıkamak isteyecek bir yanın. Yanında biri varsa dünyanın en saçma konusunu açacaksın ama yoksa öylece durup her şeyi hatırlayacaksın. Muhtemelen hiç hesapta olmayacağım, şaşıracaksın. Kalkıp yürüyeceksin kafan benimle dolmaya başlamışken, hatırlamak çok ağır olacak. Bakışlarını yerdeki gölgenden kaçıracaksın ama sonra kırmızı ışık yanacak. Beni arabanın altından kaç kez çektiğini sayacaksın. Bana dokunduğun ellerini sıkacaksın sonra. Hayatımı kurtarmıştın, hem de defalarca. içinden o şarkıyı mırıldanacaksın. Gerçekten, seneler geçmiş olacak. Eve döndüğünde o kutuyu açacaksın. O gün o şarkı çalacak.  Kutudan mektuplarımı, fotoğrafımızı, anlarımızı çıkaracaksın. Sonra…