• Denemeler

    Buradayım

    Aynanın arkasında kendisiyle konuşan, bir yansımadan başkası değildi. Kim olduğunu sorsalar ağzını kıpırdatmak için başkasını beklemek zorundaydı. Karşısında konuşan kim olursa olsun, ağzından çıkan her cümleyi desteklemek zorundaydı. Bundan da ölesiye nefret ediyordu. Sadece gitmeyi düşünüyordu uzun zamandır. Sanırım doğduğu günden beri… Ne zaman çerçevesinden çıkacak olsa biri lambayı açıyor yada odanın kara perdeleri çekilip, güneşin içeri dolmasına izin veriyordu. Her konuşmasında sesini kimsenin duymadığı geçiyordu muhakkak.  Saatin kaç olduğu önemli değildi şu an, merak ettiği çok şey vardı. Merdivensiz bırakılan kör kuyular, bir kediden beklenen gülümseme ve gökyüzünde yalnız gezen yıldızlar haberdardı O’ndan. Bu kısır döngü günden güne kasırgaya dönüyordu. Bir saatin tik-tak edişini duyuyor gibiydi, bazen günde bir kez,…

  • Denemeler

    Hicran

    en büyük vedayı ölüm olarak benimseyen ruhum bir bedene sığamıyorken, vazgeçen insanlar tanıyorum yaşamaktan. bazen bir şiirin son dizesiyle veda edebiliyorum birine, bir kitabın en can alıcı noktasında da vazgeçebiliyorum birinden. birini herhangi bir terminalden uğurlayabiliyorum ağlayarak uzun bir yola sıkıca sarılıp ve o birini omzumda da taşıyabiliyorum sonsuzluğa, bir tabut içinde. morg kadar soğuk banyo fayansları, kapalı perdeler ve kafamdaki kaos ortamını andıran kitaplığın dağınıklığı, ruhumu sıkıyor. güneş girmeyen eve, uyku girmeyen göze yaraşır birkaç satıra denk gelince, vazgeçen insanlara tapıyorum. bazı vedalara cesaret edilmez, bazı çiçeklerin solması gerekir ve her evin çatısı yoktur diyerek susturuyorum kafamdaki düşünceleri ve sonrasında kısıyorum vicdanımın sesini. elime alınca kırık kalemi, ağlıyor bazı…